Fon krizinin yarattığı devasa maliyete, borsadaki büyük değer kayıplarına, katlanan faiz yüküne ve ekonomide yaşanan derin sıkıntılara dikkat çeken Kısacık, toplumun hiçbir kesiminin dayanacak gücünün kalmadığını vurguladı.
Fon Vurgununun Maliyeti 13 Bakanlığın Bütçesini Aştı
Konuşmasına fon krizinin ekonomik boyutlarıyla başlayan Sadullah Kısacık, mağdur vatandaşların ulaşamadığı doğrudan paranın 800 milyar liraya ulaştığını belirtti. Bu rakamın pek çok bakanlığın yıllık bütçesini geride bıraktığına işaret eden Kısacık, şu örnekleri paylaştı:
"Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi 761 milyar 412 milyon lira. Bakanlığın bir yıllık bütçesinden daha yüksek bir kayıptan bahsediyoruz. Ayrı ayrı bakanlık bütçeleri ile karşılaştırdığımızda, 13 bakanlığın bütçesinden daha yüksek bir kayıp var ortada."
Fon krizinin yalnızca doğrudan kayıplarla sınırlı kalmadığını, dolaylı etkileriyle birlikte borsada yaşanan değer kaybının 17 Eylül’den bu yana 6 trilyon lirayı bulduğunu söyleyen Kısacık, bu tutarın 2027 bütçesinin yüzde 22’sine denk geldiğini ifade etti. Fon krizi ve borsadaki erimenin toplamının TBMM bütçesinin 174, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 150, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin ise 89 katına çıktığını belirten Kısacık, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi kadar para vatandaşın cebinden çalınmışken hangi bütçeyi görüşelim?" sorusuyla tepkisini dile getirdi.
Faiz Yükü Bütçenin Yarısına Dayandı
2027 bütçesindeki faiz harcamalarının ve bütçe açığının tablonun vahametini gözler önüne serdiğini belirten Kısacık, bütçede 3 trilyon 975 milyar lira faiz yükü ile 3 trilyon 868 milyar lira bütçe açığı bulunduğunu kaydetti. Faiz ödemelerinin 2026 bütçesine kıyasla yüzde 44 oranında arttığını vurgulayan Kısacık, şunları söyledi:
"Bu tutar 2027 bütçesinde; TBMM bütçesinin 115 katını, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 99 katını, çiftçimiz için can suyu olacak tarımsal desteklerin 16 katını faize veriyoruz. Bütçe bu kadar yüksek faiz yükü olduğu sürece bu milletin sırtı düzelmez."
"Çukurova’da Çiftçilerimiz Narenciye Bahçelerini Kesiyor"
Ekonomik krizin esnaf, çiftçi ve sanayiciyi çıkmaza sürüklediğini belirten Sadullah Kısacık, esnafın vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasını, hesaplarına konulan blokelerin ve ticareti kilitleyen uygulamaların sonlandırılmasını talep ettiğini aktardı. Tarım sektöründe de büyük bir çöküş yaşandığına dikkat çeken Kısacık, şu ifadeleri kullandı:
"İncir, üzüm, narenciye, kavun ve karpuz hiçbir ürün para etmiyor. Çiftçinin emeği ya dalında ya tarlada çürüyor ya da çöp oluyor. Çiftçi bir yıl dayanır, iki yıl dayanır, üç yıl dayanır ama Çukurova’da her yıl zarar etmekten yorulan çiftçilerimiz narenciye bahçelerini kesiyor."
Enflasyonu düşürmek amacıyla uygulanan kur baskısının sanayicileri de tükettiğini belirten Kısacık, sanayicilerin ciddi pazar kayıpları yaşadığını ve toplumun tüm kesimlerinin sistematik olarak dayanma gücünün tükendiğini sözlerine ekledi.





