Dostum Erdoğan Özgenç, Galatasaray- Fenerbahçe maçıyla ilgili düşüncelerini kaleme alıp yollamış.
Aynen yayınlıyorum;
***
Maç izlemek için gittiğim “lokalden” yeni döndüm.
Yüzüm asık tabi…
Hanım sordu maç nasıldı diye; “tek kelime ile rezaletti,” dedim…
Skorla alakası yok…
Maç bitiminde yaşanan sahneler tam bir rezaletti…
Hiç kimseyi suçlamıyorum…
Bu yazı bittikten sonra “maçı” bir kez daha izleyeceğim…
***
Hemen her “derbi” sonrasında alışılagelen, yaşanan olaylar, sorunlar…
Soracak olsanız herkes haklı…
Maç sırasında neredeyse hiç bir aykırı hareket olmadı.
Maçın tamamı bana göre “derbiye” yakışır nitelikte son derece kaliteliydi. Her iki tarafta kazanabilirdi.
Ama berabere bitti…
O iyi oynadı bu kötü oynadı, o atamadı bu kaçırdı geçin bunları…
Sorun o bunlar değil…
***
Maç biter bitmez, ortalık birden bire karıştı; o an ortaya kim bir dinamit attı belli olmadı…
Lokaldeki herkes şaşırdı, ben de...
Sahada kaçan bir futbolcu ve onu kovalayan futbolcular vardı. Yakalasalardı ne yapacaklardı gerçekten çok merak ediyorum…
***
Ve kargaşanın ortasında rakip bir futbolcunun boğazına “düşmanca” sarılan bir yardımcı antrenör…
Sıradan biri de değil…
Yılların tecrübesi, adı Galatasaray’la özdeşmiş birisi; Hasan Şaş
Onu bu hale getiren sebebi de biliyorum. Öğrenmek de istemiyorum.
Çünkü bana göre sahada mücadele eden “gencecik” futbolculara örnek olması gereken birisinin
bu davranışlarına, “haklı” bir neden üretmeye kalkmak abesle iştigaldir…
***
Maç çok güzel bir maç oldu.
İlk yarıda “Galatasaray'ı” ikinci yarıda Fenerbahçe’yi çok beğendim…
Fener ideal kadroyu bulmuş gibi…
Bizim için güzel yanı; Fenerbahçe bir kez daha Galatasaray’a yenilmemiş oldu…
Biz sevindik…
Yazılan ya da yazılacak elbette çok şey vardı, ama maç sonu rezaleti “maçın önüne" geçti…
Ancak ondan önce bir acı olay yaşandı…
Maç izlemek için gelen gencecik bir Fenerbahçe taraftarı tribünde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti…
Bu olayın duyulmaması mümkün değildir. Mutlaka duyulmuştur, mutlaka hepsi de üzülmüştür.
Ama maç sonu yaşanan “rezaleti” nasıl anlatacaksınız ki…
***
Bu topu bizlerde oynadık, hiç kimse kusura bakmasın “insanda azıcık utanma olur”
Saygı yakışırdı,
Vicdani üzüntü yakışırdı futbolcu ve teknik adamlara…
Hiç biri olmadı…
Hiç kimse kıvırmasın; hiç biri ne Fenerbahçeli ne Galatasaraylı o futbolcuların.
Hepsi yerlisi yabancısı, para için oynayan, alın teri döken futbolcular.
Ama beyler bayanlar “her şey para değil”
İnsanlık öldü mü yahu…
Sizleri seyretmeye gelmiş 20 yaşındaki bir insan hayatını kaybediyor,
Üzüleceğinize, anısına ailesine saygı duyacağınıza köpekler gibi birbirinizi yiyorsunuz…
Ayıptır, günahtır…
***
Maçı izledik…
İzlerken hop oturduk hop kalktık…
Bağırdık!
Küfürler ettik, ekran önünden akıl ve taktikler vermeye kalktık…
Maç bitti…
Sonucu da bilmiyorum, bundan sonra her iki takımında ne yapacağını bilmiyorum.
Bildiğim bir şey var;
20 yaşındaki o aslan gibi çocuk bir daha maç izleyemeyecek…
Allah rahmet eylesin…
Ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum…
|