TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, benzer olayların önüne geçilmesi ve can güvenliğinin sağlanması için bilimsel inceleme, düzenli risk takibi ve etkin denetim çağrısında bulundu. Tatar, Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmasını istedi.
Nevşehir’de Göreme Açık Hava Müzesi girişine yakın bir noktada meydana gelen peribacası çökmesinin ardından açıklama yapan Dr. Mehmet Tatar, olayın Kapadokya’nın hassas jeolojik yapısının korunması kadar bölge halkının, çalışanların ve turistlerin güvenliğinin de önemini ortaya koyduğunu belirtti.
Tatar, Kapadokya’da planlama, yapılaşma ve turizm faaliyetlerinin bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Kontrolsüz turizm faaliyetleri kaya yapısını etkileyebilir
Kapadokya’daki doğal oluşumların yoğun insan faaliyetleri nedeniyle baskı altında olduğuna dikkat çeken Tatar, kontrolsüz yapılaşma, turizm tesisleri için gerçekleştirilen kazılar, trafik ve altyapı çalışmalarının jeolojik oluşumlara zarar verebileceğini ifade etti.
Özellikle kaya oyma otellerde ve turizm tesislerinde yapılan müdahalelerin ortak kaya kütlesinin dengesini etkileyebileceğini belirten Tatar, yeni boşluklar açılması, taşıyıcı kaya bölümlerinin inceltilmesi, yapılara ilave yük bindirilmesi, kazılardan kaynaklanan titreşimler ve su sızıntılarının önemli riskler oluşturabileceğini kaydetti.
Birbirine yakın kaya oyma mekânlarda yapılan çalışmaların yalnızca ilgili işletmeyi değil, aynı kaya kütlesinin tamamını etkileyebileceğini belirten Tatar, bu tür müdahalelerin bilimsel ve teknik denetim altında gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Peribacası çökmesinin nedeni araştırılmalı
Göreme’de yaşanan çökme olayının oluş mekanizmasının ayrıntılı biçimde incelenmesini isteyen Tatar, araştırmalarda yalnızca doğal süreçlerin değil, çevredeki kazıların, yapılaşmaların, kullanım değişikliklerinin ve geçmişte gerçekleştirilen müdahalelerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Doğal süreçlerin varlığının, tehlikeleri önceden belirleme ve can kayıplarını önleyecek tedbirleri alma sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurgulayan Tatar, risklerin önceden tespit edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Kapadokya için bütüncül jeopark yönetimi önerisi
Kapadokya’nın jeolojik ve kültürel mirasının korunması için bölgenin bütüncül bir jeopark yaklaşımıyla yönetilmesini öneren Tatar, bilimsel araştırma, eğitim ve yerel katılımın esas alınması gerektiğini dile getirdi.
Jeolojik oluşumların yanı sıra bu oluşumları meydana getiren doğal süreçlerin de korunması gerektiğini belirten Tatar, turizm gelirlerini artırma hedefinin jeolojik mirasın zarar görmesine ve insan yaşamının tehlikeye atılmasına gerekçe olamayacağını söyledi.
Jeolojik risklere karşı 5 maddelik önlem çağrısı
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Kapadokya’daki doğal mirasın ve insan yaşamının korunması amacıyla ilgili kurumlara beş temel öneri sundu:
-
Ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etütler yapılmalı: Göreme Açık Hava Müzesi başta olmak üzere peribacaları, kaya oteller, kaya oyma yapılar ve ziyaretçi güzergâhları risk durumlarına göre incelenmeli. Kaya kütlelerinin özellikleri, çatlak sistemleri, boşluk geometrileri, kaya örtüsü kalınlıkları ve suyun etkisi araştırılarak riskli alanlar haritalandırılmalı.
-
Bilimsel raporu olmayan kazılara izin verilmemeli: Güvenliği bilimsel ve teknik raporlarla ortaya konulamayan yeni kazı, oyma ve genişletme çalışmalarına izin verilmemeli.
-
Riskli alanlarda erişim sınırlandırılmalı: Tehlikeli olduğu belirlenen bölgelerde kullanım kısıtlamaları uygulanmalı, gerekli noktalarda tahliye ve erişimi engelleme tedbirleri alınmalı. Gezi güzergâhları, seyir ve bekleme alanları bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda düzenlenmeli.
-
Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmalı: Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde birim oluşturularak özellikle kaya oyma yapılarda ve ziyaretçi yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde düzenli inceleme ve ölçümler gerçekleştirilmeli.
-
Jeoloji mühendisleri karar süreçlerinde görev almalı: Koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim süreçlerinde yeterli sayıda jeoloji mühendisi görevlendirilmeli. Üniversitelerin ve meslek odalarının bilimsel birikimi karar süreçlerine dahil edilmeli.
“Jeolojik mirasın korunması kamusal sorumluluktur”
Kapadokya’nın dünyanın önemli jeolojik miras alanlarından biri olduğunu hatırlatan Dr. Mehmet Tatar, bölgedeki peribacalarının yalnızca Türkiye’nin değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurguladı.
Tatar, Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulması ve ilgili birimlerde yeterli sayıda jeoloji mühendisi görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. Jeoloji mühendisliği hizmetlerinin planlama, koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim süreçlerine dahil edilmesini isteyen Tatar, ilgili kurumlara bilimsel araştırma, risk azaltma ve etkin denetimi esas alan bütüncül bir yönetim anlayışını hayata geçirme çağrısında bulundu.




