Geçenlerde TESUD(Türkiye Emekli Subaylar Derneği) Başkanı İbrahim UYAR Bey'in bir süreden beri planlamış olduğu bir ziyareti Tesud üyesi Tamer UMAN ve Zafer YEĞENOĞLU ile birlikte gerçekleştirdik. Kozan'da bulunan SEHLİKOĞLU Müzesi ziyareti idi. Aslında buraya bir Müze demek burada hazırlanmış ortamı tam olarak anlatamaz. Çünkü yedi dönümlük bir arsa üzerine kurulmuş ortamı gördüğünüzde buranın gerçekten sadece müze olarak adlandırılması çok eksik kalır. Bu çok etkili bir biçimde hazırlanmış ortamı Milli Mücadele'nin Kozan'daki öne çıkan liderlerinden SEHLİKOĞLU Hasan'ın torunları Kemal ve Cemal gerçekleştirmişlerdir. Oldukça fedakârlıklar yapılarak ziyarete açılmış olan bu ortamı ilk fırsatta herkesin görmesini tavsiye ederim. Kozan, Milli Mücadele dönemini en ağır ve zor şartlarda geçiren bir bölgemizdir. Feke ve o zamanki adı Haçin olan Saimbeyli mücadelesinde merkez görevi gören Kozan, inanılmaz bir mücadele vermiş ve verdiği bu mücadeleyi başarmış olmanın gururunu taşımaktadır, taşımalıdır. Bir çok aile tanıyorum ki, o kanlı dönemde ciddi kayıplar vermiş ve buna rağmen Ermeni ve destekçilerine boyun eğmemişlerdir. Fırınlarda insan yakıp yağını sokaklara taşıran Ermeni katillerini destekleyen Fransızlar, Kozanlı hemşehrilerimizin direncini kıramamışlardır. SEHLİKOĞLU Hasan, KURTOĞLU Hulusi, TOPALOĞLU Ahmet ve Dava Vekili bir arkadaşları ile beraber Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ile görüşmelerinde ona şu sözleri söyleme yiğitliğini göstermişlerdir. "Silah ve para değil, bizi örgütlemeyi sağlamanızı istiyoruz." Bu mealde bir sözü ancak ve ancak vatan, millet duygusu çok güçlü olan insanlar söyleyebilir. Gerekeni yapan Büyük Başbuğ Mustafa Kemal'in en yakınından seçtiği subaylar da o bölgemizin yiğit, vatansever insanlarını örgütleyip düşmanı püskürtmüştür. O yaşanmış çok ağır şartları bugünün Türk insanına aktarmak ve gelecekte de bu aktarımı yaşatabilmek her vatan, millet sevgisi ile dolu olan insanların baş görevidir. Bu bakış açısı ile yaklaştığımızda SEHLİKOĞLU ailesinin yaptığı iş çok daha bir anlam kazanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ne kadar ağır şartlarda kurulduğunun bugünkü ortamımızda mutlaka herkese anlatılması, gösterilmesi şarttır. Milli Mücadele'yi nasıl kazandığımızı, hangi ağır zorluklar ile kazandığımızı özellikle biz Adanalı, Maraşlı, Urfalı ve Antepliler çok daha iyi bilmeli ve anlamalıyız. Anlamalıyız ki neden Kahraman, neden Şanlı ve neden Gazi dendiğini öğrenmiş olalım. Adana eksik değil mi? Böyle sade kalsın diyelim ama Kozan'ı unutmayalım.

Ne Mutlu Kozan'da büyük mücadele veren bütün Kozanlılara!

Ne Mutlu o mücadeleyi veren Kozanlıların adını yaşatan torunlarına!

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Umarım, bir daha o günleri yaşamak ortamı oluşmaz. Ama inanıyorum ki, oluşursa da o dönemin yiğitleri hepimize örnek olacaklardır.