5ocakgazetesi.com
BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü'nün (UNU-INWEH) verilerine göre, insanlığın doğal su sermayesini hızla tükettiğine dikkat çeken Uzman Oğuz Şahin, ekonomik çöküş riskine karşı uyarılarda bulundu. Şahin'in aktardığı ekonomik tespitler şu şekilde:
-
Kuraklığın küresel ekonomiye yıllık doğrudan maliyeti 307 milyar dolara ulaştı.
-
Su arıtma ve karbon tutma gibi doğanın sunduğu ücretsiz ekosistem hizmetlerinin çökmesiyle, her yıl 5,1 trilyon dolarlık bir değer buharlaşıyor.
-
Uzmanlara göre bu devasa kayıp, dünya ekonomisinin ve mevcut finansal sistemin kaldıramayacağı kadar ağır bir yük oluşturuyor.
4 Milyar İnsan Susuzlukla Yüz Yüze, Gıda Enflasyonu Tetikleniyor
Raporun insani ve tarımsal boyutunun büyük bir felakete işaret ettiğini belirten Şahin, küresel gıda üretiminin %50'den fazlasının su depolarının hızla tükendiği bölgelerde yapıldığını hatırlattı. Uzmanlar, bu durumun gıda fiyatlarında kontrol edilemez bir enflasyona yol açacağını öngörüyor. Raporda öne çıkan diğer çarpıcı sosyal veriler ise şöyle sıralandı:
-
Dünya nüfusunun %75'i su güvenliğinin olmadığı veya kritik seviyede olduğu ülkelerde yaşıyor.
-
Yaklaşık 4 milyar insan, yılın en az bir ayında şiddetli su kıtlığı çekiyor.
-
2030 yılına kadar su kıtlığı nedeniyle 700 milyondan fazla insanın göç etmesi bekleniyor.
"Yer Altı Suları Bitiyor, Geleceğin Banka Hesabı Boşaltılıyor"
Suyun tükenmesinin sadece bir kaynak sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir ulusal güvenlik meselesi olduğunun altını çizen Şahin, Türkiye'yi ve özellikle tarım bölgelerini yakından ilgilendiren uyarılarda bulundu. Dünyadaki büyük yer altı su depolarının %70'inde kalıcı düşüş olduğunu belirten Şahin, "Türkiye'de de her yıl yer altı sularının ortalama 1 metre çekilmesi, tarımsal üretimimizi ve dolayısıyla ekonomik bağımsızlığımızı doğrudan tehdit ediyor. Kentlerimizi 'sünger şehir' modellerine dönüştürmek artık bir lüks değil, toplumsal bir savunma hattıdır" ifadelerini kullandı.




