5ocakgazetesi.com
Ev kadınlarının nesilden nesile aktardığı tarifler, Ramazan’a özgü yemek alışkanlıkları ve eski sofralara duyulan özlem yeniden gün yüzüne çıktı.
Adana’da Ramazan Sofraları Bir Kültür Şöleni
Adana mutfağı yılın her günü zengin olsa da Ramazan ayında sofralar adeta bir bayram havasına bürünüyor. İftar saatine doğru mahalle aralarında yükselen yemek kokuları, çocukluğumuzun Ramazan akşamlarını hatırlatıyor.
Ev kadınları özellikle:
-
İçli köfte
-
Etli sebze yemekleri
-
Ev yapımı pideler
-
Şerbetler ve güllaç
gibi lezzetleri sofraların baş tacı yapıyor.
“Tarifler Annemden, Annem de Babaannesinden Öğrendi”
Geleneksel yemekleri yaşatmaya çalışan Adanalı ev hanımları, tariflerin kuşaktan kuşağa aktarıldığını anlatıyor.
Bir ev hanımı duygularını şöyle dile getiriyor:
“Bizde içli köfte ölçüyle değil göz kararı yapılır. Annemden öğrendim, şimdi çocuklarıma öğretiyorum. Ramazan sofrası emek demektir.”
Ramazan’da En Çok Yapılan Yemekler
Adana’da iftar sofralarında bu ay en sık görülen lezzetler:
İçli köfte
Etli taze fasulye, patlıcan yemekleri
Kebabın ev usulü versiyonları
Çorbalar (özellikle mercimek ve kelle paça)
Güllaç ve şerbetli tatlılar
Özellikle kalabalık aile iftarlarında çeşit sayısı artıyor.
Nostalji: “Eskiden Sofralar Daha Sade Ama Daha Bereketliydi”
Yaşlı vatandaşlar ise eski Ramazanları özlemle anarak:" Eskiden, aynı tabaktan yemek yenirdi, komşular birbirine tabak gönderirdi, sofrada az çeşit olur ama muhabbet çok olurdu." ifadelerini kullandı.
Bir mahalle sakini, “Bir tencere yemekle herkes doyardı, bereket vardı. Şimdi çeşit çoğaldı ama o samimiyet özleniyor” sözleriyle geçmişi anlattı.
Sofralar Birleştiriyor
Ramazan ayında Adana’da sadece karınlar değil, gönüller de doyuyor. Akrabalar, komşular, dostlar aynı sofrada buluşuyor; iftarlar adeta küçük birer bayrama dönüşüyor.




