5ocakgazetesi.com
Adana yıllar içinde kabuk değiştirdi, nüfus Çukurova'nın üst kotlarına doğru büyük bir hızla tırmandı. Lüks siteler, devasa rezidanslar ve yeni yaşam alanları peş peşe yükseldi. Ancak bu şatafatlı büyüme, sadece binaların yüksekliğiyle sınırlı kaldı; o binalarda yaşayan yüz binlerce insanın her sabah kent merkezine nasıl ineceği ve akşam evine nasıl döneceği unutuldu.
ALTERNATİFSİZLİK BİR KADER DEĞİLDİR
Bugün Türkmenbaşı Bulvarı'nın taşıdığı yük, aslında hiçbir zaman o bulvarın tasarlandığı kapasiteyle uyuşmuyor. İnsanlar, alternatif paralel caddeler ve kesintisiz yeni ulaşım koridorları açılmadığı için mecburiyetten bu huniye girmek zorunda kalıyor. Kuzeyden güneye akan bu devasa insan seli, daralan şeritlerin ve birbirini kesen araçların arasında her gün zamanını, yakıtını ve daha da kötüsü sabrını tüketiyor.
Trafiği rahatlatmak adına yapılan fiziki müdahalelere dönüp baktığımızda ise büyük resmi kaçıran lokal pansumanlar görüyoruz. Yapılan küçük kavşak düzenlemeleri veya sinyalizasyon oyunları, sorunu çözmüyor; sadece tıkanıklığı yüz metre ilerideki bir sonraki kavşağa öteliyor. Suyu dar bir boruya sıkıştırıp hızlandırdığınızda sonunda patlama yapması ne kadar fiziksel bir gerçekse, Türkmenbaşı'ndaki bu "huni etkisi" de o kadar kaçınılmaz bir sondur.
ASFALTIN ÜZERİNDEKİ SİNİR HARBİ
İşin bir de sosyolojik ve psikolojik boyutu var. Güne stresle, kornalarla ve egzoz dumanı yutarak başlayan bir Adanalının gün içindeki veriminden, ticari hayatından veya sosyal yaşantısından ne bekleyebilirsiniz? Trafikte kaybedilen o devasa zaman, kentin enerjisini sömüren görünmez bir vergiye dönüşmüş durumda.
Adana'nın artık "Buraya bir akıllı ışık koyalım" sığlığından çıkıp, "Bu şehri yeni damarlarla nasıl birbirine bağlarız?" sorusunu sorması gerekiyor. Sadece Türkmenbaşı değil, kentin tüm ana arterleri için cesur kamulaştırmalar, yeni paralel bulvarlar ve insanları bireysel araçlarından vazgeçirecek entegre bir toplu taşıma vizyonu şart. Aksi takdirde, her sabah o kavşakta dur-kalk yaparken, sadece benzinimizi değil Adana'nın geleceğini de yakmaya devam edeceğiz.



