Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi öncülüğünde İstasyon Meydanı'nda bir araya gelen yüzlerce eğitimci, okullarda giderek tırmanan şiddet olaylarına ve güvenlik zafiyetlerine karşı "artık yeter" dedi. Sık sık şiddet karşıtı sloganların atıldığı eylemde, eğitimcilerin can güvenliğine dikkat çeken sarsıcı bir basın açıklaması yapıldı.
Adana'dan Yükselen Ses: "Şiddet Artık Toplumsal Bir Çürümedir"
Geniş katılımlı eylemde kalabalık grup adına kürsüye çıkan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, şiddetin artık eğitim yuvalarını rehin aldığını belirterek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. Eğitimcilerin daha iyi bir müfredatı ve aydınlık yarınları konuşması gerekirken can güvenliğini konuşmak zorunda bırakılmasının utanç verici olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Siverek’te eğitim yuvamızı kana bulayan vahşi saldırı; bizlere acı bir gerçeği bir kez daha tokat gibi çarpmıştır. Öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına el kaldırmanın sıradanlaştığı, eğitim çağındaki çocukların silahlara pervasızca ulaşıp suç makinesine dönüştüğü karanlık bir dönemeçteyiz. Geldiğimiz noktada okullarımızda şiddet münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır."
"Eğitimciye Kalkan El, Geleceğimize İnen Darbedir"
Eğitimin, şiddeti bitirmesi gereken en güçlü silah olması gerekirken bugün şiddetin eğitimi tehdit eder boyuta ulaşmasının Türkiye'nin geleceğini tehlikeye soktuğunu belirten Başkan Sarıgeçili, "Eğitimcilere yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Hele ki bu şiddetin kendi öğrencilerimizden gelmesi, yaramızı daha da derinleştirmektedir. Eğitimciye kalkan el, doğrudan geleceğimize inen darbedir" dedi.
İstasyon Meydanı'ndan Devlete 'Anayasal Yükümlülük' Hatırlatması
Yaşam hakkı ve can güvenliğinin anayasal bir hak olduğunun altını çizen Sarıgeçili, Adana İstasyon Meydanı'ndan devlet yetkililerine şu tarihi çağrıyı yaptı:
"Devlet; caydırıcı yasaları derhal çıkarmalı, okullarımızda güvenlik tedbirlerini tavizsiz bir şekilde hayata geçirmelidir. Kendi memurunu, kendi öğretmenini, kendi öğrencisini korumak devletin asli görevidir. Siverek’te yaşadığımız bu acı olay son olmalıdır. Eğitimciler savunmasız ve korumasız bırakılamaz. Bugün Türkiye genelinde bıraktığımız iş, aslında geleceğimize sahip çıkma eylemidir. Can güvenliğimiz sağlanana, caydırıcı adımlar atılana ve güvenli çalışma şartları oluşturulana kadar Adana'dan ve tüm Türkiye'den sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."




