8 Mart Dünya Kadınlar Günüydü.

Geldi geçti,

Deldi geçti.

........

KADINLARIMIZ.

Günümüz,

güneşimiz,

sabahımız,

akşamımız,

buharımız,

baharımız,

nur-ay'nımız,

canımız,

cananımız,

can eşimiz,

aşkımız,

sevdamız,

mahbubemiz,

sevgilimiz,

sevincimiz,

Serimiz,

servetimiz,

kolumuz,

kanadımız,

varlık nedenimiz,

tamamımız,

tamamlayıcımız,

sırdaşımız,

umudumuz,

ümidimiz

nefesimiz,

beynimiz,

bizi "biz" yapanımız.

........

Elleri öpülesi bu değerlerimize "olsalar da olur, olmasalar da olur" anlayışla bak, canlarına kıy, sevenlerinden, sevdiklerinden kopart, hiçbirşey olmamış gibi davran, hayasızca bak, onursuzca yaklaş, vur - kır, parçala, paçavra et, soluğunu kes, sonunu getir...

Sonra;

Utanma, sıkılma,

ar-haya nedir bilme,  zalimliğin, caniliğin,  umarsızlığın,  pişkinliğin" daniskasını sergile, "seni seviyorum" numarasına yat;

"Gününüz kutlu olsun" masalı anlat.

........

Bu ülkede sadece bir yılda, yani sadece 12 ayda dört yüze yakın kadın göçtü gitti bu dünyadan...

Horlandı, örselendi, ötelendi, YOK sayıldı, darp edildi, uçurumdan atıldı, yerlerde sürüklendi, kafasına sıkıldı, "yaşam hakkın buraya kadar" denildi, denilebildi.

.........

Öldür... "Neden yaptın?" diye sorulduğunda da;

"Bir anlık öfkeydi" savunması yapacak kadar adileş...

Altını çizerek ifade ediyorum;

"Bu insan müsveddeleri,

bu kan emiciler

bu dünyada VAR oldukça; "Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun" kelamını söylemem,

SÖY-LE-YE-MEM.