Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Çelik, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını hedef alan ve hükümet üyelerine yönelik saygı sınırlarını aşan ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Çelik, söz konusu Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye hakkında kullandığı dili eleştirerek, yapılan açıklamaların siyasi nezaketle bağdaşmadığını ifade etti. Avrupa Parlamentosu çatısı altında görev yapan bir siyasetçinin “sömürge komiseri” anlayışını andıran bir üslupla konuşmasının hem kendisi açısından siyasi bir utanç kaynağı olduğunu hem de parlamentonun sahip olduğu değerlere zarar verdiğini savundu.
Açıklamasında Avrupa Parlamentosu’nun bu tür çıkışları görmezden gelmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, kurumun kendi saygınlığı adına bu tutumu ciddi şekilde değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’ye yönelik açıklamaların siyasi bir içerikten uzak olduğunu ifade eden Çelik, bu tür söylemlerin demokratik tartışma kültürüne katkı sağlamadığını dile getirdi.
AK Parti Sözcüsü, “Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini, Adalet Bakanımız Akın Gürlek’i ve hükümetimizin herhangi bir üyesini saygısız bir üslupla hedef almak hiç kimsenin hakkı ve yetkisi değildir” değerlendirmesinde bulundu. Avrupa Parlamentosu adına sergilenen bu yaklaşımın arkasındaki nedenlerin de kurum tarafından sorgulanması gerektiğini belirten Çelik, Türkiye’nin egemenlik haklarının hiçbir şekilde tartışmaya açılmayacağını kaydetti.
Çelik, Avrupa Parlamentosu’nun geçmişte demokrasi, insan hakları ve siyasal diyalog açısından önemli bir okul niteliği taşıdığını ancak günümüzde bazı siyasetçilerin yönlendirdiği siyasi lobilerin etkisiyle bu niteliğin zarar gördüğünü ileri sürdü. Türkiye hakkında geçmiş yıllarda hazırlanan bazı raporların da gerçekleri ortaya koymaktan çok belirli siyasi çevrelerin beklentilerine hizmet ettiğini savunan Çelik, bu yaklaşımın sağlıklı ilişkilerin gelişmesine katkı sunmadığını ifade etti.
Parlamentonun geçmişte sergilediği hakkaniyetli tavırları önemsediklerini ve yapıcı diyalogdan yana olduklarını belirten Çelik, Türkiye’nin Avrupa kurumlarıyla karşılıklı saygı temelinde ilişkilerini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. Ancak ülkenin egemenlik haklarına yönelik herhangi bir saygısızlığın kabul edilmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Açıklamasında Avrupa Parlamentosu’nun uluslararası gelişmeler karşısındaki tutumuna da değinen Çelik, özellikle Gazze konusunda Avrupa kurumlarının daha etkili ve ilkeli bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti. Parlamentonun insanlık değerlerini savunma konusunda önemli bir birikime sahip olduğunu belirten Çelik, bu birikimin öncelikle parlamenterler tarafından korunması gerektiğini söyledi.
Çelik, Avrupa Parlamentosu’nun yaptırım mekanizmalarını kullanmak istiyorsa öncelikle Gazze’de yaşanan olaylar karşısında farklı tutum sergileyen siyasetçileri gündemine alması gerektiğini savundu. Avrupa’daki bazı siyasetçilerin Gazze’deki gelişmelere ilişkin yaklaşımlarını eleştiren Çelik, bu konuda sessiz kalanların başka ülkeler hakkında değerlendirme yaparken inandırıcılık sorunu yaşadığını öne sürdü.
Bazı Avrupa Parlamentosu üyelerinin çeşitli siyasi etkiler altında hareket ettiğini ve Türkiye’ye yönelik önyargılı bir dil kullandığını ifade eden Çelik, bu yaklaşımın Türkiye açısından herhangi bir karşılığının bulunmadığını söyledi. Avrupa Parlamentosu üyesi sıfatı taşıyan bazı isimlerin Türkiye’yi hedef alan açıklamalarını “siyasi bağnazlık” olarak nitelendiren Çelik, bu tavrı reddettiklerini belirtti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, açıklamasının sonunda Avrupa Parlamentosu’nun kendi demokratik değerlerine sahip çıkması gerektiğini belirterek, Türkiye’ye yönelik önyargılı ve saygı sınırlarını aşan söylemlere karşı net bir tutum alınmasının en doğru yaklaşım olacağını ifade etti.




