5ocakgazetesi.com

Özellikle Mart ayının ortalarında kenti felç eden, sokakları göle çeviren o şiddetli sağanak yağışların asıl yıkıcı etkisi, suların çekilmesiyle birlikte tarlalarda ortaya çıktı. Uzmanlar, medyanın daha çok şehir merkezindeki su baskınlarına odaklandığını ancak asıl büyük ekonomik krizin ovada, toprağın altında yaşandığını bilimsel verilerle kanıtlıyor.

1. YIKANAN GÜBRE VE ÇÜRÜYEN TOHUM

Bağımsız tarım ekonomistlerine göre, bir ay önceki o şiddetli yağışlar tam da tarlaların ekim ve gübreleme takvimine denk geldiği için çiftçiye adeta "ikinci bir ekim" maliyeti çıkardı.

  • Uzman Tespiti: Eskiden günlere yayılan ve toprağın yavaşça emdiği yağmurlar, yerini birkaç saat içinde metrekareye onlarca kilogram su bırakan sağanaklara bıraktı. Bu durum, toprağın üst katmanına atılan milyonlarca liralık gübrenin ve zirai ilacın bitki tarafından emilemeden yüzey sularıyla sürüklenip kanallara karışmasına neden oldu. Ayrıca suya doyan ve balçığa dönen tarlalarda oksijensiz kalan tohumlar ve yeni dikilen fideler kök çürüklüğü yaşadı. Çiftçi, aynı tarlayı tekrar sürmek, yeniden tohum atmak ve yeniden gübrelemek zorunda kalarak üretim maliyetini tek kalemde neredeyse yüzde 40 oranında artırdı.

2. TOPRAK YAPISINDA 'KAYMAK' TABAKASI TEHLİKESİ

Şiddetli sağanakların bir diğer görünmez faturası ise fiziksel toprak yapısında bıraktığı kalıcı hasar.

Mart Ayının Zam Şampiyonu: Sebze ve Meyvede Durdurulamayan Yükseliş
Mart Ayının Zam Şampiyonu: Sebze ve Meyvede Durdurulamayan Yükseliş
İçeriği Görüntüle
  • Uzman Tespiti: Toprak bilimciler, iri damlalı ve şiddetli yağan yağmurun tarlanın üst yüzeyini döverek sıkıştırdığını ve kuruduktan sonra "kaymak tabakası" denilen sert bir kabuk oluşturduğunu belirtiyor. Bu sert kabuk, tohumun filizlenip toprak üstüne çıkmasını engelliyor. Çiftçi bu kaymak tabakasını kırmak için tarlaya ekstra traktör ve ekipman sokmak zorunda kalıyor. Bu da artan mazot fiyatları düşünüldüğünde devasa bir ekstra işçilik ve yakıt maliyeti anlamına geliyor.

3. HASTALIKLARA DAVETİYE VE ARTAN İLAÇ MESAİSİ

Aniden bastıran yağışların ardından hızla açan güneş ve yükselen nem, Çukurova'da fungal (mantar) hastalıklar için mükemmel bir kuluçka ortamı yaratıyor.

  • Uzman Tespiti: Bitki koruma uzmanları, dengesiz iklim rejimi nedeniyle buğdaydan narenciyeye kadar birçok üründe hastalık riskinin tavan yaptığını ifade ediyor. İklimin bu dengesizliği yüzünden çiftçi, ürünü koruyabilmek için eskiye oranla çok daha sık ve yoğun bir şekilde zirai ilaçlama (pestisit) yapmak zorunda kalıyor. Artan döviz kurlarıyla zaten pahalı olan zirai ilaçların kullanım sıklığının artması, tarladaki kar marjını tamamen eritiyor.

ÇÖZÜM: YENİ İKLİME YENİ TARIM STRATEJİSİ

Bağımsız ziraat araştırmacıları, Çukurova'da ezberlerin bozulması gerektiği konusunda net bir çağrı yapıyor.

İklim krizinin bir "gelecek senaryosu" değil, Adana ovasının "bugünkü gerçeği" olduğunu vurgulayan uzmanlar; tarlalarda drenaj (su tahliye) altyapılarının tıpkı şehir merkezleri gibi yeniden inşa edilmesi, değişen yağış rejimine uygun yeni ekim takvimlerinin oluşturulması ve kuraklığa/su baskınlarına dirençli tohum çeşitlerine geçilmesinin artık ertelenemez bir mecburiyet olduğunu belirtiyor. Adana çiftçisi, havaya bakarak tarım yapma lüksünü çoktan kaybetti.

Muhabir: Yücel Bayluk