Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, asrın en büyük ulaştırma projelerinden biri olacak "Modern Hicaz Demir Yolu" projesine ilişkin stratejik detayları paylaştı. Tarihi Hicaz Demir Yolu hatlarını modern teknolojiyle yeniden canlandıracak projenin Türkiye bacağında, güneyin lojistik ve sanayi merkezi Adana kritik bir kavşak noktası olarak ön plana çıkıyor.

Bakan Uraloğlu: "Nihai Hedef Hürmüz Boğazı'na Alternatif Oluşturmak"

Projenin küresel ticaret rotalarını değiştireceğini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ilk etapta Türkiye’den Suriye sınırına uzanacak hatların planlandığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, dev projeye ilişkin şu yol haritasını çizdi:

YDS Şartı Aranıyor! TÜİK'in Personel Alımında Detaylar Belli Oldu
YDS Şartı Aranıyor! TÜİK'in Personel Alımında Detaylar Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

"Modern Hicaz Demir Yolu için ilk etapta Türkiye'den Halep'e bir hat bağlayacağız. Halep-Şam-Ürdün hattı zaten mevcut. Suud tarafıyla da görüşmelerimiz hız kesmeden sürüyor. Nihai hedefimiz bu hattı Medine ve Mekke üzerinden Umman'a kadar uzatmak. Böylece doğrudan okyanusa bağlanarak, küresel ticaretteki en riskli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na güçlü bir alternatif oluşturacağız."

Adana Bu Dev Rotanın Akdeniz'deki Kalbi Olacak

Modern Hicaz Demir Yolu projesinin hayata geçmesiyle birlikte, Türkiye'nin güney kapısı konumundaki Adana, projenin en stratejik aktörlerinden biri haline gelecek. Kentteki dev sanayi tesislerinde üretilen mallar, kurulacak bu modern demiryolu ağı sayesinde hiçbir deniz veya liman engeline takılmadan doğrudan Ortadoğu, Körfez ülkeleri ve Umman üzerinden okyanusa açılma imkanına kavuşacak.

Mersin ve İskenderun limanlarına olan yakınlığı ve gelişmiş demiryolu bağlantılarıyla Adana; Avrupa ve Akdeniz üzerinden gelen transit yüklerin, Modern Hicaz Demir Yolu aracılığıyla Arap Yarımadası’na aktarılmasında da merkezi bir konumda.

Suriye'deki Halep ve Şam hatlarının Ürdün üzerinden Suudi Arabistan ve Umman'a bağlanması, bölgesel ticaretin yanı sıra diplomatik ve ekonomik istikrarı da beraberinde getirmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi