5 OCAK ÖZEL
Usta gazeteci Serden Çevik’in moderatörlüğünde, gazeteciler Sefa Saygıdeğer, Murat Yonat ve Murat Gegin, kentin sıcak gündemini yorumlamaya devam etti. Çukurova Belediyesine yapılan operasyonla birlikte gazeteciler yaşananları ve perde arkasındaki gelişmeleri değerlendirirken, ortak görüş bu operasyonların önümüzdeki günlerde CHP’li diğer merkez ve ilçe belediyelerine sıçrayabileceği yönünde oldu
SERDEN ÇEVİK:
Türkiye’nin günleri yoğun ama Adana’nın günleri daha da yoğunlaştı. Dün Çukurova Belediyesi’ne yapılan operasyondan sonra Belediye Başkanı Emrah Kozay ve 4 belediye başkan yardımcısı da gözaltına alındı. Gözaltına alınanların sayısının normalde 51 olması gerekiyordu ancak emniyet güçleri 44 kişiyi gözaltına aldı diğer isimlerle ilgili emniyetin çalışması sürüyor aldığımız bilgiler şuan için bunlar...
İfadelerin alınmasına akşam saatlerinde başlandı. Ancak şu an itibarıyla Emrah Kozay ve 4 başkan yardımcısının ifadeleri alınmadı. Diğerlerinin ifadeleri alınmaya başlandı.
Kulislerde yaptığımız araştırmalara göre, cuma gününe kadar bu ifadelerin tamamlanacağı ve savcılık kararıyla mahkemeye sevklerin yapılacağı yönünde bilgiler var.
Dün operasyon oldu. Aslında bu operasyon çok dillendirilmişti. “Ne zaman yapılacak, bu hafta yapılacak, haftaya yapılacak” der gibi…
Ama pazartesi sabahı uyandığımızda operasyonun yapıldığını öğrendik.
Şimdi ben bazı iddiaları sizlerle paylaşmak isterim. İddialar şu yönde; Belediye Evleri’nde kapalı bir semt pazarı var, biliyorsunuz. Orası Soner Çetin döneminde de ihale ediliyor.
Tabii bunlar iddialar, ne kadar doğru bilmiyorum. Daha sonra Emrah Kozay ve ekibi geldiğinde buranın ihalesini iptal ettiriyorlar. Daha sonra tekrar anlaşma mı oluyor, ne oluyor?
O ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası da benim bildiğim kadarıyla Belediye Evleri’ndeki semt pazarı olabilir. Doğrudan teminlerin de aşırı derecede yapıldığı iddiası var. Orada İmar AŞ’den de gözaltına alınan isimler var.
Bu konu arasında çok ilginç bir anekdot var. Seninle yayın öncesinde görüşmüştük, Sefa’ya da söyledim. Ahmet Usta dillendiriliyor, bakın. Yeni bir Aziz İhsan Aktaş…
Olabilir. Yeni bir Aziz İhsan Aktaş olabilir. Çünkü Ahmet Usta, biliyorsun Murat ağabey, Mersin’de tutuklanmıştı.
Son dakika bilgisi vereyim size, bilginiz olsun. Şu an Çukurova Belediyesi’ne müfettişlerin geldiği iddia ediliyor.
Konu ise, hatırlarsanız, bir çocuk boğulmuştu havuzda. Orası için yıkım kararı alınmış. Yıkılmadığı için müfettişlerin tekrardan geldiği ve “Neden yıkılmadı?” diye şu an araştırma yaptığı iddia ediliyor.
Şimdi konuyu açacağım. Daha ifadeler yeni yeni alınmaya başlandı.
Bugün CHP Meclis üyeleri Zihneti Emre ve Serdar Seyhan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Yeni Parti’ye geçti. Şöyle söyleyeyim sana, Zihneti Emre edecekti. Çünkü Yeni Parti’ye geçmeyi düşünüyordu. Biliyorsun 1-1,5 ay önce kıyamet koptu zaten. “Disiplin süreci başlatılacak” diye.
