"Büyük Taarruz olmasaydı?"nın cevabını arayan, Akademisyen, bilim adamı Celal Şengör anlatıyor;
Meydan muharebesi, nasıl yapılır, nasıl kazanılır
Adam bakıyor ki Atatürk kurallara göre oynamıyor.
O yüzden onun bir adım sonra ne yapacağını kestiremiyor.
Asabı bozuluyor.
Onun için orduyu Sakarya'nın arkasına çekiyor.
Ama o da ne?
Ordunun 3'te 2'si kaçmış.
Subayların bir o kadarı da şehit.
Yani elde pek bir şey kalmamış.eyle taarruz edeceğiz?" deyince İsmet İnönü;
"Sen çıldırmışsın?Neyle taarruz edeceğiz.Ordunun 3'te 2'si kaçmış.Neyle taarruz edeceğiz? diye itiraz ediyor.
"Bana bak İsmet. Savaş burada kazanılır. Karşımızdaki burada kaybetti.
Atatürk, Rumların çekildiğini görünce, ertesi gün taarruz ediyor.
Türk Ordusu taarruza kalkınca Yunanlı'lar, Türkler'i olduğundan çok daha güçlü zannediyor.
Orduyu, Kütahya- Eskişehir hattına geri çekiyorlar.
Şimdi bu büyük taarruzu hazırlayan en önemli etkenlerden biri.
İki tane Yunan Kolordusu var.
Bir tanesi Kuzeyde, bir tanesi Güney'de.Y
Yunan başkomutanı ise İzmir'den yönetiyor.
Hiç bir şey görmeden.
Bizimki ordusunun başında.
Atatürk şöyle düşünüyor " Biz öyle bir savaş yapacağız ki, düşmanı en güçlü olduğu yerde vuracağız"
Bu fikir bizimkilere çok ters geliyor.
Düşmanın en zayıf yerini bulup oradan vurmak lazım.
Gazi "olmaz" diyor "o zaman savaş gereksiz uzar. Düşmanı en güçlü olduğu yerden vurursak Yunan Ordusu dağılır.
Olurdu, olmazdı, Atatürk planını anlatıyor.
"Bakın; yukarıda bizim Birinci Ordu, aşağıda da ikinci Ordu var.Yukarıdaki ordunun silahlarını Güneye kaydıralım ki,Güneydeki ordu ancak, karşısındaki Yunan Ordusu'yla dengeli bir hale gelsin. " deyince Yakup Şevki Paşa diyor ki "Sen ne yapıyorsun. Beni zayıf bırakıyorsun. Karşımda tecrübeli bir kumandan var. Herif beni bu halimle bir vursa, Ankara'ya kadar, elini kolunu sallaya sallaya gider"
Atatürk diyor ki "Vurmaz paşam"
"Nereden biliyorsun?"
"Ben bir taburu hareket ettiriyorum, herifin ertesi gün haberi oluyor"
"Tabi paşam,gündüz vakti kaydırırsanız haberi olur...Biz gece kaydıracağız...Topların tekerleklerini falan, ses çıkarmasınlar diye bezle kaplayacağız"
Ve Atatürk, bütün gücünü Güney'de topluyor.
İnönü'nün oradaki büyük başarısı, topçu ateşidir.
Sabahleyin saat dört buçukta bizimkilerin tanzim ateşi başlıyor.
Ondan sonra yanılmıyorsam saat beş buçukta tahrip ateşi başlıyor.
Ondan sonra, saat beş buçuk- altı gibi tahrip ateşi başlıyor.
Saat 7'de Yunan topları susuyor.
Bizimkiler şaşırıyor "Niye sustu bu herifler" diye.
O zaman Atatürk 'Piyade Hücumu' emrini veriyor.
Öteki tarafta Fahrettin Altay Süvari Kolordusuyla, Güneydeki Yunan Kolordusunu Batı'dan çeviriyor.
İşte Atatürk böyle bir dehadır.
Hem askeri cephede ve hem de siyaset alanında.