5 OCAK HABER MERKEZİ
Bereketli toprakların başkenti Adana’da bir devir daha kapanıyor. Turhan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde yükselen, kendine has brütalist mimarisiyle kentin siluetine kazınan 16 katlı Çukobirlik Binası "tarih" oluyor.
Son yıllarda Adana kamuoyunda yükselen "Kent değerlerini kaybediyor" serzenişi, Çukobirlik binasının yıkım ihalesiyle yeniden alevlendi. Şakirpaşa Havalimanı’nın ticari uçuşlara kapatılarak atıl bırakılması, kentin simgelerinden Atilla Altıkat Köprüsü’nün yıkılması ve Kasım Gülek Köprüsü’nün de bu günlerde yıkımına başlanılacak olmasıyla sarsılan Adana hafızası, şimdi de tarımsal kalkınmanın sembolü olan bu dev yapıyı kaybetmeye hazırlanıyor.
4 ŞUBAT’TA "YOLUN SONU" GÖRÜNECEK
Yapımına 1980 yılında başlanan, ancak projesi 1974’lere dayanan ve 30 yıl boyunca aktif kullanılan bina, Adalet Bakanlığı’na devredildikten sonra son 15 yıldır sessizliğe bürünmüştü. "Hayalet Bina" olarak anılmaya başlanan yapı için Adana 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İşyurdu Müdürlüğü ihale ilanını yayımladı.
Muhammen bedeli 2 milyon 364 bin 280 TL olarak belirlenen yıkım ihalesinin ise 4 Şubat 2026 Salı günü saat 10.00’da gerçekleştirileceği duyuruldu.
BİR ZAMANLAR 8 BİN KİŞİNİN EKMEK KAPISIYDI
Yıkılacak olan sadece betonarme bir blok değil; Adana’nın ekonomik tarihi. Bir dönem Ortadoğu ve Balkanların en büyük entegre tesisi olan, 34 kooperatifi ve 65 bin üretici ortağıyla devasa bir yapıya sahip Çukobirlik, bölge halkı için "ekmek kapısı" demekti. 8 bin kişinin çalıştığı, fabrikaların harıl harıl işlediği o altın günlerden geriye; borçlar karşılığında satılan gayrimenkuller ve şimdi de yıkılacak olan bir genel müdürlük binası kaldı.
"MODERN MİMARLIK MİRASI" OLARAK LİTERATÜRE GİRMİŞTİ
Sadece ekonomik değil, mimari açıdan da büyük bir kayıp yaşanıyor. SEYAŞ mimarlık ekibinden Betül Sipahioğlu tarafından tasarlanan yapı, brüt betonun gücünü yansıtan, Adana iklimine uygun gölgelendirme elemanlarıyla tasarlanmış nitelikli bir eser olarak kabul ediliyordu.
Öyle ki bu yapı, 2023 Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nda "Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi" sergisinde yer alarak uluslararası arenada Türkiye’nin modern mimarlık mirası olarak temsil edilmişti. Mimarlar ve kent bilimciler, yapının kültürel miras olarak korunması ve yeniden işlevlendirilmesi gerektiğini savunsa da, beklenen koruma kararı yerine yıkım kararı geldi.
İLK TEPKİ AYHAN BARUT’TAN "YÜREK DAĞLIYOR"
Konuyu gündeme taşıyan ilk taşıyan isim ise CHP Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut oldu. Barut, yaşanan sürece sert tepki göstererek Çukobirlik’in gayrimenkul satarak değil, üretimle ayağa kaldırılması gerektiğini vurguladı. CHP’li Barut, şu ifadeleri kullandı:
"Çukobirlik gibi bir değerin içine düştüğü durum yürek dağlıyor. Burası bir zamanlar üreticinin temel dayanağıydı. Şimdi ise arazileri satılıyor, binaları yıkılıyor, yerine lojman yapılması konuşuluyor. Bu çok önemli mimari eserin devrinden yıkımına kadar her şey kent ve ülke adına olumsuz bir gelişmedir. Çukobirlik, devlet desteğiyle, düşük faizli kredilerle ve akılcı bir yönetimle yeniden ayağa kaldırılmalıdır. İktidar harekete geçmeli, bu yıkımı değil, üretimi desteklemelidir."
5 OCAK’I ZİYARET ETTİ, ÇAĞRIDA BULUNDU
Çukobirlik’in son durumunun 5ocakgazetesi.com’da yayınlamasıyla birlikte kurumda önemli görevlerde bulunan bir dönem Özel Kalem Müdürlüğü ve Bakanlık Müşavirliği görevinde bulunan siyasetçi Bekir Sıtkı Özer, 5 Ocak Gazetesini ziyaret etti. Genel Yayın Yönetmeni Sefa Saygıdeğer ve Haber Müdürü Murat Gegin’e Çukobirlik’in geçmişini özetleyen Özer, “Adana ve bölge için çok ama çok büyük kayıp. Yıllarca Çukobirlik kötü yönetildi. Sonu böyle olmamalıydı. Kentte herkesin bu binanın yakılmaması için hareket etmesi gerekir. Bu kentin önemli bir değeridir. Adalet Bakanlığı tekrar Çukobirlik’e binayı satabilir, ne bileyim öğrenci yurdu yapılabilir. Çukurova Havaalanı etrafında konaklayacak otel yok, otel olarak atıl durumdan kurtarılabilir” dedi.
ADANA SİLİNEN HAFIZASINA AĞLIYOR
Adana kamuoyu şimdi şu soruyu soruyor: Kentin havalimanı gitti, köprüleri yıkıldı, fabrikaları kapandı ve şimdi en önemli simgelerinden biri daha moloz yığınına dönecek. Yıkım sonrası ortaya çıkacak arazinin nasıl değerlendirileceği merak konusu olurken; Adanalılar, kentin "Sahipsiz Kent" imajının bu yıkımla bir kez daha tescillendiğini düşünüyor.






