Kriz yönetimindeki eksikliklere ve denetim zafiyetlerine dikkat çeken Kısacık, yaşanan büyük finansal vurgunun hükümet ve bürokrasi için tarihi bir sınav olduğunu vurguladı.
"1 Temmuz'daki Uyarımız Cumhur İttifakı Tarafından Reddedildi"
Borsadaki manipülasyonların ve 17 Eylül’de patlak veren krizin sürpriz olmadığını belirten Kısacık, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Haziran 2026’daki uyarılarını hatırlattı. Bu uyarılar üzerine borsadaki suiistimallerin araştırılması ve küçük yatırımcının korunması amacıyla 1 Temmuz 2026’da TBMM'ye bir araştırma önergesi sunduklarını belirten Kısacık, meclisin denetim görevinin yok sayıldığını ve önergelerinin Cumhur İttifakı oylarıyla reddedildiğini kaydetti.
"Ortada Çok Büyük Bir Kul Hakkı ve Hırsızlık Var"
Krizin yalnızca ekonomik bir dalgalanma olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kısacık, emeklilerden öğrencilere kadar ömrü boyunca çalışıp birikim yapan vatandaşların büyük bir mağduriyet yaşadığını söyledi. Ortada yüz binlerce insanı ilgilendiren çok ciddi bir "kul hakkı" ve "hırsızlık" olduğunu belirten Kısacık, süreci "Adı 'Adalet ve Kalkınma' olan, 'Aydınlığa açık, karanlığa kapalı' ilkesiyle kurulan bir partinin halk ve Hak nezdindeki en büyük imtihanı" olarak nitelendirdi.
Yurtdışına Kaçırılan Paralar ve "İsviçre" Endişesi
Krizin üzerinden 28 gün geçmesine rağmen tasfiye edilen 131 fon ve yüz binlerce mağdur hakkında Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kamuoyunu şeffaf bir şekilde bilgilendirmediğini eleştiren Kısacık, sürecin yavaş işlemesine tepki gösterdi. Ağustos ayı itibarıyla fonlardaki paraların yurt dışına çıkarıldığı yönündeki iddialara değinen Kısacık, "İnşallah yavaş takip edilen bu süreçte atı alan, heybesini doldurup soluğu İsviçre bankalarında almamıştır" ifadelerini kullandı.
Çözüm İçin Babacan'ın "Görev Gücü" Formülü
Yaklaşık 455 bin kişiyi doğrudan etkileyen krizde aktif bir yönetim sergilenemediğini ve kurulan Fon Koordinasyon Kurulu'nun açıklamalarının dahi İletişim Başkanlığı üzerinden yapılmasının yanlış olduğunu belirten Kısacık, çözüm için DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın "Görev Gücü" önerisini gündeme getirdi. Kısacık; paraların izinin sürülmesi, dolandırıcılığa karışanların ve aracılık edenlerin üzerine gidilmesi ile mağduriyetlerin giderilmesi için işinin ehli uzmanlardan oluşan, güçlü bilişim altyapısına sahip ve tam yetkili bir görev gücünün acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.





