Geçgel, "Demokrasinin teminatı ve kamuoyunun vicdanı olan basını ayakta kalamaz hâle getirmek, doğrudan toplumun haber alma hakkını tehdit etmektir" dedi.

"TASARRUF TEDBİRLERİ BASININ BELİNİ BÜKÜYOR"

Kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında gazete ve dergi aboneliklerinin iptal edilmesini, basılı yayın alımlarının durdurulmasını ve kamu reklamlarının kısıtlanmasını eleştiren TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, tasarrufun ilk adresinin basın olamayacağını vurguladı:

"Kamuda tasarruf elbette önemlidir; ancak tasarruf denilince ilk akla gelen alanın basın olması kabul edilemez. Yıllardır vatandaşın haber alma hakkı için mücadele eden yayınların birkaç kuruşluk abonelik bedeline göz dikmek tasarruf anlayışına hizmet etmez. Yüksek kâğıt, baskı, enerji ve dijital altyapı maliyetleriyle boğuşan sektöre vurulan bu darbe yeniden değerlendirilmelidir. Basından tasarruf olmaz!"

"YEREL BASININ ZAYIFLAMASI KENTLERİN SESİNİ KESER"

Yerel gazeteler, dergiler ve internet haber sitelerinin birer ticari işletmeden öte şehirlerin hafızası olduğunu belirten Geçgel, yerel medyanın güçsüzleşmesinin kamuoyu denetimini ortadan kaldıracağını söyledi:

"Küçük bir ilçedeki vatandaşın mağduriyetini duyuran, yerel yönetimi denetleyen yerel basındır. Yerel medyanın kapanması, şehirlerin hafızasından sayfaların koparılması demektir. Kamu kurumları ile basın arasındaki ilişki kesilmemeli; adil, şeffaf ve ölçülebilir kriterlerle destek mekanizmaları kurulmalıdır."

Başkan Uludağ’dan Birlik Ve Beraberlik Vurgusu
Başkan Uludağ’dan Birlik Ve Beraberlik Vurgusu
İçeriği Görüntüle

GAZETECİLERE YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI

Uluslararası alanda haber takibi yapan gazetecilerin vize ve bürokratik engellerle boğuştuğunu hatırlatan TİGAD Başkanı, gazetecilere yeşil pasaport verilmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini belirtti:

"Dünyanın dört bir yanında haber peşinde koşan, ülkemizi temsil eden gazetecilerin yeşil pasaport talebi artık karşılık bulmalıdır. Belirli mesleki kıdem ve aktif gazetecilik şartı gözetilerek adil bir yasal düzenleme yapılmalı, Meclisimiz bu çağrıyı daha fazla ertelememelidir."

"21 EKİM KUTLAMA DEĞİL, HAK ARAMA GÜNÜDÜR"

Gazetecilikte mesai kavramının olmadığını, buna rağmen basın çalışanlarının düşük ücret ve iş güvencesizliğiyle mücadele ettiğini aktaran Geçgel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"21 Ekim’i sadece süslü kutlama mesajlarıyla geçiştiremeyiz. Bugün, gazetecilerin hak arama günüdür. İşverenler çalışanlarının şartlarını iyileştirmeli, hükümet ve kamu kurumları ise medyanın sürdürülebilirliği için somut adımlar atmalıdır. Mesleğini etik ilkelerle icra eden tüm meslektaşlarımın 21 Ekim Gazeteciler Bayramı’nı kutluyorum."

Kaynak: Haber Bülteni