5ocakgazetesi.com
İklim krizinin etkileri ve değişen piyasa dinamikleri, Çukurova'da tarlaların rengini bu yıl sarıya boyamaya hazırlanıyor.
MISIR VE PAMUĞUN YERİNİ 'SARI ALTIN' ALIYOR
Tarım uzmanları, geçmiş yıllarda Çukurova'yı adeta bir "mısır denizine" çeviren üreticilerin bu yıl ciddi bir kırılma yaşadığına dikkat çekiyor. Birinci ürün mısırın aşırı su tüketimi, artan sulama enerjisi maliyetleri ve hasat dönemindeki fiyat belirsizlikleri çiftçiyi yorarken; soya fasulyesinin dekara maliyetinin çok daha düşük olması cazibesini artırıyor. Tohum, gübre ve ilaçlama masrafları alt alta konduğunda soya, mevcut piyasa şartlarında çiftçinin cebinde en çok net kâr bırakan ürün olarak öne çıkıyor.
SANAYİCİ SIRADA BEKLİYOR: PAZAR SORUNU SIFIR
Soyayı "en kazançlı" yapan bir diğer kritik faktör ise asla elde kalma riskinin olmaması. Türkiye'nin bitkisel yağ ve karma yem sanayisinde devasa bir soya açığı bulunuyor ve her yıl milyarlarca dolarlık ithalat yapılıyor. Bu nedenle Adana'da hasat edilen kaliteli soya fasulyesi, daha tarladayken sanayiciler ve yağ fabrikaları tarafından yüksek fiyattan anında alıcı buluyor. Çiftçi, "Ürünüm elimde kalır mı, tüccar fiyat kırar mı?" stresini soyada yaşamıyor.
DEVLET DESTEĞİ VE KURAKLIĞA DİRENÇ FAKTÖRÜ
Raporun sonuç bölümünde, stratejik bir ürün olması nedeniyle soya fasulyesine verilen prim ve devlet desteklerinin bu yıl daha da önem kazandığı vurgulanıyor. Ayrıca, yeraltı sularının çekildiği ve kuraklık riskinin arttığı Adana havzasında, soyanın su stresine mısırdan çok daha dayanıklı olması "iklime uyumlu tarım" modelinin en kârlı örneği olarak gösteriliyor.