Cumhuriyet Halk Partisi de ilk olarak… Kendisi de zaten bir açıklama yapmıştı. Sebebi de Yeni Parti’nin binasının açılışına gitmesiydi. İlçe binasının açılışına gitti diye…
Ben sordum da dedi ki: “Ben giderim, orada da arkadaşlarım var. Niye, ben ajan mıyım?”
Çok büyük de ses getirmişti “Ben ajan mıyım?” sözü.
Ama tabii ki matematiksel hesaplar yapıldı da öyle geçti. Zaten geçecekti Zihneti Emre.
Şimdi diğer yandan size bir bilgi daha vereyim. Onun üzerine daha hızlı konuşuruz. Dün operasyonlar devam ederken, gözaltılar sürerken akşam saatlerinde Metin Seyit Tekin, Özgür Altıok, Derya Genç, Ali Bülbül ve İsmail Eker’in, iddialara göre Büyükşehir Belediyesi Cam Bina’da toplantı yaptığı öne sürüldü.
İddialar bu yönde.
Şimdi diğer tarafta iki isim istiyor: Nazlı Pınar Günlü ve Çağkan İnan.
Ama ben şunu söylüyorum: Basite indirgemezler Ahmet Usta’yı. Ahmet Usta’nın arkasında çok işler var diyorlar.
Bu yapılan operasyon, bugünkü operasyon… Yeni Parti tarafından CHP’ye yapılmış bir operasyon.
Onu anlatmaya çalışıyorum. İki meclis üyesinin oraya geçmesi…
Kırılma nerede başladı, hatırlarsanız? İstanbul’da bir yerde CHP dedi ki: “Yeni Parti girsin, biz seçime girmeyeceğiz.” Seçimi Yeni Parti kazandı.
Özgür Özel dedi ki: “Onların oyuna ihtiyacımız yoktu. Biz zaten alacaktık.”
Kırılma orada başladı.
Diğer seçimlerde bakın, dikkat edin, artık CHP de aday çıkartıyor.
Özgür Özel’in o sert çıkışından sonra artık her yerde CHP’ye karşı aday çıkartılmaya başladı.
Burada birleşme olmaz bana göre
SEFA SAYGIDEĞER
İşe gelenler orada belediye içerisine alınmadılar. Beklemeye başladılar. Tabii olay duyulur duyulmaz. Bütün siyasiler de yeni partinin il başkanına da dair olmak üzere oraya akın etti. Bir de Milletvekili Ayhan Barut vardı Orhan Sümer de yanındaydı. Burhanettin Bulut ile birlikte il başkanı Anıl Tamburoğlu orada da açıklamada bulundular. Vatandaşlar da hemen belediyeye koştular. Burada enteresan bir şey. Biz zaten Büyükşehir ardından Ceyhan, ondan sonra Seyhan ve Yüreğir Belediyesi ile devam eden operasyonların ardından bir belediyeye daha operasyon olacağını tahmin ediyorduk. Hatta uzun zamandır da Çukurova Belediyesi operasyonla ilgili konuşuluyordu değil mi operasyon bekleniyor gibi kulislerde, perde arkasında vatandaşın, siyasilerin konuştuğu konu buydu. Bundan sonra söz yargı da tabii. Orada Murat abiye yine şu noktada katılıyorum masumiyet karinesini gözetmek.
O gözaltına alınanların hepsiyle ilgili masumiyet karinesini önceliklemek gerekiyor. Şimdi gözler bundan sonra ne olurda? Oradaki siyasi denge ile ilgili hesaplamalar var değil mi? Şimdi meclis üyesi sayısı oraya gelince eşitleniyor gibi. İşte orada karşıda şu kadar sayı var. Bu noktada hesaplamalar başlıyor. Olur da gözaltı tutuklulukla devam ederse diye. Biz şimdi merak ediyoruz. Acaba aynı şekilde Karataş-Yumurtalık'ta bir operasyon hazırlığı var mıdır? Olur mu? Olabilir mi? Çünkü bu bir artık süreç. Uzun zamandır işte birçok belediyeye operasyonlar yapılıyor. Burada gözaltına alınıp sonrasında adli tıptan çıkarken Emrah Kozay'ın söylediği cümleyi çok önemsedim ben. Canımız da karnımız da Cumhuriyete feda olsun diye bekleyip göreceğiz. Yargı da son söz. Ama tabii araştırmalarımız da devam ediyor.
