. Devlet kurumlarında önemli görevlerde bulunan, RTÜK geçmişi ve Türk Telekom CEO’su olarak üstlendiği yeni rol göz önüne alındığında, ülkemizin önemli bir bürokratı olan Ebubekir Şahin, Savaş Çokduygulu’nun sorularını yanıtladı.

CHP’li Metin Erdoğan’a Seyhan Belediyesi Önünde Tören
CHP’li Metin Erdoğan’a Seyhan Belediyesi Önünde Tören
İçeriği Görüntüle

Savaş Çokduygulu: Türk Telekom’un imtiyaz sözleşmesinin 2050 yılına kadar uzatılması, şirket için sadece bir hukuki süreç mi yoksa Türkiye’nin dijital bağımsızlığı yolunda yeni bir 'milat' mı? Bu uzun vadeli güvenle ilk hangi dev yatırımı göreceğiz?

Ebubekir Şahin: Türkiye’nin dijital geleceğinin inşasına öncülük eden Türk Telekom, ülkenin dört bir yanında fiber altyapı yatırımlarını sürdürüyor. 81 ilin her noktasını fiber ağlarla ören Türk Telekom’un sabit hizmetler imtiyaz sözleşmesi 2050 yılına kadar uzatıldı. Bu müstesna sorumluluğun bize yeniden emanet edilmesinden onur duyuyoruz. Ülkemizin iletişim altyapısının kurucusu ve geliştiricisi Türk Telekom olarak, bugüne kadar imtiyazı, ülkemize ve milletimize hizmet anlayışıyla, tarihi bir misyon olarak üstlendik. Türk Telekom olarak Sabit Hizmetler İmtiyaz Sözleşmesi’nin uzatılmasını, Türkiye'nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda bize stratejik ve net bir yol haritası çizmemiz açısından önem taşıyor. Sürecin ülkemizin, devletimizin ve şirketimizin menfaatleri çerçevesinde sonuçlanmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu güven tazelemeyle birlikte, uzun vadede kesintisiz yatırım yapma ve şebekemizi çok daha öngörülebilir bir şekilde dönüştürme fırsatına kavuştuk. Bu vizyonun ilk ve en büyük yansımaları olarak, Türkiye ekonomisine 20 milyar dolar tutarında doğrudan katkı sağlayacağız. Sahada en yoğun şekilde göreceğiniz öncelikli yatırımlarımız, kalıcı değer yaratan fiber dönüşüm projelerimiz olmaya devam edecek. 2030 yılına kadar fiber erişimini 37 milyon haneye ulaştırmayı ve sabit genişbant ortalama fiber bağlantı hızımızı 7 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Elbette yatırım vizyonumuz sadece altyapıyla sınırlı değil, dijital ekosistemin omurgasını güçlendirmek adına sanal ağlardan kuantum iletişime, siber güvenlikten yapay zekâya ve nesnelerin internetine (IoT) kadar birçok alanda dev adımlar atmayı sürdüreceğiz.

Savaş Çokduygulu: 2026’yı '5G yılı' olarak ilan ettiniz. Türkiye bu teknolojiye geçerken yerli ve milli altyapı bileşenlerinin payı ne olacak? Türk Telekom bu süreçte bir teknoloji sağlayıcısı olarak mı yoksa operatör olarak mı konumlanacak?

Ebubekir Şahin: Köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. Türk Telekom olarak, Türkiye’yi dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam ederken 5G’yi yalnızca daha yüksek hız sunan bir teknoloji olarak görmüyoruz. Pek çok alanda üretkenliği artıracak, yeni iş modellerinin önünü açacak stratejik bir dönüşümün anahtarı olarak değerlendiriyoruz.

Bu dönüşümün en güçlü temeli ise fiber altyapı. “Güçlü altyapı, güçlü gelecek” anlayışıyla kurduğumuz 535 bin kilometreyi aşan fiber ağımız ve fiberle bağlı baz istasyonlarımız sayesinde 81 ilde güçlü 5G deneyimi sunmaya hazırız. LTE mobil baz istasyonlarımızın %61’ini fiberle bağlı konuma getirerek dünya genelinde 2030 için hedeflenen oranı şimdiden aştık.

