Bir milletin kimliğinin geçmişinden aldığı mirası geleceğe taşıyabilmesiyle anlam kazandığını ifade eden Mustafa Furkan Ürün, farklı toplumların geleneklerinin sorgulanmadan benimsenmesinin gençlerin kültürel aidiyetini zayıflatabileceğini belirtti. Son yıllarda Türkiye'de de yaygınlaşan Cadılar Bayramı kutlamalarına değinen Ürün, farklı kültürleri tanımak ile o kültürlerin geleneklerini benimseyerek kendi değerlerinin önüne geçirmek arasında önemli bir fark bulunduğunu vurguladı.
Kültürel yozlaşmanın bir günde gerçekleşmediğine işaret eden Ürün, sürecin değerlerin sıradanlaşmasıyla başlayıp geleneklerin unutulmasıyla devam ettiğini ve nihayetinde nesillerin köklerinden uzaklaştığını kaydetti. Türk milletinin adalet, merhamet, ilim ve irfan gibi köklü medeniyet değerlerine sahip olduğunu hatırlatan Ürün, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini dile getirdi.
"Toplumsal Kültürün Temeli Ailedir"
Kültürel kimliğin korunmasında aile kurumunun kilit rol oynamasından duyduğu memnuniyetsizliği ve hassasiyeti dile getiren Mustafa Furkan Ürün, toplumun temel değerlerinin öncelikle aile içinde öğrenildiğini belirtti. Aile bağlarının güçlü olduğu toplumlarda aidiyet duygusunun da pekiştiğini söyleyen Ürün, paylaşma, dayanışma, merhamet ve büyüklere saygı gibi değerlerin popüler kültür etkinliklerinden üstün tutulması gerektiğini ifade etti.
Gençlik Teşkilatlarına ve Topluma Çağrı
Gençlerin kültürel kimliklerini koruyarak yetişmesinde gençlik teşkilatlarına önemli görevler düştüğünü belirten Ürün, gençlere tarihi ve medeniyet değerlerini aktaracak eğitici çalışmaların artırılması gerektiğini kaydetti. Çağın gelişmelerine açık olmanın kendi köklerinden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Ürün, açıklamasını şu anlamlı sözlerle tamamladı:
"Köklerinden kopmayan bir gençlik, geleceğini başkalarının kültüründe değil, kendi medeniyetinin ışığında inşa eder."




