Aşırı Yağış Fıstık Üreticisini Vurdu!  Tarlada Kalan Mahsul Toplanamıyor, Üretici Zor Durumda!
Aşırı Yağış Fıstık Üreticisini Vurdu! Tarlada Kalan Mahsul Toplanamıyor, Üretici Zor Durumda!
İçeriği Görüntüle

Afet kaynaklı kayıpların yalnızca binaların fiziksel dayanıklılığı üzerinden okunamayacağını belirten Tüzmen, yer seçimi, zemin özellikleri ve bütüncül şehir planlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

"Yapı Güvenliği, Temel Kazılmadan Önce Başlar"

Yapı güvenliğinin sadece beton kalitesi, demir donatı veya inşaat denetiminden ibaret olmadığını ifade eden Tarkan Tüzmen, sürecin inşaat başlamadan önce bilimsel verilerle şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi. Arazinin jeolojik yapısı, yeraltı suyu seviyesi ve taşkın riskinin imar kararlarının temelini oluşturması gerektiğini belirten Tüzmen, zemin etütlerinin ruhsat almak için hazırlanan formalite belgeler olmaktan çıkarılarak projelere eksiksiz yansıtılması gerektiğini vurguladı.

Sel Riskine Karşı Bütüncül Havza Planlaması Şart

Dere yatakları ve doğal su akış güzergâhlarındaki hatalı yapılaşma kararlarının tüm çevreyi tehdit ettiğine dikkat çeken Tüzmen; dere yataklarının daraltılması, yetersiz köprüler ve yanlış dolguların taşkın riskini katladığını belirtti. Sel güvenliğinin yalnızca inşaat parseli sınırlarında değerlendirilemeyeceğini kaydeden Tüzmen, suyun toplandığı üst havzaların, eğimin ve yüzey akışının bütüncül bir yaklaşımla incelenmesi gerektiğini söyledi.

"Rant ve Yüksek Getiri Bilimin Önüne Geçmemeli"

İnşaat sektöründe ekonomik kazancın kamu yararının ve bilimsel verilerin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Tüzmen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mühendislik disiplini farklı zemin koşullarında güvenli çözümler üretebilir; ancak bu durum her arazinin her yoğunlukta ve her kullanım amacıyla yapılaşmaya uygun olduğu anlamına gelmez. Bazı alanlarda özel temel sistemleri gerekirken, bazı kritik bölgelerde yapılaşmanın sınırlandırılması veya alanın tamamen açık bırakılması en doğru yaklaşımdır. Taşkın alanlarının park, su tutma alanı veya yeşil koridor olarak korunması büyük değer taşır."

Dirençli şehirler oluşturmak için arsa geliştirmeden projelendirmeye ve denetim süreçlerine kadar karar zincirindeki tüm aktörlerin ortak sorumluluk taşıdığını belirten Tüzmen, plan değişikliklerinin afet risklerine etkisinin titizlikle analiz edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: HABER BÜLTENİ