Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından sunulan narenciye sorunlarına ilişkin araştırma önergesi üzerine partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz alan Barut, kürsüye getirdiği limonları sıkarak iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi. Çiftçinin ekonomik olarak nasıl tüketildiğini simgeleyen bu çarpıcı protestonun ardından yapılan oylamada, söz konusu araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
"Üretici Limon Gibi Sıkılıyor, Borç Yükü 605 Kat Arttı"
Türkiye'nin dört bir yanındaki tarım emekçilerinin feryat ettiğini belirten Ayhan Barut, tarımın ve üreticinin mevcut iktidar döneminde büyük bir çöküş yaşadığını savundu. Zeytinden pamuğa, mısırdan üzüme kadar tüm tarımsal üretim kalemlerinde çiftçinin ürettiği üründen para kazanamadığını vurgulayan Barut, tarımın devasa sorunlarının kısa meclis konuşmalarıyla değil, ancak güçlü bir siyasi iradeyle çözülebileceğini ifade etti. İktidarın üretim rekorlarıyla övündüğünü ancak bu durumun çiftçiye hiçbir fayda sağlamadığını belirten Barut, üreticilerin iktidar partisi göreve geldiğinde 2,5 milyar lira olan toplam borcunun bugün 1 trilyon 511 milyar liraya ulaşarak tam 605 kat arttığına dikkat çekti. Barut, üreticinin adeta limon gibi sıkılarak ocağının söndürüldüğünü dile getirdi.
Tarlada 5, Markette 60 Lira Paradoksu
Konuşmasında özellikle Çukurova bölgesindeki narenciye ve erken hasat limon üreticilerinin mağduriyetine geniş yer ayıran Barut, maliyetler ile pazar fiyatları arasındaki derin uçurumu rakamlarla gözler önüne serdi. Bölgede limon ve mandalinanın kilogram üretim maliyetinin 10 lira seviyesine ulaştığını belirten Barut, buna karşın ürünün dalında ancak 5 liraya alıcı bulabildiğini, çoğu zaman alıcı dahi bulunamadığını aktardı. Toplama maliyetinin bile ürünün satış değerini aştığını ve tonlarca narenciyenin dalında çürümeye terk edildiğini hatırlatan Barut, tarlada maliyetinin yarısına satılamayan bu ürünlerin market raflarında 50 ila 60 lira arasında değişen fiyatlarla tüketiciye sunulduğunu ifade etti. Barut, bu dengesiz tablonun hem üreticiyi iflasa sürüklediğini hem de tüketiciyi fahiş fiyatlarla gıda tüketmeye mahkum ettiğini vurguladı.
Kamu Kurumlarında Narenciye Suyu Tüketimi Çağrısı
Yaşanan tarımsal krizden çıkış için somut bir çözüm önerisi sunan Milletvekili Ayhan Barut, iç piyasadaki tüketimi artıracak ulusal çapta bir kampanya başlatılması çağrısında bulundu. İspanya örneğini meclis kürsüsünden paylaşan Barut, nüfusu Türkiye'den az olan bu ülkenin 5,5 milyon tonluk narenciye üretiminin 3 milyon tonunu kendi iç piyasasında tükettiğine dikkat çekti. Türkiye'de ise benzer üretim rakamlarına rağmen ürünlerin elde kalarak ziyan olduğunu belirten Barut; okullarda, kamu kurumlarında, fabrikalarda ve askeri kışlalarda günde bir bardak portakal veya mandalina suyu tüketiminin zorunlu hale getirilmesini önerdi. Bu adımla üreticinin elinde kalan ürünlerin değerlendirileceğini ve çiftçiye can suyu sağlanacağını belirten Barut, tarımın kurtuluşu ve gıda egemenliğinin korunması için bu tür destekleyici mekanizmaların acilen devreye sokulması gerektiğini sözlerine ekledi.




