Adana’da Adana’daki Mardinliler Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (MAR-DAD) tarafından düzenlenen “Terörsüz Türkiye Birlik ve Beraberlik Platformu” panelinde, toplumsal barış ve kardeşlik mesajları öne çıktı. Seyhan Belediyesi Selman-ı Park Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa eski Devlet Bakanı Masum Türker, Mersin Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. M. Zeki Uyanık, Türkiye-Irak Dostluk Derneği eski Başkanı Mehmet Emin Değer ve çok sayıda davetli katıldı. MAR-DAD Yönetim Kurulu Başkanı Halil Arslan, Türkiye’nin huzurlu bir geleceğe ulaşmasında farklı kültürlerin bir arada yaşama iradesinin belirleyici olduğunu vurguladı. Mardin’in tarihsel birikimini örnek gösteren Arslan, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Halil Arslan’dan Terörsüz Türkiye ve kardeşlik vurgusu
Panelin açılış konuşmasını yapan MAR-DAD Yönetim Kurulu Başkanı Halil Arslan, etkinliğin yalnızca bir toplantıdan ibaret olmadığını belirtti. Arslan, ortak geleceğe duyulan inancı güçlendirmek, toplumsal dayanışmayı artırmak ve Türkiye’de kalıcı barışın tesisine katkı sunmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Türkiye’nin huzuru, milletin birliği ve devletin geleceği söz konusu olduğunda herkesin sorumluluk alması gerektiğini dile getiren Arslan, “Bu ülkenin fertleri olarak söz konusu Türkiye’nin huzuru, milletimizin birliği ve devletimizin bekası olduğunda elimizi değil, bütün gövdemizi taşın altına koymaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Arslan, Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle başlayan Terörsüz Türkiye sürecinin ülkenin geleceği açısından yeni bir fırsat oluşturduğunu savundu. Sürecin kardeşlik, güven ve ortak gelecek anlayışıyla ilerlemesi gerektiğini belirten Arslan, bölgedeki çatışmaların Türkiye’ye sıçramamasının önemine dikkat çekti.

Mardin’in çok kültürlü yapısı Türkiye’ye örnek gösterildi
Halil Arslan, Mardin’in farklı kültürlerin, dillerin ve inançların yüzyıllardır bir arada yaşadığı şehirlerden biri olduğunu vurguladı. Kentin tarihsel tecrübesinin yalnızca Mardin için değil, Türkiye’nin toplumsal barışı açısından da yol gösterici nitelik taşıdığını ifade etti.
Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin ve farklı inanç topluluklarının aynı coğrafyada ortak bir yaşam kültürü geliştirdiğini belirten Arslan, farklılıkların ayrışma nedeni olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Arslan, güçlü bir Türkiye’nin yalnızca ekonomik ve siyasi kapasiteyle ölçülemeyeceğini dile getirdi. Vatandaşların birbirine güvendiği, hak ve hukuklarının korunduğu, herkesin kendisini eşit ve değerli hissettiği bir toplumsal yapının da güçlü ülkenin temel unsurları arasında bulunduğunu kaydetti.
Mardin’deki kardeşlik ikliminin ülkenin diğer bölgelerinde de güçlenmesini istediklerini belirten Arslan, sivil toplum kuruluşlarının bu hedef doğrultusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Çocuklara daha huzurlu bir ülke bırakmanın ortak görev olduğunu vurgulayan Arslan, ayrılık yerine dayanışmanın, korku yerine umudun hâkim olduğu bir Türkiye hedeflediklerini ifade etti.
Doç. Dr. M. Zeki Uyanık, huzurun ekonomik etkisine dikkat çekti
Panelde konuşan Mersin Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. M. Zeki Uyanık, toplumsal huzurun ekonomik ve sosyal yaşam üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Güven ortamının ekonomik faaliyetler açısından belirleyici olduğunu söyleyen Uyanık, Mardin ve Midyat’ın turizm potansiyeline dikkat çekti.
Uyanık, “Para güven ve huzur ister. Bugün Mardin ve Midyat milyonlarca turisti ağırlıyorsa, bu huzurun ve kardeşliğin ekonomiye olan doğrudan yansımasıdır” dedi.
Birlik ve beraberliğin yalnızca aynı coğrafyada yaşamak ya da aynı dili konuşmak anlamına gelmediğini belirten Uyanık, farklı düşüncelere ve toplumsal özelliklere sahip insanların ortak insani ve ahlaki değerlerde buluşabilmesinin önemini anlattı.
Toplumsal barışın sürdürülebilmesi için herkesin haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eden Uyanık, konuşmasında Kur’an-ı Kerim’den ayetlere de yer verdi. Âl-i İmrân suresinin 103’üncü ayetindeki birlik çağrısını hatırlatan Uyanık, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, ayrışma ve düşmanlığın önlenmesinin esas olduğunu söyledi.
Konuşmasını “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” sözüyle tamamlayan Uyanık, barışın toplumsal ilişkilerin yanı sıra ekonomik refah açısından da temel bir unsur olduğuna işaret etti.

Masum Türker’den Mardin’in sosyal sermayesini koruma çağrısı
Eski Devlet Bakanı Masum Türker, Mardin’in çok kültürlü yaşam geleneğini toplumsal bir güç olarak tanımladı. Kentin farklı etnik ve dinî toplulukları bir arada yaşatma tecrübesinin, modern barış kurumlarından çok daha eskiye dayandığını belirten Türker, bu birikimin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.
Mardin’de Kürtlerin, Arapların, Türklerin, Süryanilerin ve Türkmenlerin kendi kültürel değerlerini koruyarak ortak bir yaşam kurduğunu ifade eden Türker, geçmişte komşuluk ilişkilerinin ve karşılıklı dayanışmanın toplumsal huzurun korunmasında rol oynadığını anlattı.
Türker, Mardin’in sahip olduğu kültürel ve insani birikimi “sosyal sermaye” olarak nitelendirdi. Sivil toplum kuruluşlarının bu birikimi koruması, dayanışmayı artırması ve gençleri çalışmalarına dâhil etmesi gerektiğini vurguladı.
“Mardinli olmak bir ayrıcalıktır” diyen Türker, ailelerin ve derneklerin kentin tarihini çocuklara anlatmasının önemine dikkat çekti. Gelecek kuşakların bu kültürün taşıyıcısı olması gerektiğini belirten Türker, paylaşma ve yardımlaşmanın toplumdaki ayrışmaları azaltabileceğini dile getirdi.




