Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında yatırımcıların haklarının korunması ve fon varlıklarından kaynaklanan kayıpların geri kazanılması amacıyla yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girdi. 22 Ekim 2026'da kabul edilen 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
Kanunla, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarının tasfiye süreçlerine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Düzenleme; fon varlıklarının nakde çevrilmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin tespit edilmesi, hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve elde edilen tutarların yatırımcılara dağıtılmasını kapsıyor.
YATIRIMCILARIN HAK SAHİPLİĞİ BELİRLENECEK
Kanuna göre tasfiye işlemleri, SPK'nın gözetim ve denetiminde, bu işlemler için görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülecek. Fonların mevcut varlıkları belirlenerek nakde çevrilecek, yatırımcıların hakları ise Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarıyla tasfiye görevlilerinin kayıtları karşılaştırılarak tespit edilecek.
Düzenleme kapsamında, 17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen bazı talimatlar da ele alınıyor. Bu talimatlar nedeniyle katılma payları bloke edilen kişiler, kanunda belirtilen şartlarla tasfiye hükümlerinden yararlanabilecek.
BELİRLİ FONLARDA 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME
Kanunun yatırımcıları ilgilendiren önemli hükümlerinden biri, tasfiye süreci devam ederken ara ödeme yapılabilmesine ilişkin düzenleme oldu.
SPK tarafından belirlenecek fonlarda, yatırımcının endeksleme uygulanmamış net yatırım tutarı 1 milyon liranın altındaysa bu tutarı aşmayacak şekilde, 1 milyon lira ve üzerindeyse en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek.
Ancak bu tutarlar bütün yatırımcılar için otomatik olarak ödenecek miktarlar anlamına gelmiyor. Ara ödeme yapılabilmesi için ilgili fonun SPK tarafından belirlenmesi ve kanundaki şartların sağlanması gerekiyor. Para piyasası niteliğindeki fonlar dışındaki fonlarda, ara ödeme tutarı ayrıca yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu toplam değerini aşamayacak.
Fonun dağıtılabilir kaynaklarının yatırımcıların hesaplanan tutarlarını karşılamaya yetmemesi durumunda SPK, ödeme dağılımına ilişkin farklı yöntemler belirleyebilecek. Nihai tasfiye ödemesi sırasında daha önce yapılan ara ödemeler mahsup edilecek.
NET YATIRIM TUTARI HESAPLANACAK
Kanun, fon varlıklarının yatırımcıların hak ettikleri tutarları karşılamaya yetmemesi durumunda uygulanacak hesaplama yöntemini de düzenliyor.
Buna göre net yatırım tutarının hesaplanmasında, fona yapılan nakit girişleri ve fondan gerçekleştirilen nakit çıkışları dikkate alınacak. Hesaplamada Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılacak.
Endeksleme ve kıstelyevm yöntemiyle hesaplanan tutarlar üzerinden yatırımcının net yatırım tutarı belirlenecek. Ancak hesaplanan net yatırım tutarı, yatırımcıya bu miktarın tamamının mutlaka ödeneceği anlamına gelmeyecek. Ödemeler, fonun tasfiye kaynakları ve kanunda belirtilen diğer koşullar çerçevesinde yapılacak.
FON VARLIKLARINI HUKUKA AYKIRI AKTARANLARA SORUMLULUK
Düzenleme, fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri alınmasına yönelik hükümler de içeriyor.
Gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle fon kaynaklarının ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere ya da üçüncü kişilere aktarılması, kanunda belirtilen şartlarla hukuka aykırı çıkarma kapsamında değerlendirilebilecek.
Bu kapsamda fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi öncelikli sorumluluk taşıyacak. Zararın bu şirketten tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilere de başvurulabilecek.
Kanun, kişilerin görevlerinden ayrılmış olmasının, görev yaptıkları dönemdeki işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını da hükme bağlıyor.
TMSF TAHSİLAT VE GERİ KAZANIM SÜRECİNDE GÖREV ALACAK
SPK'nın sorumlulara ve zarar tutarlarına ilişkin bildirimleri üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), ilgili mevzuat çerçevesinde tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek.
Fonlarla bağlantılı soruşturmalar kapsamında el konulan ve hukuken ilgili fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçlarının fona veya geri kazanım hesabına aktarılması da mümkün olacak. Fona doğrudan devredilemeyen bazı malvarlığı değerleri bakımından TMSF kayyım olarak atanabilecek.
Mahkeme kararıyla müsaderesine hükmedilen ve ilgili fonun zararına karşılık geldiği belirlenen değerlerin de kanunda öngörülen şartlarla fona veya geri kazanım hesabına aktarılması düzenleniyor.
TMSF nezdinde her fon için ayrı geri kazanım hesabı oluşturulacak. Bu hesaplarda biriken tutarlar, gerekli masraflar düşüldükten sonra ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılacak. Tasfiye tamamlanmışsa ödemelerin hak sahiplerine ulaştırılmasında Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) görev alacak.
DAHA ÖNCE ÖDEME ALANLARIN GETİRİLERİ DE DÜZENLEME KAPSAMINDA
Kanun, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin elde ettikleri getirileri de belirli koşullar altında ele alıyor.
Buna göre, kanunda öngörülen endeksleme yöntemiyle hesaplanan tutarı aşan bazı getiriler, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek. Belirli hisse işlemlerinden elde edilen kazançlar için de benzer bir gönüllü iade mekanizması düzenleniyor.
İade tutarlarının hesaplanma yöntemi ve uygulamaya ilişkin diğer ayrıntılar SPK tarafından belirlenecek.
TÜM YATIRIM FONLARINI KAPSAMIYOR
Kanunun kapsamı, SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve 27 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyesi tamamlanmamış fonlarla sınırlı tutuldu. Bu nedenle düzenleme, Türkiye'deki bütün yatırım fonları için genel bir tasfiye veya devlet güvencesi sistemi oluşturmuyor.
Kanun, yatırımcıların haklarının belirlenmesi ve fon varlıklarından geri kazanılabilecek değerlerin dağıtılması için özel bir süreç öngörüyor. Ancak yatırımcıların yatırdıkları paranın tamamını geri alacaklarına ilişkin genel bir garanti içermiyor. Geri ödenecek tutarlar, fonların mevcut varlıklarına, sorumlulardan tahsil edilebilecek miktarlara ve kanunda belirlenen hesaplama ve dağıtım esaslarına bağlı olacak.
Düzenleme, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere Resmî Gazete'de yayımlandığı 27 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.





