Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Sefer Şener, ABD'den gelen makroekonomik verilerin ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin altın fiyatları üzerindeki doğrudan etkilerini masaya yatırdı.
Altın Üzerinde Çift Yönlü Ciddi Baskı Var
ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam ve enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesinin piyasalardaki faiz algısını değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Şener, bu durumun altın fiyatlarını aşağı çektiğini ifade etti. Yatırımcıların Amerikan tahvillerine yöneldiğini vurgulayan Şener, süreci şu sözlerle özetledi:
“Amerika’da faizin artacağı beklentisiyle yatırımcıların yatırımlarını Amerikan tahvillerine ve Amerikan faizine yönlendirmiş olması altın fiyatlarını küresel çapta aşağıya çekiyor. Altının onsunun bu kadar gerilemiş olması Türkiye’de de gram altının fiyatlarını geriletiyor. Bunun yanı sıra, savaş ortamının ve yüksek enerji fiyatlarının devam ediyor olması da altını baskılayan ikinci önemli unsur. Barış anlaşması imzalanmadığı sürece altın fiyatları bu şekilde baskılanmaya devam edecektir.”
Altın Ne Zaman Fırlayacak? İşte O Süreç!
Altın fiyatlarında kalıcı ve yüksek oranlı bir artışın hangi şartlarda gerçekleşebileceğine açıklık getiren Prof. Dr. Sefer Şener, yatırımcılara en az 4-5 aylık bir süreci işaret ederek şu öngörülerde bulundu:
“Eğer küresel piyasalarda bir barış anlaşması duyulursa, faiz beklentilerine rağmen altın fiyatlarının ons ve gram bazında yukarı yönlü hareket ettiğini görebiliriz. Fakat altındaki asıl yüksek oranlı artış, Amerika’dan enflasyonla ilgili düşüş yönlü, olumlu veriler geldiğinde ortaya çıkacaktır. Diyelim ki savaş bitti ve enflasyon verileri de eş zamanlı olarak düşmeye başladı; işte o zaman altın fiyatları hızla yükselir. Bu senaryonun önümüzde en azından 4 ila 5 aylık bir süreci kapsadığını söyleyebiliriz.”


