Atalarımızdan bize ne çok miras kalmış…Ciltcilt eserler… Sıra sıra binalar, buluşlar, icatlar, sanat ve edebiyat eserleri…Tarihten coğrafyaya, arkeolojiden, mantık felsefeye, neler neler… Bunlardan bir tanesi de, ‘ATA SÖZLERİ…’ O kadar isabetli, o kadar yerinde, o kadar gerçekçi, o kadar hakikat ki, adeta karanlıkta kullanılan bir fener gibi, önümüzü aydınlatıyor, önümüzü görmemizi sağlıyor. Yaşanmışlığın imbiğinden süzülmüş olan bu sözler, nesiller boyu önemini hiç yitirmemiş…Nesildennesile, söylene söylene, yazılı kaynaklarda yer bula bula, bu günlere gelmiş. Kuşkusuz ki bizden sonraki nesillere de ulaşacak…Yüzyılların tecrübesi bu sözler.Boşuna söylenmez.Bizim buralarda onlarcası, yüzlercesi var. Her biri pırlanta değerinde sözler. Adeta, seç beğen al ...Bu gün bunlardan birini gündeme getireceğiz;
İşte o söz:
‘İTE DALANMAKTANSA, ÇALIYI DOLANMAK İYİDİR.’
Günümüz yaşayışı içinde, bire bir, cuk diye oturmuş güzel bir söz.
Huzursuzluk veren birinin menziline girme diyor.İşini onu görmeden yap ...İnsan ilişkilerinde olgun davranışa, hoş görüye, anlayışlı ve sabırlı olmaya giden bir yol, çalıyı dolaşmak...
Her zaman çalı dolaşılır mı? Biraz zor gibi de gözükse de, dolaşmakta yarar var . Psikiyatride benlik var...Alt benlik var...Üst benlik var.Çalıyı dolaşmak zorunda kaldığımız it gibi...
Canın sıkılır yani canını sıkarlar...Egon, itin üstüne salar seni...Süper ego, dur der...O it, çalıyı dolaş telkinini sana verir...Olgun kişide...Buna sabır da diyebiliriz...
O an itin üzerine doğru yürüsen, egon mutlu olacak...
Hani derler ya Cami duvarına işeme...Neden ?Cami kutsal yer. Duvarına da işenmez...İşeyen yok mu? Çok...Bunlara ne yapmak gerek derseniz,yine de çalı aklınıza gelsin...Bir tur atın,dolaşın....
Edepsiz kişi ile uğraşmamak için, onun bulunduğu yerden uzaklaşın.
Çalıyı dolaşın...Ata sözü...boşuna söylenmemiş…!!!
Yani sabır... Ya sabır…
Bu yol biraz zahmetli...Belki biraz yorucu...Meşakkatli...Ama doğru ve yerinde bir yol…
Az sabırda ,çok keramet vardır.Küçük olaylar karşısında sabırlı olmazsanız,büyük plânları gerçekleştiremezsiniz…
Atalar ne demiş?...
*’’İtle çuvala girilmez…’’
*Her şeyin sırrı, sabırdır.
*Acıya sabredersin adı''metanet '' olur...
*Açlığa sabredersin adı, ''oruç'' olur...
*İnsanlara sabredersin adı,''hoşgörü'' olur...
*Dileğe sabredersin, adı,''dua'' olur...
*Duygulara sabredersin adı,''gözyaşı''olur...
*Özleme sabredersin adı,''hasret''olur…
*Sevgiye sabredersin adı,'' aşk'' olur...
*Bunları Mevlâna demiş...
Bizde diyoruz ki;* ite sabredersin adı'' çalıyı dolaş'' olur...
Tolstoy da bakın ne demiş :
* ‘’Kötüler, tahammül edildikçe, daha da çok azarlar...’’
Sabır sadece zorluklara tahammül değildir...Sabır gücün yettiği halde zalim olmamaktır ... Biz zalim olmadan yine diyoruz...Ya sabır...Ya sabır diyerek…Çalıyı da sürekli dolaşıyoruz...
Nereye kadar?
-Birlikte, bir arada kardeşçe, barış içinde sevgi ve saygıyla yaşamayı geniş kitlelerce yaşamayı öğrendiğimiz zaman…
-Otobüse binen yaşlıya ya da hamile kadına yer vermeye başladığımız zaman…
-Alış veriş ya da bir başka kuyrukta beklerken, insanları umursamadan en öne geçmediğimiz zaman…
-Bankalarda, sıra matikten sıra numarası almamıza rağmen, gözü açıklık marifeti yaparak, gişeye gitmediğimiz zaman…
-Trafikte başkalarını tehlikeye atacak şekilde araç kullanmadığımız zaman…
-Engelli vatandaşlara ayrılmış park yerlerine, aracımızı park etmediğimiz zaman…
-Trafikte hatalı araç kullanımı ya da trafik kurallarına uymadığımız da bir başka sürücü tarafından ikaz edildiğimiz de, özür dileyip, durumu düzelttiğimiz zaman…
-Yaptığımız hata ve yanlışlara karşı aldığımız ikaza, küfürle, bıçakla, tabancayla karşılık vermediğimiz zaman…
-Bir işi yaparken, karşı tarafa zarar vermeden yapmalıyım düşüncesine sahip olduğumuz zaman…
-Tarladaki anızları yakmadığımız zaman…
-Yasa ve kurallara, azami ölçüde uyduğumuz zaman…
-En ufak bir tartışmada, yaralama ve ölüme meydan vermediğimiz zaman…
-Sana yapılmasını istemediğin şeyleri, sen başkasına yapma anlayışına sahip olduğumuz zaman…
-Haksızlıklar, adaletsizlikler karşısında toplumsal dayanışmada yer aldığımız zaman…
-Ne ki? Neyime? Neme Lâzım? Anlayışından uzak kaldığımız zaman…
-Şeffaf, hesap verebilir, sorumluluklarımızın farkında olduğumuz zaman…
-Terbiyeyi, edebi, nezaketi, kaliteyi, seviyeyi, bir yaşam biçimi haline getirip, uyguladığımız zaman…
-Kötülüğe karşı iyilikle karşılık vermeye çalıştığımız zaman…
Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz…
Sonuçta bize verilen nasihat: Kötü ve size zarar verecek olaylardan uzak durun sözüdür.
SON SÖZ: ‘’ SEN SENİ BİL SEN SENİ, SEN SENİ BİLMEZSEN, PATLATIRLAR ENSENİ.’’