Ekonomi

Küçüksaat ve Kuruköprü Artan Maliyetlerle Ticari Canlılığını Kaybediyor

Bir şehri şehir yapan sadece binaları veya yolları değil, sokaklarındaki ticari uğultunun, esnafın kepenk sesinin ve o kendine has "çarşı" kültürünün yarattığı ruhtur. Adana'da yıllarca bu ruhun kalbi Küçüksaat, Kuruköprü, Çakmak Caddesi ve Melekgirmez ekseninde attı. Ancak bugün kentin bu tarihi ticaret merkezlerinde dolaştığınızda, o eski şaşaalı günlerin yerini giderek derinleşen bir ekonomik yorgunluğun ve sessiz bir çöküşün aldığını görüyorsunuz.

5ocakgazetesi.com

Bu dönüşüm sadece birkaç dükkanın el değiştirmesiyle açıklanabilecek basit bir sirkülasyon değil. Adana'nın sosyolojisinde ve ekonomik haritasında yaşanan büyük bir kırılmanın ta kendisi.

KUZEYE KAÇIŞ VE YALNIZLAŞAN MERKEZ

Küçüksaat ve çevresindeki kan kaybının en büyük nedeni, şehrin demografik ağırlık merkezinin hızla kuzeye, Çukurova ve Sarıçam aksına kayması.

Yıllar önce tüm Adanalıların alışveriş için buluştuğu ortak nokta olan merkez, bugün artık yüksek gelir grubunun ve genç nüfusun uğramadığı, adeta "kendi kaderine terk edilmiş" bir alana dönüştü. İnsanlar artık şehrin sıcağında ve trafik karmaşasında merkeze inmek yerine, kendi mahallelerindeki lüks bulvarları veya klimalı devasa alışveriş merkezlerini tercih ediyor. Nüfusun bu "merkezden kaçışı", çarşının o eski bereketli ayak alışkanlığını tamamen kesti.

AĞIR MALİYETLER VE DİRENEN ESNAF

Tüketici profili değişip ayak sayısı azalırken, esnafın sırtındaki ekonomik yük tam tersi bir ivmeyle büyüdü.

Bugün Kuruköprü veya Çakmak Caddesi'nde yıllardır direnen köklü bir esnafın en büyük kabusu, her ay katlanarak artan kira bedelleri, elektrik faturaları ve stopaj giderleri. Eskiden yüksek sürümden kazanarak bu maliyetleri tolere edebilen işletmeler, bugün daralan kar marjlarıyla ayakta kalma savaşı veriyor. Babamdan, dedemden kaldı diyerek o dükkanı açık tutmaya çalışan üçüncü kuşak esnaf bile artık "Nereye kadar?" sorusunu yüksek sesle soruyor.

'ÇARŞI' KÜLTÜRÜNDEN 'AVM' İZOLASYONUNA

Bu çöküşün belki de en acı faturası, Adana'ya özgü o sıcak, pazarlığa ve samimiyete dayalı ticaret kültürünün yok olması. Göz teması kurarak yapılan, hal hatır sorulan o eski alışveriş ritüeli, yerini barkod okuyucuların soğuk "bip" sesine ve ruhsuz kasalara bırakıyor.

Eğer yerel yönetimler ve ekonomi dinamikleri, bu tarihi dokuyu canlandıracak, merkeze yeniden nefes aldıracak radikal yayalaştırma, restorasyon veya ticari teşvik projelerini hayata geçirmezse; çok yakın bir gelecekte Küçüksaat ve Kuruköprü sadece eski fotoğraflarda bakıp iç geçirdiğimiz nostaljik bir dekor olarak kalacak. Adana, sadece eski binalarını değil, ticari hafızasını da tamamen yitirmiş olacak.