Yaklaşık 1300 hektarlık alan üzerinde geliştirilen DAPEK, Türkiye’nin sanayi ve lojistik altyapısında stratejik projeler arasında gösteriliyor. Projenin merkezinde Rönesans Holding ve uluslararası ortakları tarafından hayata geçirilen yaklaşık 2 milyar dolarlık Polipropilen Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Terminali yer alıyor.
Bunlara ek olarak konteyner limanı, kuru yük terminali, enerji altyapıları, demiryolu bağlantıları ve ortak kullanım tesislerine yönelik yatırımlarla birlikte bölgeye yapılan toplam yatırım miktarı 3 milyar doları geçti.
"Yeni nesil sanayi ekosistemi kuruyoruz"
Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak, DAPEK’in yalnızca bir sanayi yatırımı olmadığını, üretimden lojistiğe kadar birçok alanı kapsayan yeni nesil bir sanayi ekosistemi olduğunu söyledi.

Ilıcak, "DAPEK'te bugün 3 milyar dolara ulaşan yatırım programımızla yalnızca tesisler değil, yeni nesil bir sanayi ekosistemi inşa ediyoruz. Amacımız üretimden lojistiğe, enerjiden liman altyapısına kadar yatırımcıların ihtiyaç duyduğu tüm unsurları aynı merkezde buluşturan rekabetçi bir sanayi bölgesi oluşturmak" dedi.
Ceyhan’ın stratejik önemi artıyor
Küresel enerji ve ticaret koridorlarının yeniden şekillendiği bir dönemde Ceyhan’ın stratejik öneminin arttığını belirten Ilıcak, DAPEK’in Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına yakınlığıyla uluslararası yatırımcılar için önemli avantaj sunduğunu ifade etti.
DAPEK’in liman, enerji, lojistik ve sanayi altyapısını tek noktada buluşturan yapısıyla yatırımcıların ilgisini çektiğini belirten Ilıcak, bölgenin uluslararası ölçekte rekabetçi bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini kaydetti.
Uluslararası yatırımcı ilgisi artıyor
DAPEK’in Rotterdam ve Singapur’daki Jurong Adası gibi entegre sanayi kümelenme modellerinden ilham alınarak geliştirildiği belirtildi.
Dünyanın önde gelen sanayi bölgesi geliştiricilerinden Surbana Jurong Group’un projeye yönetim ortağı olarak dahil olduğu, iş birliği kapsamında yatırımcı geliştirme, uluslararası pazarlama, sürdürülebilirlik ve büyüme stratejileri üzerinde çalışmalar yürütüldüğü aktarıldı.
Türkiye’nin petrokimya açığına katkı sağlayacak
DAPEK’in önemli yatırımlarından biri olan Polipropilen Üretim Tesisi’nin tamamlanmasıyla yıllık 472 bin 500 ton üretim kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
Bu kapasitenin Türkiye’nin yıllık polipropilen ihtiyacının yaklaşık yüzde 17’sini karşılayacağı, cari dengeye yıllık yaklaşık 300 milyon dolarlık katkı sağlamasının ve petrokimya alanındaki dışa bağımlılığın azaltılmasının amaçlandığı belirtildi.
İstihdam artacak
DAPEK’te devam eden yatırımların bölgesel istihdama da katkı sağladığı ifade edildi. Proje sahasında şu anda yüzde 70’i yerel olmak üzere yaklaşık 4 bin kişinin çalıştığı, yatırımların ilerlemesiyle birlikte bu sayının yıl sonuna kadar 4 bin 500 kişinin üzerine çıkmasının beklendiği kaydedildi.
Karayolu, demiryolu ve denizyolunu aynı noktada buluşturan altyapısıyla DAPEK’in, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de üretim ve ticaret merkezi olma hedefinde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.




