6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık üç yıl geçtiğini hatırlatan Şevkin, kamu kurumlarındaki teknik kadroların halen ihtiyaçların çok gerisinde kaldığını ifade etti. Her yıl üniversitelerden binlerce mimar, mühendis ve şehir plancısının mezun olduğunu ancak bu mezunların yeterince istihdam edilmediğini vurgulayan Şevkin, teknik personel eksikliğinin güvenli kentlerin oluşturulmasının önündeki en önemli engellerden biri olduğunu dile getirdi.
Özellikle depremden etkilenen bölgelerde imar, planlama ve denetim süreçlerini yürütecek uzman personel sayısının yetersiz olduğuna dikkat çeken Şevkin, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere kamu kurumlarında yapılan alımların ihtiyacı karşılamadığını söyledi.
Dirençli kentlerin ancak bilimsel kriterler doğrultusunda inşa edilebileceğini belirten Şevkin, “Deprem bölgesinde hâlâ imar, planlama ve denetim süreçlerini yürütecek yeterli sayıda teknik kadro bulunmuyor. Oysa güvenli ve dirençli kentlerin inşası, alanında uzman mimarların, mühendislerin ve şehir plancılarının bilgi ve birikimiyle mümkündür” dedi.
Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Şevkin, hükümete teknik personel istihdamını artırma çağrısında bulundu. Üniversitelerden mezun olan gençlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanılması gerektiğini ifade eden Şevkin, “Çok sayıda üniversite açmak yerine mezun olan mühendisleri, mimarları ve şehir plancılarını istihdam etmenin yollarını bulmalısınız. Sağlam kentler, bilimsel esaslarla çalışan mühendislerin ve mimarların çizdiği projeler üzerinde yükselir. Çare liyakat, çare bilimdir” diye konuştu.
Kamuda görev bekleyen binlerce mimar, mühendis ve şehir plancısı bulunduğunu hatırlatan Şevkin, genç mezunların istihdam edilmesinin hem işsizlik sorununa katkı sağlayacağını hem de kentlerin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine yardımcı olacağını belirtti.
Şevkin, “Hem gençlerimizin istihdam sorununu çözmek hem de kentlerimizi afetlere karşı daha güvenli hale getirmek için mimar, mühendis ve şehir plancılarının kamudaki istihdamı artırılmalıdır. Türkiye’nin geleceği, bilimin rehberliğinde planlanan güvenli kentlerden geçmektedir” ifadelerini kullandı.




