5ocakgazetesi.com
Adananın merkezinde, Kocavezir'den Kuruköprü'ye, oradan Mirzaçelebi'nin dar sokaklarına uzanan bölgede yürürken burnunuza gelen o keskin yapıştırıcı kokusunu ve korna seslerini herkes bilir. Sadece bir binek aracın zor geçtiği sokaklarda, devasa nakliye kamyonlarına ayakkabı, tekstil veya mobilya yüklemeye çalışan esnafın telaşı, bu kentin yıllardır çözülemeyen en gürültülü düğümüdür. Şehrin çeperlerine inşa edilmesi planlanan "İhtisas Sanayi Siteleri" projesi ise masada duran en vizyoner çıkış yolu.
Peki, on yıllardır konuşulan ama ekonomik ve bürokratik engellerle ağır aksak ilerleyen bu devasa "esnaf göçü" Adana için neden ertelenemez bir mecburiyet?
APARTMAN ALTINDAKİ TEHLİKE VE LOJİSTİK KABUS
Bugün şehir merkezindeki mevcut durumun ne sürdürülebilir bir tarafı ne de güvenliği kaldı. İşin en ürkütücü boyutu, ayakkabı ve tekstil imalatında kullanılan yanıcı, parlayıcı kimyasalların, yüzlerce ailenin yaşadığı apartmanların zemin katlarında depolanması. Bu durum, her gün pimi çekilmiş bir bomba üzerinde oturmak anlamına geliyor.
Bunun yanı sıra işin ağır bir lojistik faturası var. Büyümek ve ihracat yapmak isteyen bir Adanalı esnaf, dar sokaklara tır sokamadığı için mallarını önce el arabalarıyla ana caddeye taşımak zorunda kalıyor. Bu durum hem zaman ve maliyet kaybı yaratıyor hem de merkezin trafiğini günün her saatinde felç ediyor.
İHTİSAS SANAYİ SİTELERİ BİR LÜKS DEĞİL, MECBURİYET
Bu tablonun yegane çözümü, şehrin dış çeperlerinde (Sarıçam ve Yüreğir sınırları) kooperatifler ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle kurulacak olan modern "İhtisas Sanayi Siteleri".
Ekonomik dalgalanmalar ve artan inşaat maliyetleri bu sitelerin tamamlanma ve esnafın taşınma takvimini zaman zaman esnetse de, vizyon çok net: Geniş tır yanaşma rampaları, yüksek tavanlı ferah üretim bantları ve modern havalandırma sistemleriyle donatılmış kampüsler. Adanalı üreticinin, daracık bir sokağın köşesinde boğulmak yerine, kurumsal bir sanayi bölgesinde alıcısıyla buluşması, kentin yerel ekonomisi için hayati bir sıçrama tahtasıdır.
MERKEZ BOŞALIRSA ADANA NE KAZANACAK?
Eğer yerel dinamikler süreci hızlandırır ve bu dev göç gerçekleşirse, sokağa yansıyacak tablo paha biçilemez olacak. İmalatçıların çıkmasıyla birlikte Kocavezir, Kuruköprü ve Obalar Caddesi eksenindeki o ağır nakliye trafiği tarihe karışacak.
Boşalan zemin katlar ve dev depolar, zamanla daha vizyonlu ticari alanlara, kafelere, kültürel mekanlara veya perakende mağazalarına dönüşecek. Adana, yıllardır damarlarını tıkayan o ağır yükten kurtulurken; hem şehir içi trafiği derin bir nefes alacak hem de eski mahalleler hak ettiği kentsel estetiğe yeniden kavuşacak. Bu dönüşüm, Adana'nın sadece ekonomik değil, kentsel rehabilitasyon davasıdır.



