Empati,bir insanın kendisi karşısında ki insanın yerine koyarak onun duygu ve düşüncülerini doğru olarak algılamasıdır.

Doğduğumuz andan itibaren bu duygular oluşmaya ve gelişmeye başlar. Empati "anlaşmak" kelimesinin anlam olarak temeli oluşturur.

Empati geliştirilebilir bir beceridir. Büyürken örnek aldığımız ailemizden, öğretmenlerimizden ve yakın çevremizden görerek,

Örnek alarak öğrendiğimiz bu becerimizi, kendimizi tanıma ve gelişme yolculuğumuzda güçlendirmeye devam edebiliriz.

Peki, empatiye neden ihtiyaç duyarız?

Düşünme, anlama, becerilerimizi ve duyarlılıklarımızı geliştirmeyi istiyoruz. İnsanlara karşı acımasız ve saygısız olabiliyoruz.

Ama insanın yaradılışı gereği merhamet, hoşgörü, saygı, sevgi yardımseverlik gibi duygulara sahip olarak doğarız. Ama zamanla çürüyüp giden bu duygular ve düşünceler ya da davranışlar yerine bambaşka insanlar olarak devam ediyoruz.

İşte burada da biraz da olsa empatiye ihtiyaç duyuyoruz. Bir çoğumuz empati kelimesinin anlamını bile bilmiyoruz ya da nasıl kullanıldığını, nerede kullanıldığını, kullandığımızda

nasıl bir iletişim ortaya çıkıcağını, bilmiyoruz. Eğer bilseydik bunca kadınlarımız, çoçuklarımız ya da hayvanlarımız taciz edilip, öldürülüp veya dövülmezdi.

Hala empati yapmayı öğrenmek yerine daha da cahilleşmeyi seçiyoruz. Empati yapmayı öğrenmediğimiz her an her dakika gelecek nesillerimize de büyük zararlar vermeye

devam edeceğiz.

Hayat dediğimiz şu üç günlük dünya da insanların, kalbinin kırmanın bir anlamı yok, genel bir söyleniş biçimidir ‘El eli yıkar, el döner yüzü yıkar’ yaptığımız bir hareket ve söyleyeceğiniz bir sözün kendinize göre kadar yaratacağı etki de önemlidir.

İşte bu nedenledir ki empati kurmak çok ama çok önemlidir. Kişinin kalbini kırdıktan sonra empati yapmaya çalışmak gereksizdir.

Bilin istedim!