Mücadele bugünler için değil miydi?
25 yılın öyküsü bu.
Yıkılmasın, ayağına taş değmesin, yaşamını sürdürsün diye değil miydi mücadele?
Uzun yıllar sürdü bu diriliş mücadelesi…
Hatırlıyorum da, sevdiğini yani Demirspor’unu yalnız bırakmama adına otobüsün bagajında saatlerce yol kat etti sevgili taraftarı.
Hatırlıyorum da, hayati önem taşıyan sınavına girmeyip sevdiği Demirspor’una kavuşmak için tribüne koşanı…
Hatırlıyorum da, kapanma noktasına geldiğinde eski kulüp binasında günlerce açlık grevi yapan taraftarını…
Hatırlıyorum da, Bursa’dan kaçan şampiyonluktan sonra başı önde Adana’ya dönen binlerce Mavi-Lacivert tutkununu…
Hatırlıyorum da, Güngören faciasından sonra şampiyonluğu kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken cop darbesi alıp biber gazı soluyan Demirspor sevdalılarını…
Hatırlıyorum da, Denizli’deki şampiyonlukları…Sanki Demirspor gönüllülerinin başına külçe külçe altın yağmışçasına…
Hatırlıyorum da, Konya’da Alanyaspor karşısında kaçan şampiyonluğu…Ve 24 Bin Demirspor sevdalısının olaysız bir şekilde göz yaşı dönerek Adana’ya döndüğünü…
25 Yılın öyküsü bu.
Daha da fazlası var tabi.
Mücadele bugünler için değil miydi?
Akıtılan terin, verilen mücadelenin, acının, üzüntünün, göz yaşının bittiğini görmek içindi. Adana Demirspor taraftarı bugünler için diriliş mücadelesini verdi ve hiç yılmadı.
Şimdi görebiliyorum; sevinçten göz yaşı döken Demirsporluları…
Demirspor tarihinde olmayan oldu. Demirspor’un ayağa kalkması için tüm herkes el ele verdi. Bakanlar, Milletvekilleri, Vali, Belediye başkanları, İl Başkanı…Ve taraftarlar…
Demirspor’um benim…Vakit tamam...
25 Yılın defterini kapatıp yeni beyaz sayfa açacak başkanın geldi artık.
Şimdi, mücadele yeni başlıyor.
Haydi hayırlısı…