Jeoloji Yüksek Mühendisi olan Dr. Şevkin, teklifin özellikle 21 ve 24'üncü maddelerinin hem kamu güvenliğini hem de mühendislik mesleğini ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını vurguladı.
"Güvenli Kentlerin Temeli Jeoloji Bilimidir"
Son yıllarda yaşanan yıkıcı depremler ve heyelanlarda çöken yapıların temel nedeninin zemin ve jeolojik verilerin ihmal edilmesi olduğunu belirten Dr. Şevkin, yapı denetim sistemindeki eksikliklere dikkat çekti. Sistemde "zemin ve temel etüdü" kavramının yer almasına rağmen denetimin hangi meslek disiplinleri tarafından yapılacağının tanımlanmadığını ve jeoloji mühendisliğinin sistematik biçimde dışlandığını ifade etti. Şevkin, "Bilimi dışlayan her düzenleme, halkın can güvenliğini riske atar" diyerek bu alanda faaliyet gösteren kuruluşların mutlaka en az bir jeoloji mühendisi ortaklı olması gerektiğini kaydetti.
Yüzde 28'lik Kesintiye "Modern Öşür Vergisi" Tepkisi
Kanun teklifinin 24'üncü maddesindeki eşitsizliğe de sert tepki gösteren CHP'li Şevkin, yalnızca zemin ve temel etüdü hizmeti veren mühendislerden yüzde 14 ila yüzde 28 arasında kesinti öngörüldüğünü hatırlattı. Diğer disiplinlerde böyle bir uygulama olmadığını belirterek bu durumu "modern bir öşür vergisi" olarak nitelendiren Dr. Şevkin, devletin mühendisin ortağı değil destekleyicisi olması gerektiğini söyledi.
"Deprem Kader Değil, Bilimi Yok Saymak Tercihtir"
Düzenlemeyle birlikte 2 bine yakın büronun ve 7 bin mühendisin geleceğinin tehdit altında olduğunu belirten Şevkin, teklifin 22'nci maddesiyle de zemin laboratuvarlarına dünyada örneği olmayan, bilim dışı yükümlülükler getirildiğini savundu. İlgili maddelerin meslek odalarının görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulunan Şevkin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Depremler kader değildir; bilimi yok saymak ise bir tercihtir. Yaşanan afetlerden ders alınmamıştır. Kaybedilen on binlerce can, bilimin ışığında yol alınması sorumluluğunu bu meclise bir kez daha hatırlatmalıdır. Yapı denetiminde jeoloji mühendisi olmaması kabul edilemez. Aksi halde bugün atılan bu adımın sorumluluğu, yarın yaşanacak her afette bu Meclis’in omuzlarında olacaktır."



