Ankara’da Bilkent Üniversitesi Cyberpark bünyesinde faaliyet gösteren Microsoft İnovasyon Merkezi yenilikçi Ar-Ge yazılım projelerine ev sahipliği yapıyor. Microsoft bu merkezde finansman, ileri teknoloji, uzmanlar ve danışmanlar sağlayarak; iş ortaklarının hem kendi, hem de kamu kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmesine yardımcı olacak. Böylece yazılım ekonomisi ve Ar-Ge gelişirken, Türkiye’de yenilikçi kültür güçlenecek ve ekonomi için ciddi değer oluşturulacak.“
“Türkiye’yi yazılım merkezi yapmak için çalışacağız” diyorlardı, ama bu sadece yazılım işçiliğinden öte bir anlam taşımadı. Bu hususta sonuç alıcı bir çalışma yapılmadı, yapılamadı.
Mesela, eşi ile birlikte kurduğu Bill &Melinda Gates Vakfı aracılığıyla dünyanın dört bir yanında birtakım çalışmalar yapan Gates, Türkiye’nin kendi tabletini üretip kendi yazılımı kendi hazırlayacağını öğrenince, “öğrencilerin eline tablet tutuşturarak yapılan eğitimin diğerlerinden daha iyi olmayacağını ifade etti. Gates, Milli Eğitim Bakanlığı›nın Fatih Projesi gibi içinde tablet bilgisayar bulunan eğitimi ‘korkunç’ sözleriyle“ yorumlayacaktır. Bu konuda verdiği röportajında Microsoft’un tanıttığı ‘Surface’ benzeri tabletler ile ilgili olarak Gates, «Öğrencilere bir cihaz dağıtılarak yapılan denemeler gerçekten çok başarısız oldu» dedi. Ama başka bir Medya organında aynı konuda şöyle haberler yapılıyordu: Bill Gates için 10 bin tableti bedava dağıtması bir soruna sebep olmadı, tersine öğretmenlere verilen destekle eğitime ciddi bir katkıda bulunuldu. Bu işler tamamen hedef kitle ve pazar stratejisi ile ilgili konular!?
Yazılım devi Microsoft’un patronu Bill Gates’in Türkiye›ye gelerek Başbakan Erdoğan ile görüşmesinin arkasında yatan tek gerçek vardı, 500 milyon dolarlık olduğu düşünülen eğitim ihaleleri. Onun için PARDUS bilinmeyen(!) bir el tarafından engellendi!
Bunlar bir zamanlar 100 dolara basit bilgisayarları tüm dünyaya dağıtıp insanları onlara alıştırmak sonra da sağmak istiyorlardı, ama sonra vazgeçtiler. Şimdi de bu çevreler mesela Raspbery Pi ya da Banana Pi, Ordiano’yu ağızlarına almıyorlar.
Biliyorsunuz, PARDUS Türkiye’de TÜBİTAK tarafından geliştirilen Linux temelli bir işletim sistemi. Planlamasına 2003 yılında başlanmış olup ilk kararlı sürümü 27 Aralık 2005’te yayınlandı. Pardus, ilk sürümden 2011.2 sürümüne kadar herhangi bir başka Linux yazılımı temel alınmadan kendine özgü projelerle geliştirilmiş olup 2013 yılında yayınlanan Pardus 2013 sürümü ile beraber Debian tabanına geçilmiştir.
PARDUS işletim sisteminin en yenisi olan Pardus17.2 sürümü Mart 2018’de, Pardus 17.03 serisi 3 Temmuz 2018’de yayınlandı. Yeni sürüm ile birlikte birçok iyileştirme gelmekte ve bu sürüm Libreoffice 6.0.1 kelime işlemcisinin en güncel versiyonunu barındırıyor. Linux Çekirdeği 4.9.0, beraberinde Firefox52.2, VLC Media Player 2.2.6, Thunderbird 45.8.0, OpenJDK 8 Java RE yazılımın desteklediği diğer programlar.
Bu yazılımların yanı sıra TLP (otomatik olarak bu ayarları yapan, GNU/Linux için geliştirilmiş bir güç yönetimi) gibi yazılımların Pardus’aentegrasyonu sayesinde dizüstü bilgisayarlarda güç yönetiminin pil ömrü şimdi daha uzun.
Şimdi bazı şeyleri yeniden düşünmenin tam zamanı.
Ben yine, bir kere daha yazayım: Kendi Milli Bilgi Merkezimizi, Süper Bilgisayarımızı, Yazılım ve HW arşivi kurulmasını, Test merkezini ve bilgi güvenliği konusundaki yerli yazılımı, kendi arama motorumuzu, sosyal medyamızı, internetimizi, anakart üretimini kim engelliyor? Bunlar olmadan e- devlete geçerek aslında büyük bir risk almıyor muyuz?
Bu gün Irak ve Suriye’deki gelişmelere bakalım, ABD’nin tutumuna ve YPG’ye desteğine bakalım; durumun aciliyeti ve önemi ortada. Dost bildiğimiz, müttefik dediğimiz ülkeler, kendi çıkarları için neler yapıyorlar görüyoruz. Bizim ülkemizin parayla satın almak istediği, ileri teknoloji ürünü silahları, bize satmak istemeyen bu ülkeler, YPG’ye binlerce TIR dolusu silah veriyor. Bunun dışında, daha bir çok teknolojik ürünü vermiyorlar, satmıyorlar. Bu da bizi, dışa bağımlı yapıyor. Dışa bağımlılığı azaltmak için muhakkak ki bizim AR-GE yapmamız, İnovasyona ağırlık vermemiz şart. Sadece yazılım programları değil, diğer alanlarda da yeni teknolojiler geliştirmek durumundayız.
SON SÖZ:’’ ELİN TAŞIYLA ELİN KUŞUNU VURMAK, FAYDA SAĞLAMAZ.’’