5ocakgazetesi.com
1919-1922 yılları arası, Adana tarihinin en karanlık ama bir o kadar da onurlu sayfasıdır. Mondros Mütarekesi’nin ardından önce İngilizlerin, ardından Fransızların postalları altında ezilen şehir, teslimiyet yerine "Ya İstiklal Ya Ölüm" dedi.
Yerel halk, Fransız işgaline ve Ermeni intikam alaylarına karşı Kuva-yı Milliye ruhuyla örgütlendi. Kılıç Ali Bey’in komutasındaki birlikler, sadece askeri başarılar kazanmakla kalmadı; bölge halkının sarsılmaz bağımsızlık inancını tüm dünyaya ilan etti. Adana’nın bu direnişi, Ankara hükümetinin elini diplomatik masada güçlendirdi.
20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması, Fransa’nın bölgeden çekilmesini sağlarken, Adana’nın kurtuluşu Milli Mücadele’nin güney cephesindeki kesin zaferini mühürledi. 5 Ocak 1922 günü şehre giren Türk birlikleri, sadece bir toprağı değil, bir milletin onurunu da geri aldı.
Tek Parti Dönemi: Modernleşmenin Pilot Şehri (1923-1950)
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Adana, Ankara’nın modernleşme projesinde "pilot bölge" olarak seçildi. Kemalizm’in altı ilkesi, Çukurova’nın bereketli topraklarında hayat buldu. Devletçilik ilkesi doğrultusunda Seyhan Barajı’nın temelleri atıldı, Sümerbank fabrikalarıyla bölge tekstilin merkezi haline getirildi.
Soyadı Kanunu, Kıyafet Devrimi ve özellikle kadınlara tanınan seçme-seçilme hakkı, Adana’nın muhafazakâr yapısını modern bir şehir kimliğine dönüştürdü. Dr. Tevfik Rüştü Aras gibi isimler, Adana’nın siyasi ağırlığını Ankara koridorlarında ve uluslararası diplomasi masalarında en üst düzeye taşıdı.
Adana’da DP Dönemi
1946’da çok partili hayata geçiş, Adana’da siyasi bir deprem etkisi yarattı. 14 Mayıs 1950’de DP’nin iktidara gelişi, CHP’nin çeyrek asırlık egemenliğini sona erdirdi. DP döneminde Adana, Marshall Planı yardımlarıyla adeta şantiyeye döndü. Tarımda makineleşme sayesinde üretim katlanırken, şehir devasa bir iç göç dalgasıyla karşılaştı.
Doğu ve Güneydoğu’dan gelen binlerce kişi, Adana’nın hem iş gücünü hem de seçmen profilini değiştirdi. Bu dönemin en dikkat çeken figürlerinden biri olan Kasım Gülek, eğitim alanındaki hamleleriyle Adana’nın entelektüel sermayesini güçlendirdi.





