Peygamber efendimizin (s.a.v.) söylediği aşağıdaki satırları "kıssadan hisse alınması" niyeti ile hedef göstermeden yazıyorum.
Yalnız küçücük bir ipucu vermek ve bir dilek belirtmek istiyorum.
Bilhassa, siyasetçiler ve meslektaşım medya mensuplarının, içinde bulunduğumuz şu günlerde bu kurala uymalarında Türkiye adına büyük yarar var.
***
Allahü Teala kulunda bir çok azalar yaratmış, her birine de bir hizmet vermiştir.
Dil'in hizmeti, konuşmaktır, ama her şeyi değil.
Peygamber efendimiz buyurdular ki "Ya hayrı söyle, yoksa sus"
"Kim Allah'a ve ahret gününe iman ediyorsa, sadece hayrı söylesin, yahut sussun"
Allahü Teala kuluna iki kulak ve bir dil vermiştir ki, söylediği sözlerdeki hatalarını işitebilsin. Çok konuşanın hüznü ve hatası da çok olur. İnsanın selameti, diline sahip olmasındadır.
Dilin gıybet nemine, iftira, yalan gibi pek çok afeti vardır ki, bunlardan sakınmak lazımdır.
İsa Aleyhisselam buyurdu ki;
"Allah'ı zikirden başka her söz boş ve faydasızdır. Allahü Teala'nın yarattıkları hakkında tefekkür etmeksizin susmak da hatadır. İbretsiz her bakış da boştur, faydasızdır. Sözü Allah'ı Zikir, sükutu Allah'ın azamet ve kudretinin eserlerinde tefekkür, bakışı da ibret olana müjdeler olsun"
Lokman Hekim'in de bu husustaki şu sözleri bilinir;
"Ey oğul, insanlar güzel sözleriyle öğündüklerinde sen de güzel sükutunla övün"
Kus bin Saide ve Eksem bin Sayfi bir araya gelmişler;
Kus bin Saide, Ekrem Bin Sayfi'ye "İnsanoğlunda ne kadar kusur bulursun" diye sormuş.
Ekrem Bin Sayfi'nin cevabı, aynen şöyle "Sayılmayacak kadar çok. Lakin bir huy var ki, insan onunla bütün bu ayıplarını örterdi"
Saide merak etmiş;
"O nedir ki?"
"Diline sahip olmaktır... Sükuta devam et, zira onda selamet var."
Ve devam etmiş;
"Sükuta devam et, zira onda selamet var...Boş konuşmayı bırak, zira sonunda pişmanlık vardır"
Peygamber efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuşlar;
"Kim öfkesini yenerse Allahu Teala azabını ondan kaldırır. Kim de dilini (çirkin sözlerden) muhafaza ederse Allhü Teala, onun ayıbını örter"
Şimdi "Bu nasihat zinciri nereden çıktı?" diyeceksiniz.
Uzun zamandır, bu gün bir başka, yarın bir başka konuşan politikacılarımıza dargınlığımdan , dönüp dolaşıp başımıza yine başkanlık sistemini saran siyasetçilerimize kırgınlığımdan, bu gün bir başka, yarın bir başka yazan , ekranlarda her gün bukalemun gibi renk değiştiren meslektaşlarıma kızgınlığımdan.
***
Herkesin onaylayacağı kolay yazılardan biri oldu belki ama, inanın rahatladım.
Öteden beri "siyaseten ve meslekten dostlarımı incitir miyim acaba?" diye korkar dururdum.
Ama ben isim vermedim ki...