Gündem

Şoförlerden Hep Aynı Bahane: “Klima Bozuk!”

Adana’da20 Mayıs itibari ile toplu taşımada klima açma zorunluluğu uygulanmaya başladı. Peki, şoförler bu zorunluğa uymuyor mu? HAYIR!

5 OCAK ÖZEL

Adana’da kavurucu yaz sıcakları bastırırken, toplu taşımadaki "klima açmama inadı", şoförlerin kaba ve pervazsız tavırları vatandaşı canından bezdirdi. Türkiye’nin en pahalı sivil biniş ücretlerinden birini (55 TL) ödeyen Adanalılar, fahiş fiyata rağmen klimaları açmayan, tepki gösterince de yolcuyu azarlayan maganda şoförlere karşı yetkilileri göreve çağırıyor.

“KLİMA BOZUK" BAHANESİ NE ZAMAN BİTECEK?

Adana’da termometrelerin kaçı gösterdiğini artık tartışmaya bile gerek yok; şehir her yaz olduğu gibi yine adeta kavruluyor. Ancak bu kavurucu sıcaklarda Adanalının omzuna binen öyle bir yük var ki, artık sabır sınırlarını çoktan aşmış durumda: Toplu taşıma ve açılmayan klimalar.

“KAPTAN, KLİMAYI AÇMAYACAK MISIN?”

Şehir içi ulaşımın yükünü çeken midibüslerde (Can Otobüsleri), dolmuşlarda yaşanan manzara tam bir trajediye dönüştü. Dışarıda nefes almanın bile zor olduğu Adana sıcağında, tıklım tıklım dolu araçlarda yolculuk etmek zaten başlı başına bir cezayken, bir de buna "klima" inadı ekleniyor. Yolcuların sıcaktan bunalıp, "Kaptan, klimayı açmayacak mısın?" sorusuna aldıkları cevaplar ise hep aynı ezberden ibaret; "Klima arızalı abla/abi, servise gidecek.", "Araç çekmiyor, motor hararet yapıyor.", "Gazı bitmiş, yarın doldurulacak."

SORMAK GEREKİYOR

Bu klimalar neden hep tam da Adana’nın en kavurucu günlerinde, tam da o sıcaklar bastırdığında arızalanıyor? Vatandaşın cebinden çıkan ulaşım ücretine klimalı seyahat dahil değil mi? Yolcuları adeta birer "konserve kutusunda" seyahat etmeye mahkum eden bu denetimsizlik ve vurdumduymazlık daha ne kadar sürecek?

CEZA DA KESİLİYOR, AMA ÇİLE BİTMİYOR!

Mesele sadece şoförlerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Kronik rahatsızlığı olanı, yaşlısı, hamilesi, sabah işe yetişmeye çalışan işçisi o tıklım tıklım otobüsün içinde, 40 derecenin üzerindeki Adana sıcağında adeta yaşam mücadelesi veriyor. Bu şartlarda "mazot pahalı" ya da "klima arızalı" diyerek klimayı çalıştırmamak açıkça vatandaşı hiçe saymaktır. Esnafın maliyet yükünü, artan mazot fiyatlarını herkes biliyor; ancak bu yükün faturası, parasını ödeyip o araca binen vatandaşa kesilemez. Eğer bir toplu taşıma aracı trafiğe çıkıyorsa ve UKOME standartlarına göre klimalı hizmet vermek zorundaysa, aracın da kliması çalışmak zorunda.

Vatandaş artık duraklarda otobüs beklerken de, o otobüsün içinde ter dökerken de şu soruların yanıtını arıyor; Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri ve trafik denetleme kolları bu araçları yeterince inceliyor mu? Sadece şikâyet üzerine mi hareket ediliyor, yoksa habersiz, sivil denetimler yapılıyor mu? "Klimam bozuk" diyen araca, o arıza giderilene kadar seferden men dahil neden caydırıcı bir yaptırım uygulanmıyor?

ŞOFÖRLERİN FÜTURSUZLUĞU VE VATANDAŞIN "ZORAKİ" SESSİZLİĞİ

Madalyonun diğer yüzü ise paradan da, mazottan da daha ağır; Tavır, üslup ve açıkça sergilenen kaba kuvvet. Bugün Adana’da dolmuşa ya da midibüse binen herhangi bir vatandaş, haklı olarak klimanın açılmasını talep ettiğinde karşısında kibar bir esnaf değil, adeta patlamaya hazır bir dinamit buluyor. Yolcuları azarlayan, tersleyen, "Beğenmiyorsan in, taksiye bin!" diye kapıyı gösteren kaba bir zihniyet toplu taşımayı esir almış durumda. Ne bir cezadan korkuyorlar, ne de arkalarında duran bir yetkilinin varlığından çekiniyorlar. Öyle bir dokunulmazlık zırhına bürünmüşler ki, kurallar onlar için sadece birer tavsiyeden ibaret.

VATANDAŞ KABA ŞOFÖRLERDEN YILDI, USANDI!

İşin en acı tarafı ise vatandaşın içine itildiği o çaresizlik psikolojisi. İnsanlar, "Hakkımı ararsam başım belaya girer, şoför agresifleşir, durduk yere kavga çıkar" endişesiyle yutkunuyor, sesini çıkaramıyor. Yolculuk etmek, huzurla evine ya da işine gitmek isteyen Adanalı, bu magandalık karşısında sinmek, sineye çekmek zorunda kalıyor. Adana halkı, yolcusuna "velinimet" değil de adeta bir "yük" muamelesi yapan bu agresif ve kaba şoförlerden artık yıldı, usandı!

55 TL’YE "KLİMA LÜKSÜ" MÜ SATIYORSUNUZ?

İşin en trajikomik, en kabul edilemez kısmı ise bu çileyi çeken vatandaşın cebinden çıkan fahiş ücret. Türkiye'nin en yüksek toplu taşıma ücretlerinden birini Adanalılar ödüyor. Nakit ödemede kişi başı tam 55 TL veriliyor! Dört kişilik bir aile sadece bir yere gitmek için devasa bir bütçe ayırmak zorundayken, karşılığında gördüğü muamele tam bir fiyasko. Biz bu parayı, bizi gideceğimiz yere 55 derece sıcakta haşlayarak götürün diye mi veriyoruz? Yoksa yolcuya hakaret edin, kabadayılık taslayın diye mi? Türkiye’nin en yüksek tarifelerinden birini uygulamasını bilenler, parayı kuruşu kuruşuna alırken hiçbir mazeret üretmeyenler; iş hizmete, asgari insan nezaketine ve o klimayı çalıştırmaya gelince neden ortadan kayboluyor?

BU MAGANDALIĞA ARTIK SON VERİLMELİ!

Esnafa bu zammı verirken aslan kesilen, UKOME kararlarının altına tereddüt etmeden imza atan yetkililer; bu 55 TL'lik tarifenin karşılığında vatandaşın aldığı "hizmetsizliği" hiç mi görmüyor? Adana halkı parasının karşılığı olan insani, klimalı ve medeni ulaşım hakkını istiyor. Yetkilileri bir kez daha göreve davet ediyoruz: Koltuklarınızdan inin ve sadece bir gün, öğle sıcağında o midibüslerden birine binip seyahat edin. Bakalım o "arızalı" klimalar ve o agresif tavırlar kaç gün daha devam edebilecek? Bu soygun düzenine de, bu magandalığına da artık bir son verilmelidir!