“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” TBMM gündemine taşındı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, teklifin kapsamı ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin terörle mücadelede tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirten Akıncı, teklifin güvenlik politikalarının bundan sonraki aşamada hukuki düzenlemelerle kalıcı hale getirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

“Kesinlikle af kanunu değil”

Teklifin kamuoyunda yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan Akıncı, düzenlemenin herhangi bir kesime yönelik genel bir af niteliği taşımadığını söyledi.

Şevkin’den Çukurova Çiftçisi İçin Acil Fiyat ve Kredi Çağrısı
Şevkin’den Çukurova Çiftçisi İçin Acil Fiyat ve Kredi Çağrısı
İçeriği Görüntüle

Akıncı, Türkiye’nin yaklaşık 50 yıldır sürdürdüğü terörle mücadele politikalarının hukuki bir zemine taşınmasının ve bunun sonucunda toplumsal ve milli bütünleşmenin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Türkiye’nin özellikle son yıllarda sınır ötesi operasyonlar, savunma sanayisindeki gelişmeler, İHA ve SİHA teknolojileri ile istihbarat kapasitesindeki artış sayesinde terör örgütünün hareket alanını önemli ölçüde daralttığını savunan Akıncı, bundan sonraki süreçte silahlı mücadelede elde edilen kazanımların hukuki ve kurumsal düzenlemelerle kalıcı hale getirilmesinin amaçlandığını söyledi.

PKK’nın feshi ve silahların teslimi şartı

Akıncı’nın değerlendirmesine göre teklifin önemli başlıklarından biri, PKK/KCK’nın örgütsel yapısının tamamen sona erdirilmesi ve silahların teslim edilmesi.

Teklif kapsamında örgütün fiili varlığını sona erdirdiğinin ve kontrolündeki silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi öngörülüyor. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi halinde düzenlemede öngörülen hükümlerin uygulanmasının önü açılacak.

Akıncı, silahsızlanmanın devlet kurumları tarafından doğrulanmasının sürecin güvenlik boyutu açısından önemli olduğunu ifade etti.

Düzenlemenin kapsamı geniş tutuluyor

Doç. Dr. Akıncı, teklifin yalnızca örgütün silahlı kadrolarına yönelik olmadığını da belirtti. Düzenlemenin belirli şartlar altında örgütü kuran veya yönetenler, örgüt üyeleri, örgüte yardım edenler, propaganda faaliyetlerinde bulunanlar ve örgütün finansmanında yer alan kişileri de kapsayabileceğini söyledi.

Bununla birlikte bazı ağır suçların kapsam dışında tutulduğuna dikkat çeken Akıncı, kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bazı suçlardan hüküm giyenlerin düzenlemeden yararlanamayacağını belirtti.

Bazı cezaların infazı ertelenebilecek

Teklifte, örgütün fiili varlığının sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilip MGK kararıyla teyit edilmesi halinde, belirli şartları taşıyan bazı hükümlüler açısından infazın ertelenmesine yönelik hükümler bulunuyor.

Buna göre 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazının 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası alanlar ile müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazının ise 10 yıl süreyle ertelenmesi öngörülüyor.

Erteleme süresi içerisinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde infazın devamına karar verilebilecek.

Süreci takip edecek kurul oluşturulacak

Teklif kapsamında uygulamanın takibi ve koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulması öngörülüyor. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma Bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreterinin yer alması planlanıyor.

Kurulun, örgütün tasfiyesine ilişkin gelişmeleri izlemesi, gerekli gördüğü durumlarda yeni adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda önerilerde bulunması öngörülüyor. Örgüt mensupları tarafından teslim edilen veya beyan edilen silah, mühimmat, araç, gereç ve patlayıcı maddelerin de kayıt altına alınması planlanıyor.

Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin ise MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içerisinde Cumhuriyet başsavcılıklarına, görevlendirilecek kurumlara veya Türkiye’nin dış temsilciliklerine yazılı başvuru yapması gerekecek.

“Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanı genişleyebilir”

Sürecin yalnızca iç güvenlik açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akıncı, düzenlemenin Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanını da genişletebileceğini savundu.

Akıncı, terör sorununu çözme yolunda ilerleyen bir Türkiye’nin bölgesel ve küresel meselelerde daha etkin rol üstlenebileceğini ifade ederek, sürecin uzun vadeli başarısı için TBMM çatısı altında geniş bir siyasi uzlaşının önemli olduğunu söyledi.

Kaynak: İHA