Biz kendimizi sadece bir telekomünikasyon şirketi olarak konumlandırmıyor, yenilikçi teknolojilerdeki oyun kurucu rolümüzle dijital geleceğin mimarı olarak görüyoruz. Türkiye’nin güçlü fiber altyapısına sahip olarak, yıllardır yatırımlarımızı 5G ile uyumlu olarak gerçekleştirdik ve sürece çok iyi hazırlandık. 5G frekans ihalesinde mobil stratejimizle uyumlu sonuçlar elde ederek 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip olduk. Bu dönemi şebeke dönüşümü ile birlikte aynı zamanda milli teknoloji ekosistemini büyütme fırsatı olarak görüyoruz. Bu süreçte 5G teknolojilerinde yerli ve milli çözümlerin geliştirilmesini ise stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyoruz. Teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle 5G ekosisteminin tüm bileşenlerini yerli mühendislik gücümüzle inşa ettik. Ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine doğrudan katkı sağlamak amacıyla, grup şirketlerimiz Argela ve Silikon Vadisi’ndeki iştirakimiz Netsia aracılığıyla 5G ve ötesi teknolojilerde 74 uluslararası patente ulaştık. Ayrıca 2025 yılındaki 921 milli patent başvurumuzla da Türkiye’de faaliyet gösteren firmalar arasında en fazla patent başvurusu yapanlar listesinde liderliğimizi sürdürdük. Yatırım planlamalarımız doğrultusunda ise, 5G ihalesinde aldığımız kapsamlı frekanslarla ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Yerli ve milli altyapı konusu ise bizim için bir stratejik öncelik. Ülkemizin teknolojideki dışa bağımlılığını azaltmak ve küresel teknoloji liginde üst sıralara çıkmak adına sadece kendi Ar-Ge çalışmalarımızı yapmakla kalmıyor, milli çözümler üreten firmalara da yatırımlar yapıyoruz. Tüm bu teknoloji yatırımlarımızdaki en büyük gayemiz ise “Herkes için 5G” vizyonumuzla dijital uçurumları kapatmak. Teknolojiyi milli egemenliğin üzerinde yükseldiği sarsılmaz bir temel haline getirmeyi hedefliyoruz. Milli ekosistemimizi güçlendirecek ve ülkemizi ileriye taşıyacak her teknolojik hamlenin altında Türk Telekom imzasını atıyoruz.

Savaş Çokduygulu: 'veri güvenliği' ve 'altyapı' dan sorumlu olarak tecrübeleriniz Türk Telekom’un siber güvenlik politikalarını nasıl şekillendiriyor?

Ebubekir Şahin: Ülkemizin, kurumlarımızın ve kullanıcılarımızın dijital bağışıklık sistemini güçlendirecek her çalışmanın içerisinde bulunmak hepimiz için öncelikli. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom olarak, siber güvenliği ulusal güvenliğin önemli bir unsuru ve milli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Politikalarımızı şekillendiren en temel yaklaşımımız; "Türkiye’nin verisini koruma" vizyonuyla hareket etmek ve kritik altyapılarda yerli ve milli ürün kullanmak. Yerli siber güvenlik ekosistemini güçlendirecek çözümlerimizi artırırken, Türkiye’nin dijital güvenliğini koruma misyonumuzu her şeyin merkezine koyuyoruz. Bu sorumluluk bilinciyle, Türkiye’nin en büyük Siber Güvenlik Merkezi’nde, 250’yi aşkın alanında uzman mühendisimizle küresel standartlarda 7/24 hizmet veriyoruz. Türkiye’nin en büyük siber güvenlik operatörü olarak, Türkiye’nin en geniş siber güvenlik hizmet portföyüne ve en büyük DDoS koruma kapasitesine sahip Siber Güvenlik Merkezimiz ile siber sınırlarımızı korumak için durmaksızın çalışıyoruz. Altyapımızdaki güç ve siber güvenlikteki yetkinliğimiz uluslararası çapta da tescilleniyor. CREST tarafından üç başlıkta akredite edilen ilk kurum olmamızın ardından, dünya çapında siber güvenlik ekiplerini bir araya getiren FIRST topluluğuna da tam akredite olarak katıldık. En yüksek güvenlik seviyesinde hizmet sunmaya ve ülkemizin dijital güvenliğini sağlama misyonumuzu daha güçlü ve proaktif bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.

Savaş Çokduygulu: Çocukların dijital güvenliğini ve dijital mahremiyeti 'Uppy' gibi projelerle teknik seviyede nasıl garanti altına almayı planlıyorsunuz?

Ebubekir Şahin: Dijital dünya birçok faydayı ve fırsatı beraberinde getirse de özellikle çocukların güvenliği dikkat edilmesi gereken konuların başında bulunuyor. Bu noktada özellikle teknoloji şirketlerinin daha güvenli dijital ortamlar oluşturma sorumluluğu bulunuyor.

