Çağımızın en önemli unsurlarından biri, kuşkusuz ki ulaşım ve trafiktir. Bilhassa yerleşim birimleri olan, Köy, Kasaba, İlçe, Şehir gibi coğrafya da son derece önemli. Yaşamımızın bir parçası. Tıpkı, temel ihtiyaçlar gibi. Hayır lazım değil, işimiz olamaz diyemeyiz. Günlük yaşamsal faaliyetlerimizde mutlaka ihtiyacımız oluyor. Trafikte en önemli husus, kurallara ve yasalara uymaktır. Bunun içinde sürekli denetim ve ceza sistemi ile kontrol elde edilmeye çalışılıyor.

  1. Yasaklar denilince hemen akla, Levent Kırca ile Metin Akpınar ve rahmetli Zeki Alasya’nın sahneye koyduğu oyun aklınıza gelir. Yaşamdaki bazı konuları ne kadar da güzel sahneye koyarlardı. Seyredenleri hem güldürür, hem de düşündürürlerdi. Konuları kendi mizah yetenekleri ile harmanlayıp sahnede işleyişlerini seyrederken ne kadar doğruları ortaya koyduklarını izlerdik.

Devlet ne için vardır diye hiç kendinize sordunuz mu? Ben kimi zaman bu soruyu sorarım. Çünkü devleti idare edenlerin toplum için var olduklarına inanırım. Devlet, toplumun dirliği, toplumun refahı ve bilhassa yaşam koşullarını en azından idame ettirmesi ve iyileştirmesi için var olur. Ülkemdeki en önemli konuların biride, 2918 sayılı kanun diye düşünürüm. Bu kanun, 13 Ekim 1983 senesinde karayollarında trafik seyrinin düzenlemesi için çıktığını düşünürseniz, ne kadar geç kalınmış olduğu ortaya dökülmekte.2019 içinde yeni cezalar yürürlüğe girdi.

Yurt dışında bilhassa medeni ülkelerde yaşayan insanlar devlete, kanunlara o kadar saygılıdırlar ki; ne kuralları çiğner, nede aykırı bir hareket yapmaya kalkışırlar. Bir yol kavşağı düşünün; her dört yön uçsuz bucaksız görünmekte, kavşağa gelen bir araç sürücüsü, trafik ışıklarında eğer kırmızı yanıyorsa, hiç bir polis veya araç görünürde olmasın, kavşakta aracını durdurup yeşil yanmasını bekliyorsa bu sürücü, o ülkede hukuk vardır ve insanlar kanunlara saygı gösteriyordur. Hukuka saygıyı her yerde anlayabiliriz, fakat trafikte bu çok belirgin bir şekilde temayüz eder.

Dünyanın bazı şehirlerinde araç kullanmak istemeyiz. Bunlardan biri Tahran, diğeri ise Kahire dir. Neden diye sorarsanız buralarda trafik işaretlerinin fazla bir önemi ve kıymeti harbiyesi yoktur. Kim aracının önünü diğer bir araçtan bir kaç santim daha öne getirirse, yola onun hakim olduğu şehirlerdir bunlar. Bu trafik akışında değil araçlar, insanların bile hayatları tehlikede olduğu bir hakikattir. Türk halkı olarak bizde, bazı kalıplara girmek istemeyiz, ancak bu kalıpların bizim hayatımızın emniyeti bakımından elzem olduğunu unutmamak gerekir. Karayolları Trafiğini düzenleyen 2918 sayılı kanun da bazı maddeler vardır çok önemlidir:

Madde: 63/ 5 : Ayrıca taşıtların camlarının görüntüyü değiştirecek seviyede renkli kullanımı veya camların üzerine renkli film tabakaları yapıştırılması yasaktır.

Madde:64 : Gece sis ışıklarının sisli, karlı ve sağanak yağmurlu havalar dışında diğer farlarla yakılması yasaktır.

Madde: 73: Araçları, kamunun rahat ve huzurunu bozacak veya kişilere zarar verecek şekilde saygısızca sürmek , araçlardan bir şey atmak veya dökmek seyir halinde cep veya araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanmak yasaktır.

Madde: 78/1: ...Sürücülerin ve yolcuların araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Burada Emniyet Kemeri kast edilmekte. Kullanmayanlara 108 lira para cezası olduğunu da söylemekte.

Geçtiğimiz 17 Ekim 2018 tarihinde sihirbazın elindeki torbadan bir kanun çıktı. Adı Torba kanunu. Bu kanun ile trafik cezalarında ciddi bir artış meydana geldi . Ancak bu kanun hazırlanırken bazı konuların dikkate alınmadığı bir gerçektir. 2918 sayılı kanunda yukarıda belirtilen maddelerin yeniden düzenlemesi gerekir. Hele belirtilen ilk madde diğer maddelerin içinde en önemlisi. Tam Metin Akpınar - Zeki Alasya’nın konusu. Yasak kelimesini dikkate almazsanız ne olur? Yani Yasağı çiğnerseniz neler olur? Camlarınız filmle kaplı ise, içerisi görünmemekte. Bir başka ifade ile kanunda belirtilen hüküm, sadece camları filmle kaplı olmayanların cezaya muhatap olacakları, kaplı olanların ise telefonla konuşması, emniyet kemeri takmaması cezaya tabi değildir.

SON SÖZ. ‘’ SUÇ VAR SA CEZA DA VARDIR.’’