Saadet Partisi ile ilgili haberler, son günlerde sık sık medya ve internette yer almaktadır.Ayşe Baykal, Temel Karamollaoğlu ile bir röportaj yapmış, ona bu gerçeğe işaret ediyor:

Temel Bey, Saadet Partisi Genel Başkanı olduğunda “Neden daha genç bir insanı Genel Başkan yapmadılar?” demiş ve partinin sessiz sedasız yerinde sayacağını düşünmüştüm. Ama Temel Bey, beni ve Türkiye’yi şaşırtacak bir çıkış yaptı. Söylemleriyle partisini gündemin üst sıralarına taşıdı. “Yıllardır sessiz sakin giden Saadet Partisi nasıl oldu da gündemde fırtınalar estiriyor? Temel Bey ne diyor da sosyal medya yıkılıyor?” diye kendisine sormak istedim. Dün iktidara gelmesinden korkan kesimin bugün alkışladığı, muhafazakâr kesimin bir bölümünün ise yükselişinden rahatsız olduğu bir parti haline geldi Saadet Partisi. Bunun nedenini merak ettim.

Keza, İyi Parti’nin kongresi vardı. Sosyal Medyada kongreye katılım ile ilgili mesajlar dikkat çekiciydi. 25.000 diyen de var, 50.000 diyende…

Çiftlikbank mağdurlarının sayısı da 35.000. Çiftlik bankın kurucusu da parti kursa, o da bu kadar insan toplardı demek ki! “Çoklukla övünmeyin” denmedi mi bize! Adil olalım arkadaşlar. O zaman kuyudaki Yusuf, Mısır’a sultan olur. O zaman, Ebabil kuşları fil ordularını yener. Yoksa Karun da olsanız, Şeddat da olsanız ne faydası var? O haram mal, sizin için kendi cehenneminizde sizi yakacak odunun parası olur. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk eder misin Allahım.!”. Muhterisle muhtekir buluşunca böyle oluyor işte. Öfke, aşk ve hırs insanların gözlerini kör edince böyle oluyor bu işler…

Birileri yeni 15 Temmuzlar için çalışırken, birileri de, kendi kasalarını haram mal ve para ile doldurmak için çalışıyor. Devlette köşe kapmaca oynuyor. Köşe başlarını ele geçirmeye çalışıyor. Allah’ın laneti; ehliyet ve liyâkatı görmezden gelip, hak, hukuk, adaleti bir kenara bırakıp, kamu malına göz diken hainler ve ahmakların, Münafıklar, Kafirler ve inandık dedikten sonra sapık fasıklardan olanların ve onlara yardım edenlerin üzerine olsun. Allah’ın Kahhar sıfatı onların üzerinde tecelli etsin, çaldıkları, gaslettikleri mallar onlara hayır vermesin, zaten vermeyecek de!

Biliyorsunuz, bir hırsız bir bağdan bir bostan çalar. Rüşvet alan kişi ise, bir bostan karşılığı bir bağı satar!

Kamu mülküne zarar verenler sadece kamu yöneticileri değil, hepsi değil elbette, ama müteahhit kılıklı siviller de var, tüccar görünenler de. Piyasa dolandırıcılardan ve üç kağıtçılardan da geçilmiyor.

Başa dönecek olursak, SP’yi, daha doğrusu Temel Karamollaoğlu’nu gündemde en üst sıraya yükseltenler kimler? Ona bakmak gerek. SP’de ya da Karamollaoğlu’nda bir marifet yok. Şu var; malum çevrelerin işine yarayacak mesajlar verirseniz birileri sizi gündemin en üst sırasına taşır. AK Parti’ye zarar verecek herkes “muteber kişi” muamelesi görecektir seçim sürecince.

Bakın, sessiz sedasız, Türkiye’yi Gezi benzeri bir olaya hazırlamak için birileri şimdiden hazırlık yapıyor sanki.

Hürriyet’ten Dinçer Gökçe’nin ısrarla gündeme getirdiği bir haber dikkatlerden kaçmamış olsa gerek. “ ‘Sen yat bilgisayarın çalışsın demişlerdi’ o paralara el konuldu” başlığı ile verilen haberin devamında “Türkiye genelinde 40 bine yakın kişiden, bilgisayarlarını açık bırakarak pazara kazandırmayı vaat eden Detay Maxinet’e yönelik MASAK harekete geçti. MASAK’ın hazırladığı rapor sonrası sulh ceza hâkimliği 26 Mart’ta şirketin hesaplarına bloke koydu. MASAK raporunda, piramit sistem kullanılarak dolandırıcılık yapılmış olabileceğine işaret edildi. Sitenin kapatılması için de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) yazı gönderdi. (…) Geçen yıl, binlerce üyeden topladığı 25 milyon dolarla sırra kadem basan Kairos sisteminin bir benzeri Detay Maxinet adı verilen sistem üzerinden yürütülüyor” deniyor.

Burada dikkatlerden kaçırılan bir detay var. Türkiye’de internet reklamcılığı yapan 40 civarında şirket var. Detay Maxinet bunlardan biri. Neden diğerlerinden söz edilmiyor da, sadece Maxinet hedef tahtası haline getiriliyor.

Önce bunlar ne yapıyor: Bir yapay zeka ile internette sizin ilgilendiğiniz konularla ilgili size reklam gönderiyor. Başka; sizi arama motorlarında en üst seviyeye çıkarıyorlar. Bunu nasıl yapıyorlar. Kendileri bir merkezde çok sayıda bilgisayar bulunduruyorlar, burada yüzbinlerce sosyal medya hesabı açıyorlar ya da sanal kişilik kimlikli, sanal bilgisayarlar oluşturuyorlar ve bunlar üzerinden giriş yapıyorlar. DebbWeb’i, Black Web’i anlamadan Etheriumu, Blockchain teknolojisini, yapay zeka ve Avatar teknolojisini, Hümonoid teknolojisini bilmeden bu işin içinden çıkamayız. Bunu burada yasaklarsanız yurtdışına giderler. Burada denetimli serbestlikten yararlanarak bu işi yapmak isteyenlerin devletin kontrolünde olan Milli Data merkezinde bu işi yapmaları, bu işi yapanlarında bir denetim sistemine akredite edilmesi gerekir.Bakın, bu işi yapanlar, siber saldırının altyapısını da oluşturabilirler, haksız rekabet de yapabilirler, istedikleri marka, kişi ve kurumu birinci sıraya da çıkarabilirler. Sosyal medyada panik de oluşturabilirler. Yarın gezi benzeri bir eylemde, ya da seçim sürecinde de kullanılabilirler. Kötü kullanım için kumar da oynatabilirler, kendi aralarında gruplaşıp Bitcoin üretim merkezlerine de dönebilirler. Bizden söylemesi…

SON SÖZ:’’ ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR.’’