Türk Telekom olarak, yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri ile birlikte hayata geçirdiğimiz Uppy’le çocuklarımızın dijital dünyayla bağlantısını güvenli hale getiriyoruz. Uzmanlar, Türk bilim insanları ve mühendisler tarafından özel olarak hazırlanan bu ekosistemde, “Tüm Ekranların Çocuk Modu” sayesinde 2-6 yaş grubundaki çocuklarımızın teknoloji ile güven içinde tanışmasını sağlıyoruz. Başta çocuklarımız olmak üzere herkes için güvenli ve erişilebilir bir dijital dünya inşa etmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Savaş Çokduygulu: 2025 yılını hedeflerin üzerinde bir büyüme ile kapattınız. Küresel ekonomik dalgalanmaların sürdüğü bir ortamda, Türk Telekom’un kar marjını korurken teknolojik yatırımları finanse etme dengesini nasıl kuruyorsunuz?"

Ebubekir Şahin: Türk Telekom olarak yalnızca teknoloji yatırımlarımızla değil, aynı zamanda güçlü finansal yönetim anlayışımız, yatırımcılarımızla kurduğumuz şeffaf ilişkiler ve çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızla da uluslararası alanda öncü şirketler arasında yer alıyoruz. Proaktif bir risk yönetimi uygulayor, operasyonel verimliliğimizi ön planda tutuyoruz. 2025 yılını güçlü bir finansal performans ve rekor yatırımlarla kapattık. Bu başarının temelinde küresel dalgalanmalara karşı geliştirdiğimiz disiplinli finansal yönetim ve stratejik önceliklendirme anlayışı yatıyor.

Bununla birlikte Türk Telekom olarak biz yatırımlarımızı sadece birer bilânço kalemi olarak değil, ülkemizin dijital geleceğini şekillendirme vizyonumuzun önemli bir aracı olarak görüyoruz. En büyük stratejik gücümüz ise yarım milyon kilometrenin üzerine çıkardığımız fiber altyapımız. Sahip olduğumuz bu geniş fiber ağ, şirketimizin sürdürülebilir büyümesinin olduğu kadar, 5G döneminin de en büyük teminatı. Fiberdeki bu eşsiz altyapı gücümüzü doğrudan mobile aktararak, 5G için kritik öneme sahip olan fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı şimdiden yüzde 61’e çıkardık. Önümüzdeki dönemde de tüm finansal ve operasyonel enerjimizi, "Herkes için 5G" anlayışımız doğrultusunda, dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde tüm bireyler için erişilebilir kılmaya harcamaya devam edeceğiz.

“5G’NİN DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜNÜ VE TEKNOLOJİSİNİ YAŞAMIN TÜM ALANLARINA YANSITTIK”

Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak, güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle yaşamın tüm alanlarında ‘insan’ı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla “Herkes için 5G” anlayışımızı ortaya koyduk.

“TÜRK TELEKOM 5G TEKNOLOJİSİ İLE SANATTA YENİ BİR DEVRİN KAPISI ARALANDI”

Türk Telekom olarak, 5G teknolojisini kültür ve sanatla harmanlıyoruz. Türkiye’nin 5G altyapısına sahip ilk ve tek kültür ve sanat merkezi olan Atatürk Kültür Merkezi’nde; 5G teknolojisinin imkanlarını, sanatseverlere sunuyoruz. AKM’de sağladığımız 5G deneyimiyle, teknoloji ve sanatı birleştiren sıra dışı deneyimleri kullanıcılarla buluşturuyoruz.

Mart ayında gerçekleştirdiğimiz 5G lansmanında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonuyla uyumlu olarak, 5G’nin sağlayacağı değer, kültür ve sanat alanında somut uygulama örnekleriyle sunduk. 5G teknolojisinin yüksek hız, düşük gecikme ve eş zamanlı bağlantı gibi yenilikçi özelliklerini, merhum sanatçı Müslüm Gürses’in 5G tabanlı hologramı ile katılımcılara aktardık. Rap müzik sanatçısı Sefo’nun yanı sıra Fatma Turgut ile marka yüzümüz Tolga Çevik, Gürses’in 5G tabanlı hologramı ile sahne performansı gerçekleştirdi. Ana destekçisi olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) teknoloji ile sanatı buluşturduğumuz 5G ile yenilikçi bir sanat deneyimini sanatseverlerle buluşturduk. Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi, “Herkes için 5G” vizyonumuz doğrultusunda yenilikçi uygulamalar geliştirmemizin en somut ve en güncel örneklerinden biri. 5G’nin sağladığı akıcılık sayesinde ziyaretçiler, İstanbul’un simge yapılarını konu alan eserleri, kesintisiz ve gerçekçi bir akışta inceleyebildi.

Kaynak: Haber Merkezi