Bu işlerde kişiye bağımlı olunmamalı. Kişiye bağımlı olursak işler yürümüyor işte. Belediye başkanına da bu işler, hizmetler, kamu hizmetleri kişiye bağımlı değildir, olmamalıdır.
Zaten hizmetleri belediye başkanının kendisi yapmıyordur, arkasındaki ekibi yapıyor sevgili Murat abi. Yani vekiller yönetir, vekiller yönetsin. Şu anda yargıya intikal etmiş konular yargının bağımsızlığına inanıyorsak, hepimiz ki inanıyoruz.
Dolayısıyla doğru kararı verecektir. O kararı geciktirmeden, hızlıca verilmesi noktasında katılıyorum. Ben fikrim, hızlıca karar verilmeli.
Suçluysa suçlular, suçlu değillerse serbest bırakılır, görevlerine iadesi olur. Ama sistemdeki problem şu, kişiye bağımlı olmamalı belediyeler. Kamu hizmeti yapıyorsun.
Başkan yok diye çöp toplanmaz mı bir ilçede? Toplanmalı. Başkan yok diye vergiler alınmıyor mu? Alınmalı. Başkana bağımlı olmamalı ki o sistemde sistemi yöneten başkanın alt kademeleri, müdürleri, müdürler yoksa onların şefleri.
Onlar yoksa onların da elemanları. Yani tek başına başkanlar… Hizmet edilirse birisi efendim, aidiyet duygusu. Başkanlar olmasa da oradaki ekibin yönetebilmesi, hizmetleri aksatmadan sürdürebilmesi gerekiyor.
Onu da ondan sonra konuşalım bence. Kendisine bir sormak lazım değil mi? Bize merak oluyor. Böyle bir hizmet olur mu Metin Settekin? Neden olmasın? Metin abiyi hepimiz tanıyoruz, kendisi de hepimizi bilir. Güzel hizmet olur evet. Bir ağabeylik pozisyonu da var şehirde. Güzel hizmet olur. Neden olmasın? Oraya devletin değil, kendi skilerini koyarsa teknelerle beraber Çukurova için de yeni bir vizyon geliştirmiş olur. Nasıl olabilir? Çukurova'da oturuyorsun ya. Jetski'ye bineceksin ya. Sadece Çukurova'da oturduğum için söylemiyorum ben bunu. Ben hepsini de takip ediyorum bu arada. Mesela geçen mecliste de Yüreğir'de Süleyman Vahit Sırlıbaş'ta belediyenin gelecek yıl bütçelerini görüşüyorlar. Birçok şehirde de örnekleri bulunan başta İstanbul olmak üzere hatta hemen yanı başımızdaki Mersin'de dahil olmak üzere belediye sosyal testlerinden bahsetti. Yüreğir'e de böyle dar gelirli vatandaşların, emeklilerin gidebileceği uygun fiyatlı sosyal testler önerdi. Mesela ben onu benim de çok düşündüğüm ara ara bir Adanalı olarak nehir kenarına gittiğimde değil mi Yüreğir tarafından? Ya bir yerde oturup bir çay içmek için aradığım yerler oldu orada.
Yani çok güzel bir proje. Buradan da tebrik edeyim kendisini. Aynı şeyi Çukurova'da da Metin abi yapsın ya. Ne var yani.
MURAT YONAT:
Çukurova Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında Belediye Başkanı Emrah Kozay, dört belediye başkan yardımcısı ve toplam 51 kişinin gözaltına alındığı biliniyor. Belediyede uzun süredir incelemeler yapıldığını biliyoruz. Gözaltındaki kişilerin hukuki durumuna ilişkin kesin değerlendirme yapmak için ifade işlemlerinin tamamlanması gerekiyor.Hatta yaklaşık altı ay önce gerçekleştirdiğimiz bir televizyon programında konuyu ele almıştık.
‘’Başsavcılığın açıklamasını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Belediyenin 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait ihale ve doğrudan temin evrakları üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından incelendi. İncelemelerde, belediyeye bağlı bir şirket üzerinden gerçekleştirilen bazı alımlarda Kamu İhale Kanunu’ndaki istisna hükümlerinin mevzuata aykırı kullanıldığı iddia edildi.
