Şahin, kentteki şiddetin sadece bir asayiş sorunu olmadığını; olayların haritası ile yoksulluk, işsizlik ve çarpık kentleşme haritasının birebir örtüştüğünü vurguladı.
Suçun Merkezi: Hızlı Göç Alan Dezavantajlı Mahalleler
Rapora göre Adana'da şiddet olayları rastgele dağılmıyor; aksine hızlı göç alan, gelir düzeyinin düşük olduğu ve plansız kentleşmenin yoğun yaşandığı mahallelerde kümeleniyor. Genç nüfus oranının yüksekliğine, işsizliğe ve sosyal imkanlara erişimdeki eşitsizliklere dikkat çeken Uzman Oğuz Şahin, durumu şu sözlerle özetledi:
"Adana özelinde baktığımızda, şiddetin coğrafi olarak belirli mahallelerde yoğunlaştığını görüyoruz. Bu mahalleler aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı alanlar. Yani şiddet, tesadüf değil; kentteki eşitsizliklerin ve sosyoekonomik kırılganlığın doğrudan bir yansımasıdır."
Kadına Şiddet Alarm Veriyor: "Erken Müdahale Şart"
Raporda Adana için öne çıkan en acı detaylardan biri de kadına yönelik şiddet ve aile içi vakaların yüksekliği oldu. Bu karanlık tabloyu tersine çevirmek için yerel yönetimlerin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Şahin, "Kadın destek merkezlerinin sayısı ivedilikle artırılmalı ve psikososyal hizmetler her mahallede erişilebilir hale getirilmelidir. Erken müdahale mekanizmaları kurulmadan bu devasa sorunla mücadele etmek imkansız" uyarısında bulundu.
Yerel Yönetimlere "Veri ve Uyum" Çağrısı
Adana'nın yoğun göç alan demografik yapısına da dikkat çeken Şahin, farklı sosyo-kültürel yapıların bir araya geldiği bu sürecin doğru yönetilememesi halinde toplumsal gerilimlerin şiddete dönüşeceğini belirtti. Yerel yönetimlere çözüm reçetesi de sunan Şahin, açıklamalarını şu sözlerle noktaladı: "Riskli bölgelerde gençlere yönelik spor alanları, kültür merkezleri ve mesleki eğitim projeleri yaygınlaştırılmalıdır. Şiddeti önlemenin yolu, bireyleri sosyal hayata daha güçlü entegre etmekten geçer. Şiddetin nerede ve neden yoğunlaştığını bilmek, doğru çözüm üretmenin ilk adımıdır. Adana’da artık güvenlikçi yaklaşımların ötesinde veri odaklı, bütüncül ve önleyici sosyal politikalara ihtiyaç var."





