Şirket, yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla mısırın kullanım alanlarını genişletirken sürdürülebilir ve yenilikçi üretim modellerine odaklanıyor.
Mustafa Nuri Çomu, mısırın günümüzde yüzlerce farklı üründe temel hammadde olarak kullanıldığını belirterek, “Mısır, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip stratejik bir üründür. Biz mısırı yalnızca işlenen bir tarım ürünü değil, sanayiye değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere kadar uzanan çalışmalarımızla mısırın potansiyelini sürekli geliştiriyoruz” dedi.
Çomu, mısırın artık yalnızca gıda sektöründe değil; tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve farklı sanayi alanlarında da kritik rol üstlendiğini ifade etti. Şirket bünyesindeki Ar-Ge faaliyetlerinin yalnızca ürün geliştirmeye değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazarların oluşturulmasına da katkı sunduğunu kaydetti.

2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanan Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi’nde nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir üretim alanlarında yoğun çalışmalar yürütüldüğünü belirten Çomu, geliştirilen ürünlerin kozmetik, kimya ve ilaç gibi sektörlerde de kullanım alanı bulduğunu söyledi.
Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine kadar uzanan çalışmalar kapsamında market poşeti, çöp torbası, endüstriyel ambalaj, tarım filmleri ve pipet gibi çevreci ürünlerin geliştirildiğini aktaran Çomu, bu çözümler sayesinde hem mevcut pazarlarda büyüdüklerini hem de yeni kullanım alanları oluşturduklarını dile getirdi.
Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerini vurgulayan Çomu, 2025 yılında Ar-Ge yatırımlarını iki katına çıkardıklarını ifade etti. Aynı dönemde Ar-Ge ekibine yeni araştırmacıların dahil edildiğini, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış yaşandığını belirten Çomu, biyoteknoloji uzmanlarının da ekibe katılmasıyla multidisipliner yapının güçlendiğini söyledi.
Kimyasal analiz, biyoteknoloji ve tekstür alanlarında yapılan yatırımlarla teknik kapasitenin artırıldığını kaydeden Çomu, Ar-Ge bütçesinin önemli bölümünün ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldığını ifade etti.
Şirketin Ar-Ge vizyonunun sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirten Çomu, biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan üretim süreçleri ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmaların öncelikli araştırma alanları arasında yer aldığını söyledi.
2026 hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlerin geliştirilmesine ağırlık vereceklerini ifade eden Çomu, ithal ikame ürünler üretmeyi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçladıklarını belirtti. Ayrıca enerji tasarrufu sağlayan ve çevresel etkileri azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sunmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.




