Adana’da 16 metrekarelik dükkânlarında yıllardır dericilik yapan Cabbar ve Ali İçen kardeşler, peynir tulumlarını geleneksel yöntemlerle elle üreterek kaybolmaya yüz tutan mesleklerini yaşatıyor. Türkiye’de bu işi elle yapan son ustalar olduklarını belirten kardeşler, ürünlerini Avrupa’nın farklı ülkelerine de gönderiyor.

Adana’nın merkez Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’nde bulunan küçük bir dükkân, yıllardır süren bir meslek geleneğine ev sahipliği yapıyor. Çocukluklarından bu yana dericilik yapan 64 yaşındaki Cabbar İçen ile 60 yaşındaki kardeşi Ali İçen, babalarından öğrendikleri mesleği bugün de aynı dükkânda sürdürüyor. Kardeşler, deriden peynir tulumlarını tamamen el işçiliğiyle üreterek geleneksel üretim yöntemini yaşatmaya çalışıyor.

Yalnızca 16 metrekarelik dükkânlarında çalışan İçen kardeşlerin iş bölümü de yıllardır değişmiyor. Ağabey Cabbar İçen, kendilerine ulaşan derilerin üzerindeki tüyleri temizleyip derileri işlenmeye hazır hale getiriyor. Ardından işe koyulan Ali İçen, derileri büyük bir titizlikle dikerek peynir konulabilecek tulumlara dönüştürüyor.

El emeğiyle hazırlanan tulumlar, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki müşterilerin yanı sıra yurt dışından gelen talepler doğrultusunda da gönderiliyor.

“Talep Olduktan Sonra Dünyanın Her Yerine Gönderiyoruz”

Mesleği babalarından devraldıklarını belirten Cabbar İçen, yaklaşık 60 yıldır dericilik yaptıklarını söyledi. Geçmişte hazır deri alıp sattıklarını, yaşadıkları maddi sıkıntıların ardından peynir tulumu üretimine yöneldiklerini anlatan İçen, zamanla bu alanda kendilerine yer edindiklerini ifade etti.

Gülü Ve Yılmaz Ailelerinin En Mutlu Günü
Gülü Ve Yılmaz Ailelerinin En Mutlu Günü
İçeriği Görüntüle

Ürünlerini Avrupa’ya da gönderdiklerini belirten İçen, “Bu iş rahmetli babamızın mesleğiydi. Biz de yaklaşık 60 yıldır devam ettiriyoruz. Önceden hazır deri alıp satıyorduk. Sonradan maddi sıkıntılar olunca bu işe döndük. Şükürler olsun ki tutturduk. Ürünlerimizi Avrupa’ya da gönderiyoruz. Talep olduktan sonra Türkiye’nin ve dünyanın her yerine gönderiyoruz. Deriden ceket, çanta gibi ürünler yapılabiliyor ancak biz burada peynir tulumu dikiyoruz” dedi.

Makineyi Denediler, Geleneksel Yöntemden Vazgeçmediler

Peynir tulumu üretiminde makine kullanmayı da denediklerini ancak istedikleri sonucu alamadıklarını belirten Cabbar İçen, el işçiliğinin ürünlerin dayanıklılığı açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Makineyle yaklaşık 200-300 tulum diktiklerini anlatan İçen, bu ürünlerle ilgili şikâyetler gelmesi üzerine yeniden elle üretime döndüklerini söyledi.

Türkiye’de kendileri gibi elle peynir tulumu diken başka bir usta bulunmadığını öne süren İçen, Adana’da da bu işi yapan başka birinin olmadığını belirterek mesleğin giderek kaybolduğuna dikkati çekti.

Almanya, Fransa ve İtalya’ya da Gönderiyorlar

Kardeşiyle birlikte yıllardır aynı dükkânda çalışan Ali İçen de geleneksel üretimi sürdürmelerinin temel nedenlerinden birinin mesleğin kaybolmasını önlemek olduğunu söyledi.

Yıllardır peynir tulumu ürettiklerini ve ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanına gönderdiklerini anlatan Ali İçen, Almanya, Fransa ve İtalya’dan da sipariş aldıklarını belirtti.

İş bölümünü anlatan İçen, “Makinesi var ama biz elle yapıyoruz. Meslek ölmesin diye mecburen biz yapıyoruz. Evde oturacağımıza çalışıyoruz. Burada yıllardan beri peynir derisi üretiyoruz. Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz. Almanya, Fransa ve İtalya’ya da gönderdik. Talep olduğu sürece dünyanın her yerine gönderiyoruz. Kardeşim sabah gelip deriyi keser, tüyünü alır; ben de dikerim” diye konuştu.

Yıllardır omuz omuza çalıştıklarını vurgulayan Ali İçen, kardeşiyle aralarındaki mesleki dayanışmanın süreceğini belirterek, “Şimdiye kadar kardeşimle ayrılmadık, bundan sonra da ayrılmayız” ifadelerini kullandı.

Küçük dükkânlarında el emeğiyle üretim yapmayı sürdüren İçen kardeşler, hem ailelerinden devraldıkları mesleği yaşatıyor hem de geleneksel deri işçiliğinin gelecek kuşaklara aktarılması için mücadele ediyor.

Kaynak: İHA