5ocakgazetesi.com

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul), çalışanların işe giriş ve çıkış saatlerini kontrol etmek amacıyla parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik verilerin kullanılmasını hukuka aykırı bularak resmi bir ilke kararı yayımladı. Kuruma ulaşan ihbar ve şikayetlerin artması üzerine alınan bu karar, hem kamu hem de özel sektördeki tüm işverenleri ve çalışanları yakından ilgilendiriyor.

"Açık Rıza" Tek Başına Yeterli Değil

Biyometrik tanımlama sistemleri hızlı ve manipülasyona dayanıklı olduğu için iş yerleri tarafından sıkça tercih edilse de, Kurul bu durumun kişisel verilerin korunması hukuku açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Kararda, işçi ile işveren arasındaki yapısal güç dengesizliği nedeniyle çalışanların özgür iradeleriyle "açık rıza" vermelerinin şüpheli olduğu vurgulandı. Çalışanın işini kaybetme korkusu veya olumsuz bir durumla karşılaşma endişesiyle verdiği rızanın hukuken sakat olduğunu belirten Kurul, çalışanın imzasını veya rızasını geri çekmesi durumunda bu sistemlerin sürekliliğinin de zedeleneceğini ifade etti.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Kararları Emsal Oldu

Mevcut İş Kanunu ve memur mevzuatlarında işverene çalışma sürelerini belgeleme yükümlülüğü getirilmiş olsa da, bu takibin biyometrik verilerle yapılmasını öngören açık bir kanuni düzenleme bulunmuyor. Kurul, aldığı bu ilke kararında geçmiş dönemlerdeki Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına da atıfta bulundu. Anayasa Mahkemesi'nin daha önce bir belediyede uygulanan parmak iziyle mesai takibini "kanunilik şartını sağlamadığı" gerekçesiyle hak ihlali sayması ve Danıştay'ın avuç içi damar okuma sistemini iptal eden kararları, bu yasağın en büyük hukuki dayanakları arasında yer aldı.

AK Parti Grup Sözcüsü’nden Seyhan Belediyesi’ne Sorular
AK Parti Grup Sözcüsü’nden Seyhan Belediyesi’ne Sorular
İçeriği Görüntüle

Ölçülülük İlkesi İhlal Ediliyor

Kurulun üzerinde durduğu en önemli kriter ise "ölçülülük" oldu. Biyometrik verilerin çalınması veya ele geçirilmesi halinde şifreler gibi değiştirilmesinin ya da geri alınmasının mümkün olmadığı hatırlatıldı. Mesai takibinin sadece idari bir süreç olduğu, bu sınırlı amaç uğruna geri döndürülemez riskler barındıran bu kadar yoğun bir veri işleme faaliyetinin ölçüsüz olduğu belirtildi. Çalışanın rızası olsa dahi, ölçülülük kriterini karşılamayan bir uygulamanın hukuka aykırı kabul edileceğinin altı çizildi.

Biyometrik Sistemler Yerine Alternatif Yöntemler Kullanılacak

Alınan karar doğrultusunda, işverenlerin mesai takibini çalışanların mahremiyetine daha az müdahale eden alternatif yöntemlerle yapması zorunlu hale getirildi. Bundan sonra iş yerlerinde mesai takibi amacıyla parmak izi veya yüz tanıma yerine; şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, RFID/NFC özellikli kimlik kartları, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi yöntemler tercih edilecek.

Uymayan İşverenlere Para Cezası Uygulanacak

Resmi Gazete’de yayımlanan bu ilke kararı, veri sorumlusu olan işverenlerin alması gereken zorunlu bir idari ve teknik tedbir olarak kabul edildi. Bu doğrultuda hareket etmeyen, yani çalışanlarından parmak izi, yüz veya avuç içi taraması gibi biyometrik veriler toplamaya devam eden kurum, kuruluş ve şirketler hakkında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 18'inci maddesi uyarınca yasal işlem başlatılacağı ve idari para cezası yaptırımlarının uygulanacağı kamuoyuna duyuruldu.

Muhabir: Metin Maracı