5ocakgazetesi.com
Deprem uzmanlarının fay hatlarındaki enerji birikimine dair yayımladığı raporlar, Adana'nın bir "deprem yorgunu" şehir olduğu gerçeğini hatırlatıyor. 1998 Adana-Ceyhan depreminde ciddi hasar alan, 6 Şubat sarsıntılarında ise yorgunluğu bir kat daha artan yapı stoku, olası yeni bir sismik harekette büyük bir risk barındırıyor. Ancak Yumurtalık ve Ceyhan eksenindeki tehlike, sadece binaların yıkılma ihtimaliyle sınırlı değil.
Enerji ve Ağır Sanayinin Kalbinde Sismik Tehdit
Ceyhan ve Yumurtalık bölgesi, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı terminali, BOTAŞ tesisleri, devasa petrokimya limanları, termik santraller ve ağır sanayi kuruluşlarıyla Türkiye'nin enerji şahdamarı konumunda. Uzmanlar, bu hat üzerinde meydana gelebilecek şiddetli bir depremin sivil can kayıplarının yanı sıra ulusal çapta bir ekonomik krize ve telafisi imkansız çevresel felaketlere (petrol/kimyasal sızıntıları, deniz kirliliği, devasa yangınlar) yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Sanayi odaları ve çevre mühendisleri, bölgedeki dev tesislerin zemin etütlerinin ve deprem dayanıklılık testlerinin uluslararası standartlarda, şeffaf bir şekilde ve en kötü senaryo baz alınarak acilen güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.
Yorgun Yapı Stoku ve Bekleyen Kentsel Dönüşüm
Kentin sivil yerleşim alanlarındaki tablo da endişe verici boyutlarda. Ceyhan başta olmak üzere, Adana merkezindeki Seyhan ve Yüreğir'in eski mahallelerinde 1998 öncesi yönetmeliklere göre inşa edilmiş binlerce bina bulunuyor. "Ağır hasarlı" raporu almamış olsalar bile taşıyıcı sistemleri peş peşe yaşanan büyük sarsıntılarla yıpranmış olan bu binalar, kentsel dönüşüm sıralamasında beklemeye devam ediyor. Artan inşaat maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle vatandaşın kendi bütçesiyle evini dönüştürmesi neredeyse imkansız hale gelirken, devlet destekli ve yerinde dönüşüm modellerinin hızlandırılması hayati önem taşıyor.
Adana İçin Acil Eylem Çağrısı
Yerel yönetimlerin, AFAD'ın, ilgili bakanlıkların ve meslek odalarının "Adana Deprem Master Planı"nı raftan indirerek acil olarak uygulamaya sokması gerekiyor. Ceyhan-Yumurtalık fayında yaşanabilecek olası bir sarsıntıya karşı;
-
Enerji terminallerinde acil durum ve tahliye senaryolarının tatbikatlarla yenilenmesi,
-
Riskli yapıların tespiti için vatandaşın inisiyatifine bırakılmayan, bölgesel ve ücretsiz tarama sistemlerinin devreye alınması,
-
Toplanma alanlarının altyapılarının (elektrik, su, jeneratör) kalıcı olarak hazır hale getirilmesi şart.
Adana'nın artık depremi "olduğunda düşünülecek" bir kriz olarak değil, kapıdaki somut bir gerçeklik olarak kabul etmesi ve tüm kurumlarıyla bu yüzleşmeye hazırlanması gerekiyor.



