AOSB’de gerçekleştirilen etkinlikte, Cumhuriyet’in üretim ve kalkınma anlayışının Adana’nın sanayi tarihindeki yeri değerlendirildi. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, açılış konuşmasında ekonomik bağımsızlığın önemine vurgu yaparken, gazeteci ve yazar Mehmet Uluğtürkan da Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan süreçte Adana’nın sanayi birikimini anlattı.
“Ekonomik bağımsızlık hedefi bugün de önemini koruyor”
AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Cumhuriyet’in yalnızca askerî ve siyasi bir zafer olmadığını, bilim, eğitim, üretim ve çağdaşlaşma alanlarında da büyük bir dönüşümü temsil ettiğini söyledi.
Cumhuriyet’in kuruluşuyla ortaya konulan ekonomik bağımsızlık hedefinin bugün de önemini koruduğunu belirten Sütcü, Adana’nın sanayi birikiminin geçmişte atılan adımlara dayandığını ifade etti. Kentin sanayi hafızasının korunarak genç kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Sütcü, AOSB’nin köklü üretim geleneğini çağdaş sanayi anlayışıyla geleceğe taşımayı hedeflediğini kaydetti.
Bölgede faaliyet gösteren işletmelerin istihdam, ihracat ve ekonomik büyümeye önemli katkılar sunduğunu dile getiren Sütcü, sanayiciliğin yalnızca üretim ve ihracatla sınırlı olmadığını vurguladı. Mesleki eğitime yatırım yapılması, gençlerin iş hayatına hazırlanması, teknolojik dönüşümün desteklenmesi, çevrenin korunması ve kadınların ekonomik yaşamdaki yerinin güçlendirilmesinin de sanayinin sorumlulukları arasında bulunduğunu belirtti.
Nitelikli insan kaynağı, fırsat eşitliği ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir sanayi yapısının temel unsurları olduğunu ifade eden Sütcü, “Fabrikalarımız ülkemizin ekonomik bağımsızlığının temel taşlarıdır. Cumhuriyet’in üretim ve kalkınma mirasını gelecek kuşaklara taşıma kararlılığımızı sürdüreceğiz” dedi.
Atatürk’ün Adana ile kurduğu tarihî bağ anlatıldı
Etkinliğin konferans bölümünde ekonomi gazetecisi ve yazar Mehmet Uluğtürkan, “Cumhuriyetin İlk Yıllarında Adana ve Sanayi” başlıklı sunumuyla katılımcılara kentin tarihsel birikimini aktardı. Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreci ele alan Uluğtürkan, Adana’nın sanayi ve tarım tarihinden örnekler paylaştı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Adana ile ilişkisinin Cumhuriyet’in ilanından çok daha önce başladığını belirten Uluğtürkan, Mondros Mütarekesi’nin hükümlerini Yıldırım Orduları Grup Komutanı olarak bulunduğu Adana’da öğrendiğini anlattı. İskenderun’a yapılmak istenen İngiliz çıkarmasına karşı sergilediği tutumun İstanbul Hükûmeti ile görüş ayrılığına yol açtığını aktaran Uluğtürkan, Atatürk’ün Adana’da geçirdiği günlerin Millî Mücadele düşüncesinin şekillenmesinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Atatürk’ün kente yaptığı ziyaretlere ve tarımsal kalkınmaya yönelik girişimlerine de değinen Uluğtürkan, Cumhuriyet’in ilk tarım fuarının Adana’da düzenlenmesini isteyenin Atatürk olduğunu söyledi. Çukurova çiftçisine örnek olmak amacıyla kendi parasıyla üç çiftlik satın alan ve bu çiftlikleri vefatından bir yıl önce Hazine’ye bağışlayan Atatürk’ün, Adana’yı 1918-1938 yılları arasında dokuz kez ziyaret ettiğini belirtti.
Uluğtürkan, Atatürk’ün Latife Hanım’la evliliğinin henüz 40’ıncı gününde Adana’ya geldiğini ve balayının bir bölümünü de kentte geçirdiğini hatırlattı.
Cumhuriyet coşkusu müzik ve sergilerle yaşandı
Program, tarihî anlatımın yanı sıra sanat etkinlikleriyle de zenginleşti. Arp sanatçısı Gizem Aksoy Yılmaz, “Atatürk’ün Sevdiği Ezgiler” başlıklı gösterisinde seçkin eserleri arp eşliğinde seslendirdi. Marşların da yer aldığı dinletide katılımcılar Cumhuriyet coşkusunu yaşadı.
Etkinlik kapsamında Mehmet Uluğtürkan’ın Kurtuluş Savaşı yıllarını konu alan Madalyasız, Kayıp Sancak ve Rüsumat adlı kitapları için imza etkinliği düzenlendi. Atatürk’ün Adana ziyaretleri sırasında çekilen fotoğraflardan oluşan özel sergi de ziyaretçilere sunuldu.
Resim ve fotoğraf sergilerinin de yer aldığı program, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Adana’nın tarihî, ekonomik ve kültürel mirasını farklı yönleriyle ele alan etkinliklerle sona erdi.




