5 OCAK ÖZEL/Stj. Rabia Gül GÖK /Enes İPTEŞ

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı mutluluk araştırmalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte emekliden memura, üniversite öğrencisinden ev hanımına, gençlere kadar toplumun her kesiminden vatandaşlara; “Ne kadar mutlusunuz?" "Türkiye'de ve Adana'da yaşamaktan mutlu musunuz?" "Parayla mutluluk olur mu?" "Sağlık mı para mı daha önemli?", "Yurt dışındaki insanlar neden daha mutlu?" sorularını yönettik. Vatandaşların verdiği yanıtlar farklılık gösterse de birçok konuda ortak görüşler öne çıktı. Sorularımıza yanıt verenlerin büyük bir kısmı mutluluk seviyelerini 10 üzerinden 7 olarak değerlendirirken, ekonomik sıkıntılar, gelecek kaygısı ve sosyal yaşamın getirdiği zorluklar mutluluğun önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor.

ORTAK SORUN EKONOMİ

Sokak röportajlarında dikkat çeken en önemli ortak noktalardan biri ekonomi oldu. Farklı yaş grupları ve mesleklerden vatandaşlar, hayat pahalılığı, düşük alım gücü ve gelecek kaygısının mutluluklarını doğrudan etkilediğini ve çalışmak zorunda kalmanın kendilerine ve ailelerine yeterince zaman ayıramamalarına neden olduğunu ifade etti. Birçok vatandaş, "Geçinebilmek için sürekli çalışıyoruz. Hayatı yaşamak yerine sadece yaşam mücadelesi veriyoruz." düşüncesinde birleşti.

“İŞ YERİNDEKİ SORUNLAR EVE DE YANSIYOR”

Görüşlerine başvurduğumuz bir memur, yalnızca ekonomik sıkıntıların değil, çalışma hayatındaki stresin de mutluluğunu etkilediğini söyledi. Gün içerisinde iş arkadaşlarıyla yaşanan anlaşmazlıklar, yoğun iş temposu ve psikolojik yorgunluğun özel hayatına da yansıdığını belirten memur, iş ortamındaki huzurun yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini dile getirdi.

“OKUMAK BİLE MORAL BOZUYOR”

Üniversite öğrencilerini mutsuz eden konuların başında ise gelecek kaygısı yer aldı. Görüştüğümüz bir öğrenci, eğitim hayatının zorluklarının yanı sıra mezuniyet sonrası yaşayacağı belirsizliğin kendisini mutsuz ettiğini anlattı. Aile baskısı, iş bulma endişesi ve gelecek planlarının net olmaması nedeniyle moralinin bozulduğunu belirten öğrenciler, "Türkiye'de okumak bile moral bozuyor." sözleriyle yaşadığı duyguları özetledi.

ÖĞRENCİLER YURT DIŞINA GİTMEK İSTİYOR

Gelecek kaygısı yaşadığı gerekçesiyle yurt dışına gidip geleceğini orada kurmak isteyen gençler ise, Türkiye'de bir gelecek göremediklerini belirtti. Bu kaygının yalnızca kendisini değil, çevresindeki insanları da olumsuz etkilediğini söyleyen gençler, yurt dışında yaşayan insanların daha umutlu ve mutlu olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

“SORUMLULUK ARTTIKÇA YÜK DE ARTIYOR”

Yaptığımız ankete katılan ev hanımları ise evlilikle birlikte hayatın daha fazla sorumluluk getirdiğini anlattı. Artık yalnızca kendilerini değil, eşlerini, çocuklarını ve ailelerini de düşünmek zorunda kaldıklarını belirten katılımcılar, ekonomik sıkıntıların yanı sıra aile içi sorunların da mutluluklarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle eşlerinin aileleriyle yaşanan anlaşmazlıkların zaman zaman psikolojik olarak yıpratıcı olduğunu dile getirdiler.

Ömer Çelik'ten Sert Tepki: "Cumhurbaşkanımızı Franco ile Kıyaslamak Zihinsel ve Ahlaki Sefalettir"
Ömer Çelik'ten Sert Tepki: "Cumhurbaşkanımızı Franco ile Kıyaslamak Zihinsel ve Ahlaki Sefalettir"
İçeriği Görüntüle

“ÇALIŞIYORUZ AMA HAYAT BİZE YETMİYOR”

Kurye olarak çalışan vatandaşlar ise günün büyük bölümünü çalışarak geçirdiklerini, buna rağmen gelirlerinin yaşam standartlarını yükseltmeye yetmediğini söyledi. Kendilerine vakit ayıramadıklarını belirten kuryeler, "Türkiye şartlarını biliyorsunuz. Mutlu olmak için fazla bir sebebimiz yok." dedi.

“ÇOCUKLAR MUTLUYSA BEN DE MUTLUYUM”

70 yaşındaki Emekli Mehmet amca ise, mutluluğu ailesi üzerinden değerlendirdiğini söyledi. Kendi halinde mutlu bir insan olduğunu belirten ama çocuklarının üzülmesinin kendisini de derinden etkilediğini anlattı: "Ben kendi halinde yaşayıp mutlu olan bir insanım. Ama evlatlarım üzüldüğü zaman benim de moralim bozulur. Çocuklarım iyi olursa ben de mutlu olurum. İki torunum var; biri Almanya'da, biri Macaristan'da okuyor. Neden kendi ülkesinde okumuyor? Çünkü geleceğini burada göremiyor. Türkiye'deki ekonomik şartlar nedeniyle insanlar mutsuz. İnsan kendi mutlu olsa bile çevresindeki insanlar mutsuz olunca o da etkileniyor."

MUTLULUĞUN EN BÜYÜK ENGELİ EKONOMİ

Gerçekleştirdiğimiz sokak röportajının sonunda ortaya çıkan tablo ise dikkat çekti. Yaşları, meslekleri ve yaşam koşulları farklı olsa da vatandaşların büyük bölümü mutsuzluğun temel nedeninin ekonomik şartlar olduğu konusunda ortak görüş bildirdi. Aile içi sorunlar, iş hayatındaki stres, eğitim süreci ve gelecek kaygısı gibi birçok problemin temelinde de ekonomik sıkıntıların bulunduğunu ifade eden katılımcılar, maddi refahın artmasının insanların yaşam kalitesini ve mutluluğunu da artıracağı görüşünde birleşti.

Kaynak: HABER MERKEZİ