Yüce Allah’ın en büyük armağanı olan akıl sayesinde, insanoğlu egemen oldu dünyaya. Egemenliği sağlayan ilim, teknoloji ve sanat. Bunların hepsi, insan aklının ürünleri.

İlim ve teknoloji çok ilerledi. Her gün yeni bir şey icat ediliyor ve yaşamımıza giriyor.

Evrende, her şeyde devamlı bir hareket, yenilenme ve evrim söz konunu. Bunlar ister istemez, bireysel ve sosyal hayatımızı derinden etkiliyor.

Yaşam eskiye göre çok kolaylaştı ve daha konforlu oldu. Hazır yemekler, birçok yerde insanları yemek yapma zahmetinden kurtardı. Bulaşığı, çamaşırı makineler yıkıyor. Gençler evlenmek yerine, birlikteliği seçiyor. Evliliklerdeki boşanmalar, endişe verici boyutlara erişti.

Ne eski aile yapısı kaldı, ne de komşuluk-dostluk. Gitgide yalnızlaşıyor insanlar. Yaşlıların bir bölümü evinde değil de, huzurevlerinde veda ediyor yaşama.

Çıkara dayalı oldu her şey. Amaç, itibar getiren varlık ve para sahibi olmak. Kazanda, nasıl kazanırsan kazan, soranda yok, aldıranda.

Bazı erdemleri de unutur olduk. Çünkü, sosyal-kültürel-etik değerlerde ciddi aşınmalar var. Madde dünyasında insanlar göklerde ama manevi değerler bakımından yerlerde sürünür halde.

Alkol, uyuşturucu kullananlar çoğaldı. Rahat ve serbest sekste aşkı öldürdü.

Uluslar ve toplumlar arasındaki kavgalar, savaşlar bize insanlığımızı unutturur oldu.

Bilimin, teknolojisinin yeniliklerinden, kolaylıklarından elbet yararlanacağız. Ama zararlarından da korunmamız lazım. Bunu dengelemek hiçte kolay değil.

Bu sıkıntılar içinde, insanın kendinden mükemmel ve iyi bir insan çıkarması da çok zor.

Gene de umut yitirilmemeli, geçte, güçte olsa bir çözüm bulunacağına inanılmalı.