Gündem

Ömer Çelik'ten Tarihi 'Terörsüz Türkiye' Mesajı "İki Yıllık Sürecin En Önemli Aşamasına Geldik"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından kameraların karşısına geçerek Türkiye'nin iç ve dış siyasetindeki kritik gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararlarından terörle mücadeledeki yeni yasal adımlara kadar geniş bir yelpazede konuşan Çelik, Meclis'e sunulan yeni yasa teklifiyle Cumhuriyet tarihi açısından bir dönüm noktasına girildiğini vurguladı.

Açıklamalarına geride bıraktığımız Yüksek Askerî Şûra kararlarını değerlendirerek başlayan Ömer Çelik, görev süresini tamamlayan komutanlara teşekkür ederken, yeni rütbe alan isimleri tebrik etti. Şûra kararlarının en sevindirici yanlarından birinin Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki kadın general sayısındaki artış olduğuna dikkat çeken Çelik, "Kadın general sayısının artması, Türk ordusunun niteliğini göstermesi ve kadınlarımızın bu yüksek rütbelerde bulunmasının Cumhuriyet'in bir kazanımı olarak değerlendirilmesi açısından son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.

'Terörsüz Türkiye' İçin İki Yıllık Emeğin Zirvesi

Devletin zirvesinde yürütülen terörle mücadele konseptine dair önemli bilgiler paylaşan Çelik, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefleri doğrultusunda tarihi bir eşik atlandığını duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın süreci bizzat yönettiğini ve kurumlar arası koordinasyon talimatlarını verdiğini belirten Sözcü Çelik, Meclis'e sunulan yasa teklifini işaret ederek, "Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte iki yıllık yoğun bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu. Arkadaşlarımızla kurduğumuz heyetle, sabahın ilk ışıklarından gece yarılarına kadar bu sürece büyük bir mesai harcadık" dedi.

Emperyalist ve Siyonist Projelere Karşı Birlik İradesi

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın yüzlerce yıldır büyük tehditlere sahne olduğunu hatırlatan Çelik, küresel güçlerin ve siyonist şebekelerin bölgeyi parçalamaya yönelik kirli planlarına karşı en güçlü cevabın verilmekte olduğunu belirtti. Çelik, "Emperyalist projeler Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, Şii'nin birbiriyle yumruklarıyla konuşmasını istiyor. Bizim yürüttüğümüz bu süreç ise bizi karşı karşıya getirmek isteyenlere inat; tüm bu halkların yumruk yumruğa değil, kol kola, omuz omuza yürüyeceği bir geleceği inşa etme iradesidir" diyerek kardeşlik vurgusu yaptı.

PKK Silah Bırakacak, Süreç TBMM'den Şeffaflıkla İzlenecek

Terör örgütlerinin Türkiye'nin ve demokrasinin sırtında bir yük olduğunu ifade eden Çelik, silahların bırakılmasına yönelik oluşturulan yasal zeminin detaylarını da paylaştı. PKK/KCK terör örgütünün tüm şube ve uzantılarıyla silah bırakacağını belirten Çelik, "Bu yasa, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararının alınmasından sonra devreye girecek. Süreci yönetecek özel bir kurul oluşturulacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulacak bir izleme komisyonu vasıtasıyla tüm adımlar takip edilecek. Devlet, siyaset ve Yüce Meclis bu sürecin tam merkezindedir" açıklamasında bulundu.

"Türkiye'nin Üçüncü Bir Göze İhtiyacı Yok, Milli Göz 86 Milyondur"

Sürece dışarıdan müdahil olmak isteyenlere kapıları kesin bir dille kapatan Çelik, "üçüncü göz" tartışmalarına son noktayı koydu. Çelik, "Biz ısrarla üçüncü göz olunmasına karşı çıktık. Türk ile Kürt arasına üçüncü bir gözün girmesi tamamen saçmalıktır. Bizim 'milli gözümüz' bütün vatandaşlarımızdır, 86 milyonun tamamıdır. Dışarıdan araya girmek isteyenlere net mesajımız şudur: Size ihtiyacımız yok, kendi meselemizi kendi irademizle çözeriz" dedi.

Küresel Kaosa Karşı İç Cepheyi Sağlam Tutma Vurgusu

Dünyanın kuralsız ve kaotik bir döneme girdiğini belirten Çelik; Venezuela'dan İran'a, Rusya-Ukrayna savaşından Gazze'deki soykırımın Lübnan'a sıçrama riskine kadar küresel ölçekteki krizleri hatırlattı. Ülkelerin iç yapılarında yaşanan çözülmelere dikkat çeken Çelik, Türkiye'nin tecrübeli devlet aklıyla parçalanmaların peşine takılmadan, iç cephesini ve bünyesini sağlam tutarak hukuk devleti imkânlarıyla yoluna devam ettiğini ifade etti. Bu yeni iklimin, terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla Türkiye'de demokrasinin ölçeğini çok daha büyüteceğini sözlerine ekledi.