Bu hafta sonu gerçekleşecek olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testleri (AYT) sınavlarına 3 milyon 498 bin 18 aday başvurdu ve bu adayların çoğu sınav kaygısından dolayı başarı gösteremiyor. Milyonlarca genç için hayati önem taşıyan üniversite sınavı; gençler için yoğun bir kaygı nedenidir. Hayatının en önemli sınavlarından biri olan, aynı zamanda gençlerin kaygıya dayanıklılığını ve azmini ölçer. Bu sınavla gelecekteki mesleği, yani hayat tarzını belirler.

Aslında bu çok saçma; her öğrencinin farklı yetenekleri vardır. Kimse mecbur değildir, Türkçe, Matematik, Fizik çözmeye. Ama bizim sistemimizde bunları bilmezsen hayatını asla belirleyemezsin. Bunlardan bir tanesi eksik kaldığı zaman ya yeniden hazırlanmak zorundasın ya da sistemin uygun gördüğü okullara gidip sevmediğin bir meslek yapmak durumunda kalırsın.

Tabii ki burada ailelerimizi, gençlerimizi strese sokmalarının da önemli payı var. Öğrencilerimiz, sınavda yapamadığı zaman evde çıkacak sorunları da düşünüp, kendini daha çok strese sokup bildiklerini de unuttuğu oluyor.

Sınav kaygısını arttıran nedenler vardır.

Peki, bunlar nelerdir?

Araştırmalara göre;

- Zamanı etkili kullanamama ve sınava yeterince hazırlanmamış olmak.


- Mükemmeliyetçi yaklaşım.


- “Bu sınavı kazanamazsam, ben değersiz ve başarısız biriyim.” gibi düşüncelerle sınava yüklenen anlam, sınavın hayattaki başarının tek ölçütü olarak algılanması.


- Başarısızlık korkusu.


- Aile ve çevrenin gerçekçi olmayan beklentileri ve baskısı.

..Ve buna benzer daha çok sebep buradan ailelere sesleniyorum;

Sizlerden ricam; çocuklarınıza bu kadar çok yüklenmeyin. Eğer kazanamazsa, tek bir şansı olmadığını ona söyleyin. Onu korkutup sınavdan ve meslekten soğutmayın. Her zaman arkasında olduğunu hissederse, daha çok güzel şeyler başaracağını göreceksiniz.

Kim Demiş; Albert Enistein

Ne Demiş: “Eğitim gerçeklerin öğretilmesi değildir, beynin eğitilmesidir.”