Soruşturma kapsamında ayrıca bazı yüklenicilerin hakkediş ödemelerini alabilmek için rüşvet verdiği öne sürüldü. Şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamaları da yöneltildi.
Soruşturmanın bir diğer ayağını ise belediyede fiilen görev yapmadıkları hâlde maaş aldıkları iddia edilen kişiler oluşturdu. Konu şu anda incelenmekte olduğu için bu aşamada açıklama yapmak doğru olmayabilir. Suçlamalar netleşip süreç açıklığa kavuştuğunda gerekli değerlendirmeyi yapar ve görüşlerimizi paylaşırız.’’ Açıklama bu.
Ancak bu değerlendirmelerimizin kesinleşmiş bir karar olmadığı için şu an yorum yapmak erken olur.
Soruşturmanın seyri, şüphelilerin ifadelerinin ardından verilecek kararlar ve adli makamların değerlendirmeleriyle netlik kazanacaktır. Gözaltı işlemleri ve suçlamalar, tek başına şüphelilerin suçlu olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor.
MURAT GEGİN:
Şimdi bu sabah bu haberlerin detaylarına bakarken bir haber daha düştü önümüze. Milas Belediyesi'ne de operasyon yapıldı. Belediye Başkanı ve onun dâhil olmak üzere 12'yle yapılan operasyon da dâhil 29 kişi gözaltına alındı. Senin de konuya girişinde bahsettiğim gibi Büyükşehir'de yaşanan gelişmeden sonrasında ilçe belediyelerine de bu tür operasyonların yapılacağı dillendiriliyordu. Büyükşehir, Şeyhan, daha sonra Çukurova Belediyesi, daha sonra daha önce de Yüreğe Belediyesi'nde Belediye Başkanı Demirçalı ile ilgili bir mahkûmiyet kararı sonrası yaşananlar var.
Bunlar dillendiriliyordu ve gözaltı süreçleri başladı. Şu an için 44 ama belirlenen isim 51 kişi. Diğerlerinin yakalanması için, ifadelerinden alınması için emniyetli operasyonları sürüyor.
Benim burada söyleyeceğim şey şu, gözaltına alınan kişiler arasında meslektaşımız olan bir kardeşimiz var bizim. Daha önce beraber çalışma imkânımız olduğu zamanlarda oldu.
Öncelikle tanıyoruz. Kendisi şu an Çukurova Belediyesi'nde başkan yardımcısıydı. Ben şunu söyleyebilirim, masumiyet karinesinin dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum. Diğerleri de kendilerinde masumdur ama masum olduklarını da söyleyeceklerdir. Ama bu kardeşimizin masum olduğuna ben şahsım adına inananlardanım. İnşallah bu soruşturma tamamlanır ve kendisi bir an önce aramıza katılır diye düşünüyorum. Bunun yansımaları ne olur dersen, genellikle kanı ve beklenti şu Adana kamuoyunda görüştüğüm insanların da aldığım bilgiler için de şunu söyleyebilirim. Bu tür operasyonların diğer belediyelere de sıçrayacağı yönünde. Sırada Seyhan mı var sorusu soruluyor. Bunu bekleyip göreceğiz. Mutlaka devletin ilgili birimleri de buna benzer konularda çalışmalarını yapıyorlardır. Burada bir dikkat çekmek istediğim bir konu var. Yıllarca haksız kazanca, alın teri olmadan kazanılan paraya karşı olduğumuzu her fırsatta dile getirmiştik. Emeğin kutsallığını dile getirmiştik. Burada yeni bir deyim öğrendik. ATM memuru diye. Bunlara bizim sokak ağzıyla, sokak jargonuyla banka maketçiler deniyor. En azından haksız kazanç sağlanmaması yönünde de ilgili kurumların gerekli uyarılar alması yönünde faydalı olacağını düşünüyorum. Bu ve bu tür benzer işlere yönelen kişilere veya kurumlara da örnek olacaktır bu tür asalakları bünyelerinde barındırmasınlar.





